Onu odadan dışarı gönderdim.I sent him out of the room.
Hiç kimse odayı terk ettiğimizi görmedi.Nobody saw us leave the room.
Hiç kimse onların odayı terk ettiğini görmedi.Nobody saw them leave the room.
Hiç kimse odayı terk ettiğimi görmedi.Nobody saw me leave the room.
Hiç kimse onun odayı terk ettiğini görmedi.Nobody saw him leave the room.
Onların soyunma odalarımızı kullanmalarına izin verin.Let them use our dressing rooms.
Onun soyunma odamı kullanmasına izin verin.Let him use my dressing room.
Onların bu odaya girmesine izin vermeyin.Don't let them into this room.
Onun bu odaya girmesine izin verme.Don't let him into this room.
Onun bu odaya girmesine izin vermeyin.Don't let her into this room.
Tom odasında oynuyor.Tom is playing in his room.
Tom odasında çalışıyor.Tom is studying in his room.
Tom bir hastane odasında uyandı.Tom awoke in a hospital room.
Tom oturma odasını toparladı.Tom tidied up the living room.
Tom'un odası benimkinden daha temiz.Tom's room is cleaner than mine.
Odanız ne kadar büyüktür?How big is your room?
Odan ne kadar büyük?How big is your room?
Tom kendini yatak odasında kilitledi ve ışığı kapattı.Tom locked himself in his bedroom and turned off the light.
Tom odadaki herkese kendini tanıttı.Tom introduced himself to everyone in the room.
Tom özür diledi ve odadan ayrıldı.Tom excused himself and left the room.
Dan otel odasına gitti.Dan went to his hotel room.
Dan'ın avukatı Dan'ın sorgulandığı odaya girmek için izin verilmesini talep etti.Dan's lawyer demanded to be allowed into the room where Dan was being questioned.
Dan'in sorgu odasına girmesine izin verildi.Dan was allowed into the interrogation room.
Tom, John'un yüzüne yumruk atıktan sonra odayı terk etti.Tom punched John in the face then left the room.
Dan, Linda ve Matt'in konuştukları odaya girdi.Dan walked into the room where Linda and Matt were talking.
Dan, Linda'nın yatak odasındaki cinayet silahını sakladı.Dan hid the murder weapon in Linda's bedroom.
Dan soyunma odasında kendini astı.Dan hung himself in the locker room.
Dan, Linda'nın hastane odasına daldı ve onu boğmaya çalıştı.Dan slipped into Linda's hospital room and tried to strangle her.
Dan'in eleştirileri bazen düşünceme odaklanmakda yararlıdır.Dan's criticisms are sometimes useful in focusing my thinking.
Dan'ın odasında bir çalar saat vardı.There was an alarm clock in Dan's room.
Duman Dan'ın odasından geliyordu.Smoke was coming out of Dan's room.
Yangın Dan'ın odasında başladı.The fire started in Dan's room.
Yangın, Dan'in odasındaki bir divanda başladı.The fire started on a sofa in Dan's room.
Polis Linda'nın gömleğini Dan'ın odasında buldu.The police found Linda's shirt in Dan's room.
Bunu Tom'un odasında buldum.I found this in Tom's room.
Tom, odanı temizlemeni istiyorum ve onu şimdi yapmanı istiyorum.Tom, I want you to clean your room and I want you to do it now.
Dairemde oturma odası, yatak odası, mutfak ve banyo bulunmaktadır.My apartment has a living room, a bedroom, a kitchen and a bathroom.
Odanı temizledin mi temizlemedin mi?Have you cleaned your room or not?
Dan, Linda'nın odasını görmek istedi.Dan wanted to see Linda's room.
Dan Linda'yı odasına götürdü.Dan took Linda to his room.
Yangın Tom'un odasında başladı.The fire started in Tom's room.
Duman, Tom'un odasından geliyordu.Smoke was coming out of Tom's room.
Odanda bir çalar saatin var mı?Do you have an alarm clock in your room?
Tom yatak odasındaki duvarların rengini beğenmiyor.Tom doesn't like the color of the walls in his bedroom.
Tom Mary'nin odasını görmek istedi.Tom wanted to see Mary's room.
Lupita Nyong'o'nun elbisesi onun otel odasından çalındı.Lupita Nyong'o's dress was stolen in her hotel room.
Odasının ne kadar küçük olduğu konusunda daima şikayetçidir.He is always complaining about how small his room is.
Bu oda için yeni bir halı satın almak zorundayız.We have to buy a new rug for this room.
Tom odaya hücum etti.Tom stormed into the room.
Tom bir buket çiçek taşıyarak odaya girdi.Tom walked into the room, carrying a bouqet of flowers.
Odana git ve ne yaptığını düşün.Go to your room and think about what you did.
Odana git ve ne yaptığını düşün!Go to your room and think about what you've done!
Odana git ve baban eve gelinceye kadar orada kal.Go to your room and stay there until your father comes home.
Odana git, genç bayan ve ne yaptığını düşün!Go to your room, young lady, and think about what you did!
Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?Isn't it easier to find your stuff when your room's tidy?
Odadaki en güzel kız sensin.You're the best-looking girl in the room.
Beyaz renk, odanın daha büyük görünmesini sağlar.White makes the room look bigger.
Dan oda numarasını bile istemedi.Dan didn't even ask for his room number.
Dan yatak odasını bir ofise dönüştürdü.Dan converted his bedroom into an office.
Dan bu odada kendini vurup öldürdü.Dan shot and killed himself in this room.