ocağı ile cümle

ocağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Babalar da ana sağlığı ocağına memnuniyetle gelebilirler.Också pappor är välkomna till rådgivningen.
Babalar da ana sağlığı ocağına memnuniyetle gelebilirler.También los padres son bienvenidos en el centro de asesoramiento.
Babalar da ana sağlığı ocağına memnuniyetle gelebilirler.Отцы также могут придти в женскую консультацию.
Babalar da ana sağlığı ocağına memnuniyetle gelebilirler.يرحب أيضاً بالآباء في استشارات الامومة والطفولة.
Babalar da ana sağlığı ocağına memnuniyetle gelebilirler.准父亲同样也可前来咨询,一同讨论有关夫妻关系、育儿及父亲的角色和责任等事务。
Babalık, hemen gebelik sırasında anne sağlık ocağında (neuvola) tanınabilir.Faderskapet kan fastställas vid mödravården under graviditeten.
Babalık, hemen gebelik sırasında anne sağlık ocağında (neuvola) tanınabilir.Isyyden voi tunnustaa raskauden aikana äitiysneuvolassa.
Babalık, hemen gebelik sırasında anne sağlık ocağında (neuvola) tanınabilir.La paternidad puede reconocerse durante el embarazo en el Centro de asesoramiento para la maternidad.
Babalık, hemen gebelik sırasında anne sağlık ocağında (neuvola) tanınabilir.La paternité peut être reconnue pendant la grossesse au centre de maternité.
Babalık, hemen gebelik sırasında anne sağlık ocağında (neuvola) tanınabilir.Отцовство можно признать во время беременности в женской консультации.
Babalık, hemen gebelik sırasında anne sağlık ocağında (neuvola) tanınabilir.يمكن إثبات الأبوة أثناء الحمل وذلك عند مركز استشارات الأمومة.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Aj, přepálím tě, ačkoli ne jako stříbro, přeberu tě v peci ssoužení.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Aku menguji engkau dalam api penderitaan, seperti perak dimurnikan dalam dapur api
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ecco, ti ho purificato per me come argento, ti ho provato nel crogiuolo dell'afflizione
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Eis que te purifiquei, mas não como a prata; provei-te na fornalha da aflição,
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Glej, prečistil sem te, a ne kot srebro; izbranega sem te naredil v topilnici bridkosti.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.He aquí que te he purificado, pero no como a plata; te he probado en el horno de la aflicción
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Hľa, prepálim ťa, ale nie ako striebro, preberiem ťa v peci súženia.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Iată, te-am pus în cuptor, dar nu te-am găsit argint; te-am lămurit în cuptorul urgiei.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ímé, megtisztítottalak, de nem úgy, mint ezüstöt, megpróbáltalak a nyomor kemenczéjében.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Je t`ai mis au creuset, mais non pour retirer de l`argent; Je t`ai éprouvé dans la fournaise de l`adversité.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Katso, minä olen sinua sulattanut, hopeata saamatta, minä olen sinua koetellut kärsimyksen pätsissä.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.보라 내가 너를 연단하였으나 은처럼 하지 아니하고 너를 고난의 풀무에서 택하였노라
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Nầy , ta luyện ngươi , nhưng không phải như luyện bạc ; ta đã thử ngươi trong lò hoạn_nạn .
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Nầy, ta luyện ngươi, nhưng không phải như luyện bạc; ta đã thử ngươi trong lò hoạn nạn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Oto wypławię cię, ale nie jako srebro; przebiorę cię w piecu utrapienia.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Se, jag har smält dig, men silver har jag icke fått; jag har prövat dig i lidandets ugn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Se, jeg smelted dig Sølv blev det ikke prøved dig i Lidelsens Ovn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ιδου, σε εκαθαρισα, πλην ουχι ως αργυρον σε κατεστησα εκλεκτον εν τω χωνευτηριω της θλιψεως.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Вот, Я расплавил тебя, но не как серебро; испытал тебя в горниле страдания.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ето, очистих те, но не като сребро; Изпитах те в пещта на скръбта.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.הנה צרפתיך ולא בכסף בחרתיך בכור עני׃
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.هانذا قد نقيتك وليس بفضة. اخترتك في كور المشقة.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.我 熬 煉 你 、 卻 不 像 熬 煉 銀 子 . 你 在 苦 難 的 爐 中 、 我 揀 選 你
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.我 熬煉你 、 卻 不 像 熬煉銀子 . 你 在 苦難 的 爐中 、 我揀選你
Bir yaşından küçük çocuğun ailesi sağlık ocağına en az dokuz defa davet edilir.Alle vuoden ikäisen lapsen perhe kutsutaan neuvolaan vähintään yhdeksän kertaa.
Bir yaşından küçük çocuğun ailesi sağlık ocağına en az dokuz defa davet edilir.Familjen till ett barn som är under ett år gammalt kallas till barnrådgivningen minst nio gånger.
Bir yaşından küçük çocuğun ailesi sağlık ocağına en az dokuz defa davet edilir.La famille d'un enfant de moins d'un an est convoquée au moins neuf fois au centre de consultation.
Bir yaşından küçük çocuğun ailesi sağlık ocağına en az dokuz defa davet edilir.Los padres de los niños menores de un año reciben cita para llevarlos al centro de salud al menos nueve veces.
Bir yaşından küçük çocuğun ailesi sağlık ocağına en az dokuz defa davet edilir.В течение первого года жизни ребёнка семья обычно получает не менее девяти вызовов в консультацию.
Bir yaşından küçük çocuğun ailesi sağlık ocağına en az dokuz defa davet edilir.تتم دعوة عائلة الطفل الذي يقل عمره عن عام واحد إلى استشارات الأمومة والطفولة على الأقل تسع مرات.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.À ce moment-là, les objets se trouvant sur la cuisinière peuvent prendre feu.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.Då kan sakerna som ligger på spisen fatta eld.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.Silloin lieden päällä olevat tavarat voivat syttyä palamaan.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.Si ocurriese, los objetos situados sobre la cocina podrían empezar a arder.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.При этом предметы, находящиеся на плите, могут загореться.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.حينئذ فإنه من الممكن أن تشتعل الأمتعة الموجودة فوق الموقد.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.Còn đây là phòng hỗ trợ y tế mà chúng tôi xây tại một khu ổ chuột cũng với chất lượng cao.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.Dies ist ein erster medizinischer Anlaufpunkt, den wir in einer Favela gebaut haben, auch von hoher Qualität.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.Dit is eerstelijnsgezondheidszorg, gebouwd in de sloppenwijk, alweer van hoge kwaliteit.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.Isto são cuidados primários de saúde que instituímos no interior da favela, mais uma vez, de alta qualidade.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.이 곳 역시 높은 수준으로 빈민가에 만들어진 건강 검진소입니다.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.To ośrodek zdrowia który zbudowaliśmy w faweli; również bardzo porządny.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.Toto je ambulantní středisko, které jsme vybudovali uvnitř favely, opět s důrazem na kvalitu.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.Αυτή είναι πρωτοβάθμια περίθαλψη που χτίσαμε μέσα σε μία φαβέλα, και πάλι, με υψηλή ποιότητα.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.Вот отделение первой медицинской помощи, которое мы построили в фавеле. И опять же отличного качества.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.Това е основна помощ в здравеопазването, която създадохме в предградие, отново, с високо качество.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.Це пункт першої медичної допомоги, який ми будуємо у фавелі, знову ж таки, з якісним обслуговуванням.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.זהו מרכז בריאות לטיפול ראשוני שבנינו בתוך פאבלה, ושוב, באיכות גבוהה.
Bu bizim kenar mahallede inşa ettiğimiz yine, yüksek kaliteli sağlık ocağıdır.هذه مساعدة اولية في الصحة التي بنيناها في الحي الفقير مرة اخرى بجودة عالية

İlgili Sayfalar