Tom oğlumuzun okulunda bir öğretmendir.Tom is a teacher at our son's school.
Onların oğlumuzu öldürmelerine nasıl izin verirsin?How could you let them kill our son?
Benim bir oğlum yok.I don't have a son.
Oğlumu geri getirmek için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to get my son back.
Kızınızla aynı okula giden bir oğlum var.I have a son who goes to the same school as your daughter.
Haydi, Spot. Yuvarlan. Aferin oğluma!Come on, Spot. Roll over. That's a good boy!
Tom benim en yaşlı oğlum.Tom is my oldest son.
Oğlum, yine kız çizgi filmleri izliyor musun?Son, are you watching girl cartoons again?
Benim ayrıca bir oğlum var.I also have a son.
Oğlum tarafından çok hayal kırıklığına uğratıldım.I am very disappointed in my son.
Hayatımdaki en önemli insanlar sırayla karım, oğlum ve anne ile babamdır.The most important people in my life are my wife, my son, and my parents in that order.
Oğlumuz onu yapmayı planlıyor.Our son is planning to do that.
Bu benim en sevdiğim oğlum.This is my dearest son.
Kocamın, oğlumun ve benim her birimizin daire için bir anahtarı var.My husband, my son and I each have a key to the flat.
Oğlum Tom'un en küçük kızı ile evlendi.My son married Tom's youngest daughter.
Tom ve benim üç yaşında bir oğlumuz var.Tom and I have a three-year-old son.
Tom ve ben oğlumuzla gurur duyuyoruz.Tom and I are proud of our son.
Tom ve benim üç oğlumuz var.Tom and I have three sons.
Tom ve benim bir oğlumuz var.Tom and I have a son.
Fransızca konuşan şu çocuk benim oğlum.That boy speaking French is my son.
Oğlum üçüncü sınıfta.My son's in the third grade.
Bu benim oğlum Tom.This is my son, Tom.
Mary en büyük oğlumun en küçük kızı.Mary is my older son's youngest daughter.
Üç yakışıklı genç oğlum var.I have three handsome teenage sons.
Tom'dan daha büyük olmayan bir oğlum var.I have a son not much older than Tom.
Hapiste olan bir oğlum var.I have a son who's in prison.
Doktor olan bir oğlum var.I have a son who's a doctor.
Benim bir oğlum ve bir kızım var.I have a son and a daughter.
Senin yaşında bir oğlum var.I have a son about your age.
Yaklaşık senin yaşında bir oğlum var.I have a son about your age.
İki tane ergen oğlum var.I have two teenage sons.
Oğlum okulda zorbalığa maruz kalıyor.My son is being bullied at school.
Oğlumun bana benzemesini istemiyorum.I don't want my son to be like me.
Oğlumun senin gibi olmasını istemiyorum.I don't want my son to be like you.
Oğlumun sana benzemesini istemem.I don't want my son to be like you.
Oğlum için yeni kızak satın aldım.I bought new sledge for my son.
Oğlumuza Tom adını vermek istiyorum.I want to name our son Tom.
Tom bizim oğlumuz değil.Tom isn't our son.
Acele et oğlum.Hurry up, man.
Tek oğlumuza dedemin adını verdik.We named our only son after my grandfather.
Oğlumuz oldu.We had a son.
Benim oğlum da yurt dışında eğitim görüyor.My son is also studying abroad.
"Kaç çocuğun var?" "İki oğlum ve bir kızım var.""How many children do you have?" "I have two sons and one daughter."
"Kedime oğlum dediğim için yanlış anlaşıldım"."Kedime oğlum dediğim için yanlış anlaşıldım".
"'Hahamsa da benim oğlum imamsa da...'"."'Hahamsa da benim oğlum imamsa da...'".
"Oğlum kızım değil benim çocuğum"."Anakku Bukan Anakku".
Örneğin; Canekem (Canım), Ezîzekem (Azizim), Kurekem (Oğlum) ...Amil Məmmədəli oğlu Məhərrəmov
Büyük oğlu Esav'ıçağırıp, "Oğlum!" dedi."HƏSƏNOV Məhəmməd Ələsgər oğlu". avciya.az.
O zamanki eşimle, oğlumun babasıyla, konuştum.So I spoke to my then-husband, my son's father.
Bu artık oğlumun geleceği meselesi.”It will more surely suit my son".
Şimdi üç yaşında bir oğlum var ve yurtdışına çalışmak için çıkamam.Then I had three children in three years and there was no way I could continue to work.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?As I won’t tolerate disagreement, I easily forgive those, who insult me.
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.We must either take it from them, or make them lose their love of it."
Yaptığım bu işlerden dolayı oğlum Im-Nirari’yi (Adad-Nirari) onlara (tanrılara) emanet ettim."Mirqasımov Mir Əsədulla Mir Ələsgər oğlu" .
Canım Oğlum Canım Babacığım - 2, 1994.I, No. 2, 1994, pp. 194.
Buluttan gelen bir ses, “Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum.A cloud overshadows them and a voice comes from the cloud saying "This is my Son, whom I love.
Giysilerini kokladı ve şöyle dedi: "İşte oğlumun kokusu, sanki Rabbin kutsadığı kırların kokusu.According to the Qur'an she invoked God for a child: "Behold! a wife of Imran said: "O my Lord!
Oyun sona erdikten sonra 'Oğlum, oyununu heyecanla seyrettim.But once the boy started playing, I saw huge talent.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.I grabbed that cue ball and just as he made the corner I threw it and hit him upside the head.
- Sakin ol. - Nerde oğlum?-Tell me where he is!