ocağı ile cümle
ocağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.診療所です これもハイクオリティな施設です 名前をファミリークリニックと言います
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Choď ty moje kadidla nahor z tohto krbu, a požiadať bohov o odpustenie toto jasné plameňom.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Du-te tu tămâie meu în sus din această vatră, şi de a pune zeii pentru a ierta acest lucru clar flacără.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Gå du min røgelse opad fra denne arne, og bede guderne at benåde denne klare flamme.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Gå du min rökelse uppåt från denna härd och be gudarna att benåda denna tydliga låga.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Ga gij mijn wierook omhoog van deze haard, En vraag de goden om deze duidelijke pardon vlam.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Go ngươi hương của tôi trở lên từ lò sưởi này, yêu cầu các vị thần tha thứ cho điều này rõ ràng ngọn lửa.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Go sinä minun suitsutus ylöspäin tästä tulisija, ja pyytää jumalia armahtaa selväksi liekki.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Idź ty moje kadzidło w górę z tego ogniska, i proś bogów, do przebaczenia to jasne płomienia.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Jdi ty moje kadidla vzhůru z tohoto krbu, a požádat bohy o odpuštění toto jasné plamenem.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.이 화로에서 상향 너는 내 향을 이동이 명확 용서하는 신들 요청 불꽃.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Menj a tömjén felfelé ebből a tűzhely, és kérd az istenek, hogy kegyelmet a tiszta láng.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Pergilah ukupan-Ku ke atas dari perapian ini, Dan meminta para dewa untuk mengampuni ini jelas api.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Pojdi ti moj kadila navzgor, od tega ognjišča, in prosite bogove, da pomilostitve to jasno plamen.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Vai tu meu incenso para cima a partir desta lareira, e pedir perdão aos deuses para isso claro chama.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Ve tú mi incienso al alza de este hogar, y pedir a los dioses para perdonar esta claro llama.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Иди мой фимиам вверх от этого очага, И попросите богов помиловать этого ясно пламени.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Іди мій фіміам вгору від цього вогнища, І попросіть богів помилувати цього ясно полум'я.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Пристъпи ти ми тамян нагоре от това огнище, и да поиска боговете да помилва това ясно пламък.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.עבור אתה קטורת שלי כלפי מעלה מן האח הזה, לשאול את האלים לחון זה ברור להבה.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.اذهب أنت لي البخور الصاعد من هذا الموقد ، ويطلب من الآلهة العفو هذا واضحا اللهب.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.炎。 ハード緑の木はちょうど私が使用されても、カットが、それの少し、私の目的はよりよい答え
Burnunuzu çekmeyin mutfakta tek şey, aşçı, büyük bir kedi Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.Единствените неща в кухнята, не кихам, са готвач, и голяма котка който седеше на огнището и ухилен до уши.
Burnunuzu çekmeyin mutfakta tek şey, aşçı, büyük bir kedi Ocağın üzerinde oturan ve kulaktan kulağa sırıtarak.Єдине, на кухні, не чхати, був кухарем, і велика кішка який сидів на вогнище і посміхаючись від вуха до вуха.
Çocuklara bu ocaklardan bir Çocuk Sağlığı Ocağı Kartı (neuvolakortti) verilir.En el centro, el niño recibirá la tarjeta del centro de salud infantil (neuvolakortti).
Çocuklara bu ocaklardan bir Çocuk Sağlığı Ocağı Kartı (neuvolakortti) verilir.Lapsi saa neuvolasta oman neuvolakortin.
Çocuklara bu ocaklardan bir Çocuk Sağlığı Ocağı Kartı (neuvolakortti) verilir.L'enfant reçoit sa propre carte de consultation (neuvolakortti) du centre de consultation infantile.
Çocuklara bu ocaklardan bir Çocuk Sağlığı Ocağı Kartı (neuvolakortti) verilir.Ребёнок получает в консультации индивидуальную медицинскую карту (neuvolakortti).
Çocuklara bu ocaklardan bir Çocuk Sağlığı Ocağı Kartı (neuvolakortti) verilir.يحصل الطفل على بطاقة استشارات الأمومة والطفولة (neuvolakortti) الخاصة به من استشارات الأمومة والطفولة.
Çocuklara bu ocaklardan bir Çocuk Sağlığı Ocağı Kartı (neuvolakortti) verilir.每个孩子都有自己的咨询卡 (neuvolakortti)。
Çocuklar, çocuk sağlığı ocağına doktor veya sağlık hemşiresinin muayenesi için giderler.Lapset käyvät lastenneuvolassa lääkärin tai terveydenhoitajan luona.
Çocuklar, çocuk sağlığı ocağına doktor veya sağlık hemşiresinin muayenesi için giderler.Los niños acudirán al centro de salud infantil, al médico o al servicio de enfermería.
Çocuklar, çocuk sağlığı ocağına doktor veya sağlık hemşiresinin muayenesi için giderler.På barnrådgivningen besöker barnen en läkare eller en hälsovårdare.
Çocuklar, çocuk sağlığı ocağına doktor veya sağlık hemşiresinin muayenesi için giderler.Дети посещают в детской консультации врача или медицинскую сестру.
Çocuklar, çocuk sağlığı ocağına doktor veya sağlık hemşiresinin muayenesi için giderler.يقابل الأطفال في استشارات الأمومة والطفولة الطبيب أو الممرضة.
Çocuklar, evcil hayvanlar ya da dikkatsiz bir el hareketi ocağı yanlışlıkla açabilir.Barn, husdjur eller du själv kan av misstag vrida på spisen.
Çocuklar, evcil hayvanlar ya da dikkatsiz bir el hareketi ocağı yanlışlıkla açabilir.Lapset, lemmikkieläimet tai tahaton kosketus voivat vahingossa kääntää lieden päälle.
Çocuklar, evcil hayvanlar ya da dikkatsiz bir el hareketi ocağı yanlışlıkla açabilir.Les enfants, les animaux domestiques ou le contact involontaire peuvent allumer la cuisinière par mégarde.
Çocuklar, evcil hayvanlar ya da dikkatsiz bir el hareketi ocağı yanlışlıkla açabilir.Los niños, las mascotas o un movimiento involuntario podrían encender el fuego.
Çocuklar, evcil hayvanlar ya da dikkatsiz bir el hareketi ocağı yanlışlıkla açabilir.Это может произойти также в результате нечаянного прикосновения.
Çocuklar, evcil hayvanlar ya da dikkatsiz bir el hareketi ocağı yanlışlıkla açabilir.من المحتمل عن طريق الخطأ أن يقوم الأطفال أو الحيوانات الأليفة باللمس غير الإرادي فينقلب الموقد.
Çocuk sağlığı ocağına giderken bu kartı her zaman için yanınıza alınız.Du ska ha med dig kortet på varje besök till rådgivningen.
Çocuk sağlığı ocağına giderken bu kartı her zaman için yanınıza alınız.Lleve siempre su tarjeta cuando acuda al centro.
Çocuk sağlığı ocağına giderken bu kartı her zaman için yanınıza alınız.Munissez-vous toujours de cette carte quand vous allez au centre de consultation.
Çocuk sağlığı ocağına giderken bu kartı her zaman için yanınıza alınız.Ota kortti aina mukaan neuvolaan.
Çocuk sağlığı ocağına giderken bu kartı her zaman için yanınıza alınız.Всегда берите с собой эту карту.
Çocuk sağlığı ocağına giderken bu kartı her zaman için yanınıza alınız.خذ البطاقة دائماً معك إلى استشارات الأمومة والطفولة.
Çocuk sağlığı ocağına giderken bu kartı her zaman için yanınıza alınız.前往咨询处看病时,请携带孩子的咨询卡,卡上有病历及疫苗接种登记。
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.căci sînt poporul Tău şi moştenirea Ta, şi Tu i-ai scos din Egipt, din mijlocul unui cuptor de fer!
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.car ils sont ton peuple et ton héritage, et tu les as fait sortir d`Égypte, du milieu d`une fournaise de fer!
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.de er jo dit Folk og din Ejendom, som du førte ud af Ægypten, af Smelteovnen.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.de er jo ditt folk og din arv, som du førte ut av Egypten, midt ut av jernovnen.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.denn sie sind dein Volk und dein Erbe, die du aus Ägypten, aus dem eisernen Ofen, geführt hast.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.kajti tvoje ljudstvo so in tvoja dediščina, ki si jo peljal iz Egipta, iz peči železne.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır."저희는 주께서 철 풀무 같은 애굽에서 인도하여 내신 주의 백성, 주의 산업이 됨이니이다"
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.lebo sú tvojím ľudom a tvojím dedičstvom, ktorých si vyviedol z Egypta, zprostred železnej pece,
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Mereka adalah umat-Mu sendiri yang telah Kaubawa keluar dari Mesir negeri di mana mereka disiksa
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Mert õk a te néped és örökséged, a kiket kihoztál Égyiptomból, a vaskemencze közepébõl,
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Neboť jsou lid tvůj a dědictví tvé, kteréž jsi vyvedl z Egypta, z prostřed peci železné.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Ponieważ są ludem twoim, i dziedzictwem twojem, któreś wywiódł z Egiptu, z pośrodku pieca żelaznego.