Ana içeriğe geç
Sözlük

oda ile cümle

oda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yapacak bir şeyiniz yoksa, odanızın tavanına bakın.If you don't have anything to do, look at the ceiling of your room.
Odanı temiz tutmalısın.You must keep your room clean.
Odada şapkanı çıkarmak zorundasın.You must take off your hat in the room.
Senin kendi odan var mı?Do you have a room of your own?
Bu odadan ayrılmayacaksın.You are not to leave this room.
Sizin oda dağınık.Your room is out of order.
Senin odan benimkinin boyutunun iki katı kadar.Your room is twice the size of mine.
Odanız her zaman temiz tutulmalıdır.Your room must always be kept clean.
Evinizde kaç oda var?How many rooms are there in your house?
Ben seni odaya girerken fark ettim.I noticed you entering my room.
Yatak odanı paylaştığın kıza ne oldu?What happened to the girl you were sharing the bedroom with?
Mevcut tek oda iki kişiliktir.The only room available is a double.
Müsait olan tek oda bir çift kişilik.The only room available is a double.
Cuma akşamı, üç adam Bay White'ın oteline geldi ve üç oda istedi.On Friday night, three men came into Mr White's hotel and asked for rooms.
Acil durum odasına görününüz.Report to the emergency room.
Küçük odamı en iyi şekilde değerlendirdim.I made the best of my small room.
Odaya izinsiz girme.Don't enter the room without leave.
İzin almadan bu odaya girmemelisin.You mustn't enter this room without permission.
Oturma odası yemek odasına bitişiktir.The living room adjoins the dining room.
Oturma odası, yemek odasına bitişiktir.The living room adjoins the dining room.
Oturma odasıyla yemek odası yan yanadır.The living room adjoins the dining room.
Ziyaretçi için bir oda hazırlaman gerekir.You should prepare a room for the visitor.
Ben yanlışlıkla başka birinin odasına girdim.I entered someone else's room by mistake.
Ben binanın köşesinde bir oda istiyorum.I'd like a room in the corner of the building.
Odamı, okyanus manzaralı bir odayla değiştirebilir misiniz?Could you change my room to one with a view of the ocean?
Bunun yerine okyanusa bakan bir oda istiyorum.I'd like a room facing the ocean instead.
Toplantı odası alt katta.The meeting room is downstairs.
Arka kapıdan odaya girdik.We entered the room by the back door.
Üç yatak odalı bir evde yaşıyoruz.We live in a three-bedroom house.
Birlikte bütün kitapları topladık ve onları boş bir odaya koyduk.We gathered all the books together and put them in the spare room.
Gelin alçaltılmış gözlerle ve ona bakan herkesle odaya geldi.The bride came into the room with lowered eyes and with everyone staring at her.
Çiçekler odayı canlandırdı.The flowers brightened the room.
Çiçekler odayı aydınlattı.The flowers brightened the room.
Ateş söndü ve bu oda soğuk.The fire has gone out and this room is cold.
Bizim oturma odası güneşli.Our living room is sunny.
Odayı kaç gecelik istiyorsun?How many nights would you like the room for?
Bu odada kaç kişi var?How many people are in this room?
Yan odada yanan bir şeyin kokusunu almıyor musun?Don't you smell something burning in the next room?
Çatı katında geniş bir oda var.There's ample room in the attic.
Sen kirli odanı temizlemelisin.You should clean your dirty room.
Görüntü odak dışında.The image is out of focus.
Ben çok içtikten sonra oda dönmeye başladı.The room started to spin after I drank too much.
Lütfen birinci sınıf bir otelde bana bir oda ayırın.Please book me a room in a first-class hotel.
Dört gece için sahip olduğunuz en ucuz odayı istiyorum.I'd like the most inexpensive room you have for four nights.
Allah aşkına odamda ne yapıyorsun?What on earth are you doing in my room?
Doktor muayene odasına geldi ve onun sorunu hakkında soru sordu.The doctor came into the examination room and asked about her problem.
Karanlık bir odada okumak iyi değildir.It's not good to read in a dark room.
Odaya kötü bir koku yayıldı.A bad smell permeated the room.
Küçük odaya sıkıştırıldık.We were crowded into the small room.
Adamın onun odasına girdiğini fark ettik.We noticed the man enter her room.
Ben "Tamam" diyene kadar odaya girmeyin.Don't enter the room until I say "All right."
Mumlar odayı aydınlatıyor.The candles made the room bright.
Oda arkadaşıma karar verildi mi?Has my roommate been decided?
Oda arkadaşım çok gevezedir.My roommate is too talkative.
Oda arkadaşım bir parti veriyor.My roommate's having a party.
Oda ücreti geceliği 100 dolar.The room charge is 100 dollars a night.
Oda servisi hâlâ mevcut mu?Is room service still available?
Oda servisi. Size yardımcı olabilir miyim?Room service. May I help you?
Odanı yerleştir, Louie.Fix your room, Louie.
Gürültülü bir odada çalışırdım.I used to work in a noisy room.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod