Biz sorunu her yönden düşünmeliyiz.We must consider the question from every aspect.
Bu yönden binaya erişim yok.There is no access to the building from this direction.
İngiltere birçok yönden Japonya'ya benzer.England resembles Japan in many respects.
Modern arabalar birçok yönden eski olanlardan farklıdır.Modern cars differ from the early ones in many ways.
Japonya ve Çin, pek çok yönden birbirinden farklıdır.Japan and China differ from each other in many ways.
Japonlar Amerikalılardan birçok yönden farklıdır.Japanese differ from American in many respects.
Birçok yönden büyük.He is great in many ways.
O ekonomik yönden ebeveynlerinden bağımsız.He is economically independent of his parents.
Kendisi maddi yönden anne-babasına bağımlı değil.He is economically independent of his parents.
Birçok yönden bana benzerdi.She was similar to me in many ways.
Onun gittiği yönden onun şehre doğru gittiğini söyleyecektim.From the direction that he was going in, I would say he was headed to town.
Hükümet her yönden eleştiriliyor.The government is being criticized from all sides.
Birçok yönden benden farklısın.You differ from me in many ways.
Tom zihinsel yönden rahatsızdır.Tom is mentally disturbed.
Hayata her zaman olumlu yönden bak.Always look on the bright side of life.
Bu kitap birçok yönden eşsizdir.This book is unique in many ways.
Markku bana birçok yönden yardımcı oldu.Markku has helped me in many ways.
Birçok yönden zaman paradan daha değerlidir.In many ways time is more valuable than money.
Birçok yönden Tom gibisin.You're like Tom in many ways.
Tom bana Mary'nin duygusal yönden kararsız olduğunu söyledi.Tom told me Mary was emotionally unstable.
Köylülerin durumu birçok yönden on yıl öncesine göre daha iyi.The situation of the villagers is better than ten years ago in many ways.
Ses bu yönden geldi.The sound came from that direction.
Biz bu yönden gidiyoruz.We're going this way.
Tom birçok yönden sana benziyor.Tom is a lot like you in many ways.
Birçok yönden onlara benziyorsun.You're like them in many ways.
Birçok yönden ona benziyorsun.You're like him in many ways.
Duygusal yönden perişan insanlarla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.I don't know how to talk to emotionally distraught people.
O her yönden rakiplerini geçer.He surpasses his rivals in all ways.
Her iki yönden de heyecanlıyım.I'm excited either way.
Tom birçok yönden bana yardımcı oldu.Tom has helped me in many ways.
Sami karşı yönden geliyordu.Sami was coming in the opposite direction.
Tom bana birçok yönden ilham verdi.Tom has inspired me in many ways.
Uyku birçok yönden önemlidir.Sleep is important in many ways.
Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz.We have been squeezed but not smashed. We have been baffled but not desperate.
Tom, Mary'nin hangi yönden geleceğini bilmiyordu.Tom didn't know which direction Mary would be coming from.
İlk Alice kitabının büyük ticari başarısı Dodgson'un hayatını birçok yönden değiştirmiştir.The overwhelming commercial success of the first Alice book changed Dodgson's life in many ways.
Bir mekânı oluşturmak için onun mutlaka her yönden kesin engellerle sınırlanmış olması gerekmez.Not being fearful, to giving his all on every play."
Büyüdüğü bu edebi ve sanatsal yönden zengin ortam daha sonra yazılarını etkiledi.Growing up in this rich artistic and literary environment influenced Ende's later writing.
Bu yönden Budapeşte (Buda-Peşte) ile benzerlik gösterir.For Bhālacandra as a distinct form worshipped.
Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler.Play media Evolution influences every aspect of the form and behaviour of organisms.
Dolaylı Güneş ışığı saçılması iki yönden gelir.Indirectly scattered sunlight comes from two directions.
Filmin hikâyesi birçok yönden Stanley Kubrick'in Full Metal Jacket'ını anımsatmaktadır.The episode parodies several scenes from Stanley Kubrick's Full Metal Jacket (1987).
Utah'taki Camp Douglas kalesinde konuşlanan askerler birçok yönden kavgacı olarak nam salmışlardır.In many ways, the soldiers stationed at Fort Douglas were spoiling for a fight.
İkisi de her yönden birbirinin karşıtıdır.The two rows are then compared to each other by every word.
Mumlar biyolojik yönden önemlidir.The shape has biological significance.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.This also improved his financial circumstances somewhat.
Tip II enzimler tip I enzimlerden birkaç yönden farklıdır.Typical type II restriction enzymes differ from type I restriction enzymes in several ways.
Hamlet birkaç farklı yönden, zamanının drama yazım adetlerinden ayrılır.Hamlet departed from contemporary dramatic convention in several ways.
Bilhassa Güneybatı yönden esen rüzgar egemenliğini gösterir.In common with the rest of the United Kingdom, wind prevails from the south-west.
Ne yönden bakarsak bakalım, biz istediğimizi yaptık.And look at what we did.
Bu yönden Kiralık Konak kitabına ilk selamını verir ama son işaret değildir.In a way, I suppose, it's also our farewell album, although it might not be our last one.
Eldivan ilçesi ile irtibatı genellikle idari yöndendir.Garment construction is usually guided by a pattern.
57. ve 69. Sovyet Orduları, gün ışıyana kadar kente üç yönden baskı uyguladılar.The 57th & 69th Armies pushed in from three sides with the coming of daylight.
Eleştiri her yönden yapılabilir.It can be tessellated in all directions.
Bunların yanında görsel yönden de her türlü seçenek oyuncuya sunulmuştur.All will be judged according to their deeds.
Ama asla kendileri mit değildir çünkü derinlikten, kutsal anlamdan ve dini yönden yoksundurlar.He is never abstract but is true to the objects and their divine order.
Bu yönden bakıldığında Jüpiter, tek kutuplu jenaratör adı verilen aygıta çok benzerdir.In this respect Jupiter is similar to a device called a Unipolar generator.
Haberciler ve fotoğrafçılar bölgeye her iki yönden aceleyle doluşur.Members and Ministers rush to the Chamber from all sides.
Tiyatro eğitimi aldı ancak ekonomik yönden daha iyi bir kariyer yapmak için bıraktı.He studied theater but dropped out to focus on an economics degree.
Ülkenin Dalmaçya kıyıları karstik yönden zengindir.Kashmiri regions in the north are equally rich in folklore.