Her iki saatte bir ağlayarak uyanıyorum.Просыпаясь с плачем каждые два часа.
Her iki saatte bir ağlayarak uyanıyorum.אני מתעורר בבכי כל שעתיים.
Her iki saatte bir ağlayarak uyanıyorum.واستيقظ باكياً كل ساعتين
Her iki saatte bir ağlayarak uyanıyorum.今回のTEDのテーマは成功への重大なヒントを与えてくれました
Herkes ayný saatte çađýrýldý.Μιλάω σοβαρά, πρέπει να βρω δουλειά!
Herkes ayný saatte çađýrýldý.- Здравейте.- Здравейте, какво ще желаете?
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.Det började för flera år sedan. En sen kväll när jag satt på tunnelbanan, på väg hem, och funderade.
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.Het startte enkele jaren geleden toen ik "s avonds in de metro zat na te denken.
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.Kilka lat temu, późno w nocy jechałam do domu metrem i myślałam.
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.모든 것은 몇 년 전에 시작되었어요 어느 늦은 밤, 저는 지하철에서 집으로 가는 중이었고, 생각 중이었어요
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.Szóval jópár évvel ezelőtt késő este ülök a metrón, utazom hazafelé és gondolkodom.
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.Tudo começou há uns anos, numa noite em que voltava para casa de metropolitano, e pus-me a pensar.
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.Έτσι άρχισαν όλα, πριν λίγα χρόνια, αργά ένα βράδυ που καθόμουν στο μετρό, επιστρέφοντας σπίτι και σκεφτόμουν.
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.Всичко започна преди няколко години късно една вечер, когато пътувах в метрото за вкъщи, и си мислех по пътя.
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.Так всё и началось несколько лет назад, поздно ночью, когда я ехала в метро домой и думала.
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.Так все і почалося кілька років тому пізно ввечері, коли я їхала метром додому і думала.
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.אז הכל התחיל לפני כמה שנים, מאוחר בערב אחד כשישבתי ברכבת התחתית, ונסעתי הביתה, וחשבתי.
Herşey birkaç yıl önce başladı, bir gece geç bir saatte metroda eve giderken o arada düşünüyordum.夜遅くに帰宅途中の地下鉄で 考え事をしていた時でした 私には考えすぎて言葉が出なくなる癖があります
Hidrojen bombası tasarlıyorlardı. Ama bir gece, geç saatte birisi sonunda bir bomba çizdi.Están diseñando bombas de hidrógeno.Pero alguien en la bitácora, tarde una noche, finalmente dibujó una bomba.
Hidrojen bombası tasarlıyorlardı. Ama bir gece, geç saatte birisi sonunda bir bomba çizdi.Αλλα κάποιος στο ημερολόγιο καταγραφής, αργά ένα βράδυ, τελικά έριξε μια βόμβα.
Hızını 280 kilometre bölü saatten, 78 metre bölü saniyeye burada çevirmiştim.280km/h 또는 78m/s 까지 가속하게 될 때, 얼마나 이동하게 될까요?
Hızını 280 kilometre bölü saatten, 78 metre bölü saniyeye burada çevirmiştim.Ето тук преобразувах мерните единици.
Hızını 280 kilometre bölü saatten, 78 metre bölü saniyeye burada çevirmiştim.עד ל 280 ק"מ/שעה או ל 78 מטר/שניה כפי שחשבנו את ההמראה קודם.
Hızını 280 kilometre bölü saatten, 78 metre bölü saniyeye burada çevirmiştim.الى 280 كم / الساعة ... او الى 78 م/ث .. اقوم بتحويلها في اليمين هنا
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.저희들은 2달 동안에 바깥 세상과 - 불과 2시간 미만의 양방향 통신을 했었지요.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.Am avut sub două ore de comunicaţii cu lumea exterioară în două luni de zile.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.Chúng tôi chỉ có ít hơn 2 tiếng đồng hồ để liên lạc hai chiều với thế giới bên ngoài trong hai tháng.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.In due mesi abbiamo comunicato con il mondo esterno per meno di due ore.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.Kami hanya memiliki waktu kurang dari dua jam untuk berkomunikasi dengan dunia luar dalam waktu 2 bulan.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.Két hónap alatt kevesebb mint két órányi kétirányú kapcsolatunk volt a külvilággal.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.Mieliśmy mniej niż dwie godziny komunikacji ze światem zewnętrznym przez dwa miesiące.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.On a eu moins de deux heures de communication avec le monde extérieur en deux mois.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.Tivemos menos de duas horas de comunicação bidirecional com o mundo exterior, em dois meses.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.Tuvimos menos de dos horas de comunicación con el mundo exterior en dos meses.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.We hadden minder dan 2 uur tweeweg-communicatie met de buitenwereld in twee maanden.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.Wir hatten weniger in zwei Monaten weniger als zwei Stunden wechselseitiger Kommunikation mit der Außenwelt.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.Имахме по-малко от 2 часа комуникация със света за два месеца.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.У нас було менше, ніж дві години двостороннього спілкування із зовнішнім світом за два місяці.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.У нас было меньше пары часов двусторонней связи с остальным миром на два месяца.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.היה לנו פחות משעתיים של תקשורת דו כיוונית עם העולם החיצון במשך חודשיים.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.لدينا أقل من ساعتين طريقتان للتواصل مع العالم الخارجي في شهرين.
İki ay boyunca, dış dünyayla karşılıklı olarak... ...iki saatten az iletişim kurabildik.やり取りができたのは2時間もありませんでした 最終的に、時間切れになりました
İkinci saatte 0.965'in ikinci kuvvetini 100 ile çarparız.시간 2에서는, 0.965의 2제곱 곱하기 100입니다
İkinci saatte 0.965'in ikinci kuvvetini 100 ile çarparız.En la segunda hora, 0.965 poder segundo veces 100.
İkinci saatte 0.965'in ikinci kuvvetini 100 ile çarparız.In der zweiten Stunde 0,965 hoch 2 mal 100.
İkinci saatte 0.965'in ikinci kuvvetini 100 ile çarparız.Ve druhé hodině, 0,965 na druhou krát 100.
İkinci saatte 0.965'in ikinci kuvvetini 100 ile çarparız.W drugiej godzinie, 0,965 do drugiej potęgi, razy 100.
İkinci saatte 0.965'in ikinci kuvvetini 100 ile çarparız.През втория час - 0.965 на степен 2-ра, умножено по 100.
İlginç bir veri. Saatte 6 kilometre.Aquí hay otro problema que fue enviado por [?
İlk problem için, bir radyoaktif maddenin saatte %3.5 oranında azaldığını varsayalım.첫 번째로 방사성 물질이 시간당 3.5%씩 붕괴된다고 합시다
İlk problem için, bir radyoaktif maddenin saatte %3.5 oranında azaldığını varsayalım.Also das erste Problem ist: Eine radioaktive Substanz zerfällt mit einer Rate von 3,5 % pro Stunde.
İlk problem için, bir radyoaktif maddenin saatte %3.5 oranında azaldığını varsayalım.Takže první problém: předpokládejme, že radioaktivní látka se rozkládá v míře 3,5% za hodinu.
İlk problem için, bir radyoaktif maddenin saatte %3.5 oranında azaldığını varsayalım.Zatem to jest pierwszy problem, rozważmy radioaktywną substancję rozpadającą się w tempie 3,5% na godzinę.
İlk problem için, bir radyoaktif maddenin saatte %3.5 oranında azaldığını varsayalım.Тази първа задача предвижда разпадането на радиоактивно вещество със скорост 3,5% в час.
İlk saatte 0.965'in birinci kuvvetini 100 ile çarparız시간 1에서는, 0.965의 1제곱 곱하기 100이었죠
İlk saatte 0.965'in birinci kuvvetini 100 ile çarparızAsí en la primera hora, tenemos 0.965 al primer energía, épocas 100.
İlk saatte 0.965'in birinci kuvvetini 100 ile çarparızV první hodině máme 0,965 umocněno na prvou krát 100.
İlk saatte 0.965'in birinci kuvvetini 100 ile çarparızWir haben also in der ersten Stunde, 0,965 zum ersten macht, mal 100.
İlk saatte 0.965'in birinci kuvvetini 100 ile çarparızW pierwszej godzinie, mamy 0,965 do pierwszej potęgi, razy 100.
İlk saatte 0.965'in birinci kuvvetini 100 ile çarparızВ първия час имаме 0.965 на степен 1, умножено по 100.