Şirketler de birçok yönden dinlere benziyorlar, sadece ihtiyaçlar pramıdınde en alt basamakta yer alıyorlar.Korporacije pa so v več pogledih zelo podobne religijam, le da so na dnu piramide potreb.
Şirketler de birçok yönden dinlere benziyorlar, sadece ihtiyaçlar pramıdınde en alt basamakta yer alıyorlar.Korporacje bardzo przypominają religie, tylko że są na samym dole piramidy potrzeb.
Şirketler de birçok yönden dinlere benziyorlar, sadece ihtiyaçlar pramıdınde en alt basamakta yer alıyorlar.Och företag är väldigt lika religioner på många sätt, förutom att de är längst ner i behovspyramiden.
Şirketler de birçok yönden dinlere benziyorlar, sadece ihtiyaçlar pramıdınde en alt basamakta yer alıyorlar.Unternehmen sind in vieler Hinsicht wie Religionen, sie sind nur am unteren Ende der Bedürfnispyramide.
Şirketler de birçok yönden dinlere benziyorlar, sadece ihtiyaçlar pramıdınde en alt basamakta yer alıyorlar.А корпорации во многом похожи на религии, находясь при этом на самой низшей ступени наших потребностей.
Şirketler de birçok yönden dinlere benziyorlar, sadece ihtiyaçlar pramıdınde en alt basamakta yer alıyorlar.ותאגידים דומים מאוד לדתות בדרכים רבות, חוץ מאשר העובדה שהן נמצאות בתחתית הפירמידה של הצרכים.
Şirketler de birçok yönden dinlere benziyorlar, sadece ihtiyaçlar pramıdınde en alt basamakta yer alıyorlar.والشركات هي كالاديان في عدة نواحي ماعدا انهم في اسفل هرم الاحتياجات
Şirketler de birçok yönden dinlere benziyorlar, sadece ihtiyaçlar pramıdınde en alt basamakta yer alıyorlar.マズローのピラミッド底辺の欲求に応え 靴や車を売るという点が違っています
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.A ešte riekol: Ktorou cestou pojdeme ta hore? A odpovedal: Cestou Edomskej púšte.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.E perguntou: Por que caminho subiremos? Respondeu-lhe Jorão: Pelo caminho do deserto de Edom.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.És monda: Mely úton menjünk fel? Felele: Az Edom pusztájának útján.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Et il dit: Par quel chemin monterons-nous? Joram dit: Par le chemin du désert d`Édom.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.In vpraša: Po katerem potu pojdemo gori? Odgovori: Po poti Edomske puščave.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Ja Joosafat kysyi: "Mitä tietä meidän on sinne mentävä?" Hän vastasi: "Edomin erämaan tietä".
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.여호람이 가로되 우리가 어느 길로 올라가리이까 저가 대답하되 에돔 광야 길로니이다
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Melalui jalan manakah kita akan menyerang?" "Kita ambil jalan yang melewati padang gurun Edom," jawab Yoram
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Người lại tiếp : Chúng_ta sẽ đi lên_đường nào ? Giô-ram đáp : Bởi con đường của đồng vắng Ê - đôm .
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Người lại tiếp: Chúng ta sẽ đi lên đường nào? Giô-ram đáp: Bởi con đường của đồng vắng Ê-đôm.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Och han frågade: »Vilken väg skola vi draga ditupp?» Han svarade »Vägen genom Edoms öken.»
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Og han spurgte: "Hvilken Vej skal vi drage?" Han svarede: "Gennem Edoms Ørken!"
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Og han spurte: Hvilken vei skal vi dra dit op? Han svarte: Gjennem Edoms ørken.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.«Per quale strada muoveremo?», domandò Giòsafat. L'altro rispose: «Per la strada del deserto di Edom»
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Şi a zis: ,,Pe care drum să ne suim?`` Ioram a zis: ,,Pe drumul care duce în pustia Edomului.``
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Und er sprach: Welchen Weg wollen wir hinaufziehen? Er sprach: Den Weg durch die Wüste Edom.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.--Y añadió--: ¿Por qué camino iremos? Joram respondió: --Por el camino del desierto de Edom
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Zatem rzekł: Którąż drogą pociągniemy? I odpowiedział: Drogą puszczy Edomskiej.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Zatím řekl: Kterouž pak cestou potáhneme? Odpověděl: Cestou pouště Idumejské.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Και ειπε, Δια ποιας οδου θελομεν αναβη; Ο δε απεκριθη, Δια της οδου της ερημου Εδωμ.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.И сказал: какою дорогою идти нам? Он сказал: дорогою пустыни Едомской.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.Попита още: Праз кой път да възлезем? А той отговори: През пътя за едомската пустиня.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.ויאמר אי זה הדרך נעלה ויאמר דרך מדבר אדום׃
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.فقال من اي طريق نصعد. فقال من طريق برية ادوم.
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.約 蘭 說 、 我 們 從 那 條 路 上 去 呢 。 回 答 說 、 從 以 東 曠 野 的 路 上 去
Sonra, ‹‹Hangi yönden saldıralım?›› diye sordu. Yoram, ‹‹Edom kırlarından›› diye karşılık verdi.約蘭說 、 我們從 那 條路 上去 呢 。 回答 說 、 從以 東曠野 的 路 上去
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Chúng ta quan hệ nhiều hơn so với những người bạn đong đưa độc thân của ta -- tin hay không
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Facciamo l'amore più spesso dei nostri amici single sessualmente più liberi, che ci crediate o no.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Kita lebih sering berhubungan seks daripada teman-teman kita yang lajang -- percaya atau tidak.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Máme víc sexu než naši single přátelé střídající partnery -- věřte nebo nevěřte.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Mamy więcej seksu niż nasi pełni życia samotni przyjaciele, wierzcie lub nie.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Nous avons plus de rapports sexuels que nos supposés amis célibataires branchés -- croyez-le ou non.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Temos mais relações sexuais do que os nossos amigos solteiros -- acreditem ou não.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Többet szexelünk mint az állítólag szexuálisan szabad szingli barátaink -- hiszi vagy sem.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Vi har mer sex än våra antaget partnerbytande singelvänner-- tro det eller ej.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.We hebben meer seks dan onze zogezegde swinging alleenstaande vrienden -- geloof het of niet.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Wir haben mehr Sex als befreundete Singles, die ja alle angeblich Swinger sind - ob Sie's glauben oder nicht.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Вірите чи ні, але ми кохаємося частіше, ніж наші "активні" самотні друзі.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz. İster inanın ister inanmayın.Правят повече секс, отколкото нашите уж хойкащи свободни приятели, вярвате или не.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz.아마도 우리는 활기차고 멋진 싱글 친구들보다 더 많은 섹스를 할 것입니다--
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz.Tenemos más sexo que nuestros amigos solteros y en teoría activos,
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz.У нас больше секса, чем у наших предположительно живущих полной жизнью одиноких друзей.
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz.יש לנו יותר סקס מאשר לחברינו, הרווקים המתהוללים-לכאורה -
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz.والكثير من الجنس اكثر من أصدقاءنا الغير متزوجين
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz.夜遊びが好きそうな未婚の友人よりも セックスの回数も多くなります
Sözümona her yönden sekse açık bekar arkadaşlarımızdan daha çok seks yapıyoruz.我哋會啤 單身嘅朋友有更健康嘅性生活
Şüphesiz, hayatlarımızı birçok yönden değiştiren etkili, önemli bir an.Eindeutig ein sehr nachhaltiger Moment, und er veränderte unser Leben in vielerlei Hinsicht.
Şüphesiz, hayatlarımızı birçok yönden değiştiren etkili, önemli bir an.În mod evident un moment foarte profund, şi ne-a schimbat vieţile în multe feluri.
Şüphesiz, hayatlarımızı birçok yönden değiştiren etkili, önemli bir an.Je jasné, že to bol naozaj hlboký moment a že to zmenilo naše životy mnohými spôsobmi.
Şüphesiz, hayatlarımızı birçok yönden değiştiren etkili, önemli bir an.정말로 너무나도 엄청난 순간이었으며 이 일은 여러 방면에서 우리의 삶을 바꾸어놓습니다.
Şüphesiz, hayatlarımızı birçok yönden değiştiren etkili, önemli bir an.Obviamente fue momento muy profundo que cambió nuestras vidas en varios aspectos.
Şüphesiz, hayatlarımızı birçok yönden değiştiren etkili, önemli bir an.Očividně velice hluboký okamžik, který změnil náš život v mnoha rovinách.