Oğluma büyük babamın adını verdik.We named my son after my grandfather.
Oğluma verdiğin hediye için teşekkür ederim.Thank you for the present you gave my son.
Kanada'daki oğluma bana daha çok mektup yazmasını söyledim.I told my son in Canada to write me more letters.
İşi oğluma devrettim.I turned over the business to my son.
Amcama saygı duyuyorum, bu yüzden ilk oğluma John adını verdim.I respect my uncle, so I named my first son John after him.
Arabamı yıkadığı için oğluma beş dolar ödedim.I paid my son 5 dollars to wash my car.
Oğluma mektupları postalattım.I got my son to post the letters.
Oğluma kapıyı tamir ettirdim.I got my son to repair the door.
Planı oğluma yaptıracağım.I'll get my son to make the plan.
Odamı oğluma temizlettim.I got my room cleaned by my son.
Oğluma çimi sulattım.I had my son water the lawn.
Oğluma yeni bir takım elbise yaptım.I made my son a new suit.
Oğluma akşam yemeğini pişirttim.I got my son to cook supper.
Oğluma herne isterse verdim.I have given to my son whatever he wants.
Oğluma gerçekten ne istediğini sordum.I asked my son what he really wanted.
Oğluma yeni bir ev yaptım.I built my son a new house.
Oğluma florür tedavileri için bir randevu almak istiyorum.I'd like to make an appointment for fluoride treatments for my son.
İlk oğluma amcamın ismi verildi.My first son was named after my uncle.
O planını hem oğluma hem de bana açıkladı.He explained his plan both to my son and to me.
Niçin yağmur yağdığını oğluma açıkladı.He explained to my son why it rains.
Arkadaşım, genellikle çalışmalarıyla oğluma yardımcı olur.My friend usually helps my son with his studies.
Oğluma asla sebze yediremem.I can never make my son to eat any vegetables.
Sanırım oğluma bir araba almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy my son a car.
Bu CD oğluma aittir.This CD belongs to my son.
Parayı oğluma ver.Give the money to my son.
Ben ay sonunda oğluma bir bilgisayar vereceğim.I'll give my son a computer by the end of the month.
Akşamları oğluma kitap okurum.In the evening, I read my son a book.
Aferin oğluma!Attaboy!
Ay sonunda oğluma bir bilgisayar hediye etmeyi planlıyorum.I plan to give my son a computer at the end of the month.
O dışardayken oğluma bakacak birine ihtiyacım var.I need someone to look after my son while he is outdoors.
Cumartesi günü oğluma bakacak birini arıyorum.I'm looking for someone to mind my son on Saturday.
Oğluma yaptığın tüm yardım için sana teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank you for all the help you've given my son.
Haydi, Spot. Yuvarlan. Aferin oğluma!Come on, Spot. Roll over. That's a good boy!
Kendi oğluma yardım etmekten acizim.I can't help my own son.
Aslında benim oğluma olan katkım bu genlerin yarısının rastgele bir şekilde toplanmışı olacak.Well, my contribution to my son is going to be a random collection of half of these genes.
Yani 2 üzeri 23 farklı versiyonu ben oğluma veya kızıma aktarabilirim.So 2 to the 23 different versions that I can contribute to any son or daughter that I might have.
Fumiko, oğluma iyi bak.Fumiko, look after my boy
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.It came into focus that those kids did not mean to be rude to my son.
Oğluma bahsettim.And I told [about] this talk to my son.
Oğluma ne olmuş!Look at my son!
Aferin oğluma.That's a good boy.
Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.They argued with my wife for me, and they read my son bedtime stories.
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.I said to my boy, "When you raise the money, we'll put your taste on the wall."
Akşamları oğluma kitap okurum.Abends lese ich meinem Sohn ein Buch vor.
Beni nasıl böyle bir şeyle suçlayabilirsin? Ben asla oğluma el kaldırmadım.Comment peux-tu m'accuser d'une telle chose ? Je ne lèverais jamais la main sur mon fils.
Oğluma gerçekten ne istediğini sordum.Le pregunté a mi hijo qué era lo que quería en realidad.
Beni nasıl böyle bir şeyle suçlayabilirsin? Ben asla oğluma el kaldırmadım.Come puoi accusarmi di una cosa del genere? Non ho mai levato la mano contro mio figlio.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Compreendi que aqueles miúdos não queriam ser rudes com o meu filho.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Comprendí que esos niños no pretendían ser maleducados con mi hijo.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Det föreföll mig att de där barnen inte hade menat att vara elaka mot min son.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Dotarło do mnie, że dzieci w szkole nie chciały być niegrzeczne w stosunku do syna.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Era chiaro che quei ragazzi non volevano essere maleducati con mio figlio.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Era clar că acei copii nu aveau intenția să fie răi cu fiul meu.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Ik zag haarscherp dat die kinderen mijn zoon niet wilden kwetsen.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.J'ai compris que ces enfants n'avaient pas eu l'intention d'être méchants avec mon fils.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.그 아이들이 제 아들에게 무례하게 대하려고 한 것은 아닙니다.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Mir wurde bewusst, dass diese Jungs nicht absichtlich gemein zu meinem Sohn waren.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Rájöttem, hogy azok a gyerekek nem akartak gorombák lenni a fiammal.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Saya menyadari bahwa anak-anak itu tak bermaksud jahat pada anak saya.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Uvědomila jsem si, že tyto děti nechtěli být hrubé k mému synovi.