Odan hazır.Your room's ready.
Senin odan hazır.Your room's ready.
Ben bu oda müziği konserlerine abone olacağım.I'm going to subscribe to these chamber-music concerts.
Ben bu oda müziği konserlerine katılacağım.I'm going to subscribe to these chamber-music concerts.
Valizimi odamda aşağı getir.Bring the suitcase down from my room.
Bir oda kiralamam gerekiyor.I need to rent a room.
Bu odada kızartma yapılıyor.It's roasting in this room.
Bu odadaki hava çok sıkıcı.The air in this room's very stuffy.
Lütfen herkes gelmeden önce bu odayı temizle.Please clean up this room before everyone arrives.
Tom çok kötü bir oda arkadaşı.Tom is a terrible roommate.
Odaya girdiğimde, Tom ve Mary kanepede birlikte sarılıp yatmıştı.When I entered the room, Tom and Mary were snuggled together on the couch.
Bu odadaki hava iyi değil.The air in this room isn't good.
Ben dışarıdayken odayı havalandırır mısın?Would you please air the room while I'm out?
Herkes oturma odasında toplandı.Everybody was gathered in the living room.
Odam üçüncü katta on dört numara.My room is number fourteen on the third floor.
Odama bir sürahi koyun lütfen.Please put a pitcher of water in my room.
Evin bir yemek odası, bir yatak odası ve bir çalışma odası var.The house has a dining room, a bedroom and a study.
Oda tam bir karışıklıktı.The room was a complete mess.
Odaların üçü sokağa bakıyor.Three of the rooms face the street.
Tom benim oda arkadaşım.Tom is my roommate.
Kimse bu odayı terk etmesin.Don't anybody leave this room.
Ben oda servisine sipariş vermedim.I didn't order room service.
Onlar odaya girdiler.They entered the room.
Birinin odaya girdiğini gördüm.I saw someone go into the room.
Odanı bile mi temizlemiyorsun?Don't you ever clean your room?
Hey! Odamda ne yapıyorsun?Hey! What are you doing in my room?
Hey! Odamda ne yapıyorsunuz?Hey! What are you doing in my room?
Tom'un odasını temizlemesini istedim.I asked Tom to clean his room.
Bu oda oldukça harika, değil mi?This room's pretty awesome, eh?
Onlar bütün gece benimle birlikte o odadaydılar.They were in that room with me all night.
Tom'un diğer odada konuştuğunu duyabiliyorum.I can hear Tom talking in the other room.
Yatak odamın penceresinden kaleyi görebiliyorum.I can see the castle from my bedroom window.
Seninle bu odada burada takıldığıma inanamıyorum.I can't believe I'm stuck here in this room with you.
Aynı anda iki şeye odaklanamam.I can't focus on two things at the same time.
Oradaki elbise deneme odası boş.The fitting room over there is unoccupied.
Odamı temizledim.I cleaned my room.
Yatak odası nerede?Where is the bedroom?
Odamı dekore ettim.I decorated my room.
Oturma odasını temizlemeyi bitirmek için zamanım yoktu.I didn't have time to finish cleaning the living room.
Bir oda arkadaşının olduğunu bilmiyordum.I didn't know you had a roommate.
Hiç kiralık odam yok.I don't have any rooms for rent.
Birçok kereler derse geç geldiği için öğretmeni onu müdürün odasına gönderdi.His teacher sent him to the principal's office for being tardy too many times.
Odamı Tom'la paylaşmak istemiyorum.I don't want to share my room with Tom.
Sonunda Tom'u odasını temizlemeye ikna etmek için uğraşmaktan vazgeçtim.I finally stopped trying to persuade Tom to clean his room.
Yarım saat önce odamı temizlemeyi bitirdim.I finished cleaning my room a half hour ago.
Tom'u oturma odasına kadar izledim.I followed Tom into the living room.
Tom'un oda arkadaşını sevmediğini keşfetttim.I found out that Tom doesn't like his roommate.
Radyo kulaklığını açtım bu yüzden Tom'un odaya girdiğini duymadım.I had my headphones on so I didn't hear Tom enter the room.
Diğer odada çok kişinin olduğu konusunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea there were so many people in the other room.
Odamdan bir şey almak zorundaydım..I had to get something from my room.
Bekleme odasında bekleyen bir müşterim var.I have a client waiting in the waiting room.
Boş bir odam var.I have a spare room.
Yatak odan hariç her odayı temizledim.I've cleaned every room except your bedroom.
Küçük çocukların odasına gitmeliyim.I have to go to the little boys' room.
Küçük çocukların odasına gitmem gerekiyor.I have to go to the little boys' room.
Küçük çocukların odasına gitmek zorundayım.I have to go to the little boys' room.
Bitişik odada kahkaha duydum.I heard laughter in the next room.
Odamda hiç kitabım yok.I don't have any books in my room.
Odamı zaten temizledim.I've already cleaned my room.
Hava bir odada sıkıştırıldığında hayli ısı yalıtımı sağlar.Air provides considerable thermal insulation when trapped in a chamber.