Ana içeriğe geç
Sözlük

oda ile cümle

oda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kongre merkezine daha yakın bir oda isterseniz lütfen bize bildirin.If you'd prefer a room closer to the Convention Center, please let us know.
Onlar bütün gece odada benimle kaldılar.They stayed with me in the room all night.
Oda kahkahayla dolu.The room filled with laughter.
Odayı terk etti.He left the room.
Odamda çalışırken yağmuru severim.I love the rain while I'm studying in my room.
Tom'un odasını arayabilir miyim?Would you mind if I searched through Tom's room?
Tom'un yatak odası kapısı kapalıydı.Tom's bedroom door was closed.
Tom odasına geri döndü.Tom went back to his room.
Tom Mary'nin odaya sessizce sokulduğunu gören tek kişiydi.Tom was the only one who saw Mary sneak into the room.
Odadaki en yaşlı kişi Tom'du.Tom was the oldest person in the room.
Tom odasında ölü bulundu.Tom was found dead in his room.
Tom Mary'den odasını temizlemesini istedi.Tom wanted Mary to clean her room.
Tom Mary'nin odayı havalandırmasını istedi.Tom wanted Mary to air out the room.
Tom kilitli odaya girmeye çalıştı.Tom tried to get into the locked room.
Tom bitişik odadan bazı sesler duyduğunu söyledi.Tom thought he heard some voices in the next room.
Mary odaya geldiğinde Tom konuşmayı durdurdu.Tom stopped talking when Mary came into the room.
Tom elinde bir cin ve tonikle odanın köşesinde durdu.Tom stood in the corner of the room with a gin and tonic in his hand.
Tom odanın dışında tepindi.Tom stomped out of the room.
Tom bütün gün odasında oturur ve bir şey yapmaz.Tom sits in his room all day and does nothing.
Tom bir odayı erkek kardeşi ile paylaştı.Tom shared a room with his brother.
Tom yatak odasındaki akvaryumda yüzen tropik balıklara bakarak oturdu.Tom sat staring at the tropical fish swimming around in the aquarium in his bedroom.
Tom odayı havalandırmak için pencereleri açtı.Tom opened the windows to air out the room.
Tom odalarından birini bir üniversite öğrencisine kiralayarak ekstra para kazandı.Tom made some extra money by renting one of his rooms to a college student.
Tom odasının anahtarını içeride unuttu.Tom locked himself out of his room.
Tom kendisini odasına kilitledi.Tom locked himself in his room.
Tom kendisini odasına kilitledi ve dışarı çıkmadı.Tom locked himself in his room and won't come out.
Tom tek yatak odalı bir apartmanda yaşadı.Tom lived in a one-bedroom apartment.
Tom'un sohbet odalarında gerçek ismini vermeyecek kadar aklı var.Tom knows better than to give his real name in chat rooms.
Tom'un yatak odasında büyük bir dolabı var.Tom has a large closet in his bedroom.
Tom bütün odayı kendine ayırdı.Tom had the whole room to himself.
Tom yemek odası lambasını açtı.Tom flipped on the dining room light.
Tom mutfağı temizlemeyi bitirdi ve sonra oturma odasını temizlemeye başladı.Tom finished cleaning the kitchen and then started cleaning the living room.
Tom karton kutularla odayı doldurdu.Tom filled the room with cardboard boxes.
Silahını çizilmiş Tom odaya girdi.Tom entered the room with his gun drawn.
Tom odasını temizlemek istemiyor.Tom doesn't want to clean his room.
Tom Mary'nin odasına girdiğini duymadı.Tom didn't hear Mary enter the room.
Tom onun kilitli bir odadan nasıl kaçabildiğini tarif etti.Tom described how he was able to escape from the locked room.
Tom Mary'nin odaya doğru yürüdüğünü gördüğünde yalakalık yaptı.Tom cringed when he saw Mary walk into the room.
Tom bitişik odadaki sesleri duyabiliyordu.Tom could hear voices in the next room.
Tom yatak odası dolabını temizledi.Tom cleaned out his bedroom closet.
Tom John'un oda arkadaşı oldu.Tom became John's roommate.
Tom Mary'ye oturma odasındaki kanepe için ne kadar ödediğini sordu.Tom asked Mary how much she'd paid for the sofa in her living room.
Tom ve Mary oturma odasındaki mobilyaları yeniden düzenlediler.Tom and Mary rearranged the furniture in their living room.
Tom'un eskiden uyuduğu odada bir dikiş makinesi ve bir ütü masası var.There is a sewing machine and an ironing board in the room where Tom used to sleep.
Polisler Tom'un yatak odası penceresinin dışında herhangi bir ayak izi bulamadılar.The police couldn't find any footprints outside Tom's bedroom window.
Tom odasındaki yatak yapılmamıştı.The bed in Tom's room was unmade.
Tom'un odaya gizlice girdiğini başka hiç kimse farketmedi.No one else noticed that Tom had snuck into the room.
Oda sanki birisi sigara içiyormuş gibi kokuyordu.The room smelled like someone had been smoking.
Bana yardım etmek için odama gel lütfen.Please come into my room to help me.
O odasına gitti ve giyindi.She went into her room to dress herself.
Sohbet odasına gelmelisin.You should come to the chat room.
Sohbet odasına gitmekten hoşlanırım.I like to go to the chat room.
Odamda oyun oynamaya gidebilir miyim?Can I go play in my room?
Ben odamı temizlemeli miyim?Should I clean my room?
Odamı temizlemem gerekiyor mu?Should I clean my room?
Misafir odasında kalabilirim.I can stay in the guest room.
Odama nasıl girdin?How did you get into my room?
Odada neredeyse hiç oksijen yok.There is almost no oxygen in the room.
Şimdi odana git.Go to your room now!
Odama gel ve bana anlat.Come and tell me in my room.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod