Ana içeriğe geç
Sözlük

oda ile cümle

oda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Oda terk edilmişti.The room was deserted.
Pasaportumun bu odada bir yerde olduğundan eminim.I'm sure my passport is in this room somewhere.
Odamı boyamayı bitirmeliyim.I need to finish painting my house.
Odamı boyamayı bitirmem gerekiyor.I need to finish painting my house.
Belki oda arkadaşım olabilirsin.Maybe you could be my roommate.
Tom benim oda arkadaşımdı.Tom used to be my roommate.
Tom odada Fransızca konuşamayan tek kişi değildi.Tom wasn't the only one in the room that couldn't speak French.
Tom bir telefon görüşmesi yapmak için odadan ayrıldı.Tom left the room to make a phone call.
Lütfen odayı terk edin.Please leave the room.
Tom odayı terk etmem için işaret etti.Tom motioned for me to leave the room.
Tom odadaki tek kişi değildi.Tom wasn't the only one in the room.
Odada biri olduğunu düşündüm.I thought there was somebody in the room.
Tom kapıyı itti ve odaya doğru yürüdü.Tom pushed open the door and walked into the room.
Başka bir hemşire odaya geldi.Another nurse came into the room.
Tom Mary'nin ona oturma odasını temizlemesi için yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him clean the living room.
Tom Mary'nin oturma odasını temizlemesini istedi.Tom wanted Mary to clean the living room.
Tom odasında olabilir.Tom might be in his room.
Tom odasında değildi.Tom wasn't in his room.
Tom'un odasını temizlediğinden emin olacağım.I'll see to it that Tom cleans his room.
Lütfen bu odayı terk et.Please leave this room.
Bu odada kesinlikle çok sivrisinek var.There sure are a lot of mosquitoes in this room.
Yan odada çığlık duydum.I heard screaming in the next room.
Tom bana odamı temizleyeceğine söz verdi.Tom promised me that he'd clean my room.
Yatak odamda bir masam yok.I don't have a desk in my bedroom.
Tom odasını temiz tutar.Tom keeps his room clean.
Hem Tom hem de Mary oturma odasında, televizyon izliyor.Both Tom and Mary are in the living room, watching television.
Tom'un ilgi odağı olması gerekiyor.Tom needs to be the center of attention.
Uyumak için odana gittiğini düşündüm.I thought you went to your room to sleep.
Tom daha gençken bir yatak odasını erkek kardeşi ile paylaşmak zorunda kaldı.Tom had to share a bedroom with his brother when he was younger.
Odadaki herkes birbirini tanıyordu.Everybody in the room knew each other.
Tom yatak odası pencerelerini açtı.Tom opened the bedroom windows.
Tom odasını derli toplu tutar.Tom keeps his room tidy.
Tom odasını düzenli tutar.Tom keeps his room tidy.
Oda çok düzensizdi.The room was very untidy.
Oda çok dağınıktı.The room was very untidy.
Oda çok savruktu.The room was very untidy.
Odayı derhal terket.Leave the room immediately.
Bu oda tuhaf kokuyor.This room smells funny.
Odan güzel görünüyor.Your room looks pretty.
Tom'la aynı odada olmaktan gerçekten korkuyor musun?Are you really afraid to be in the same room with Tom?
Odaya başka biri geldi mi?Did anyone else come into the room?
Neden odanı temizlemedin?Why haven't you cleaned your room?
Sana odanı terk etmemeni söylemedim mi?Didn't I tell you not to leave your room?
Odana gidebilir miyiz?Can we go to your room?
Sen ve Tom ne kadar süredir oda arkadaşlarısınız?How long have you and Tom been roommates?
Evimdeki her odayı aradınız.You searched every room in my apartment.
Dairemdeki her odayı aradınız.You searched every room in my apartment.
Dairemdeki her odayı aradın.You searched every room in my apartment.
O, gözlerini tavana odakladı.He focused his eyes on the ceiling.
O, gözlerini çatıya odakladı.He focused his eyes on the roof.
"Tom nerede?" - "Diğer odada, valizlerini hazırlıyor.""Where's Tom?" - "In the other room, packing his bags."
Tom'un odasını temizlemek için ona yardım etmeliyim.I have to help Tom clean his room.
O, kendini odasına kilitledi.She locked herself in her bedroom.
Biz oda arkadaşıydık.We were roommates.
Oda tamamen sessizdi ve herkes bize bakıyordu.The room was completely silent and everyone stared at us.
Tom geçen yıl oda arkadaşımdı.Tom was my roommate last year.
Tom bir yabancıyla bir otel odasını paylaşmak zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to share a hotel room with a stranger.
Tom bitişik odadaki insanların hangi dili konuştuğunu bilmiyordu.Tom didn't know what language the people in the next room were speaking.
Tom oda arkadaşımdı.Tom was my roommate.
Hiçbirinize odamda izin verilmiyor.None of you are allowed in my room.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oda ile cümle - Sayfa 45 - oda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App