Aralıksız yağmur yağdı.It rained nonstop.
Aralık ayında Bali'de hava son derece sıcak ve nemlidir.It is extremely hot and humid in Bali in December.
Otobüsler 20 dakikalık aralıklarla çalışıyor.Buses are running at 20 minute intervals.
Kapı aralık bırakıldı.The door was left ajar.
Ağaçlar otuz metre aralıkla ekilir.The trees are planted at intervals of thirty meters.
Volkan düzenli aralıklarla püskürür.The volcano erupts at regular intervals.
Onun hepsi Montgomery'de, Alabama'da 1 Aralık 1955 'te başladı.It all started in Montgomery, Alabama, on December 1, 1955.
Noel, 25 Aralık'tadır.Christmas Day is December 25th.
Aralık için oldukça sıcak olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it is rather warm for December?
Gelecek aydan sonraki ay Aralıktır.The month after next is December.
Ben arkadaşımın evinini aralıklarla ziyaret ederim.I visit my friend's house at intervals.
Toplantılar belli aralıklarla gerçekleştirildi.The meetings were held at intervals.
Japonya, Aralık 1941'de ABD'ye savaş ilan etti.Japan declared war on the United States in December, 1941.
Japonlar 7 Aralık 1941 tarihinde Pearl Harbor'a saldırdı.The Japanese attacked Pearl Harbor on December 7, 1941.
O, bugünden itibaren bir hafta sonra geri dönecek, yani, 10 Aralıkta.He will be back a week from today, that is, on December 10.
Aralık ayında soğuk bir gecede öldü.She died on a cold night in December.
Onlar arasındaki aralık daraldı.The gap between them has narrowed.
Maciek karısını aralık ayında kaybetti.Maciek lost his life in December.
Noel 25 Aralıktadır.Christmas is December 25th.
Reçete edilen aralıklarla ilacını iç.Drink your medicine at the prescribed intervals.
13 Aralık 1981'de Polonya'da sıkıyönetim ilan edildi.On December 13, 1981 martial law was declared in Poland.
Aralıkta 31 gün vardır.There are 31 days in December.
Aralık 1989'da, askerleri Panama'ya gönderdi.In December 1989, he sent troops to Panama.
Aralık 1941 yılında, Amerika Birleşik Devletleri savaştaydı.In December 1941, the United States was at war.
O yılın aralık ayında, yeni bir anayasa kabul edildi.In December of that year, a new Constitution was adopted.
O gün aralıklarla bütün gün yağmur yağdı.That day, it rained on and off all day.
27 Aralık 1923'te, veliaht prens Daisuke Namba tarafından vuruldu.On December 27th 1923, the crown prince was shot by Daisuke Namba.
Biz aralık ayında veya belki şubat ayında biraz kar alacağız!We'll take some snow in December, or maybe February!
Benim parmaklarım her sözcüğü telâffuz eder, her aralık ve her aksan.My fingers pronounce every word, every pause and every accent.
Sonuç olarak dünya 21 Aralıkta sona ermedi gibi görünüyor.It looks like the world didn't end on December 21st after all.
Yağmur üç gün boyunca aralıksız yağdı.It rained continuously for three days.
24 Aralık Noel arefesidir.December 24th is Christmas Eve.
3 Aralık Uluslararası Engelliler Günüdür.December 3 is the International Day of Persons with Disabilities.
Isaac Newton 25 Aralık 1642'de doğdu.Isaac Newton was born on December 25, 1642.
Noel Günü her yıl 25 Aralık gününe denk gelir.Christmas Day falls on December 25th every year.
Aralık seküler takvimin son ayıdır.December is the last month of the secular calendar.
Aralıksız olarak yağmur yağıyor.It rains incessantly.
Sadece on üç saat aralıksız çalıştım.I just worked 13 hours straight.
Tom ve ekibi işi bitirmek için yirmi dört saat aralıksız çalıştı.Tom and his team worked around the clock to get the job finished.
Bu şarkıyı bu sabahtan beri aralıksız dinliyorum.I've been listening to this song on repeat since this morning.
Kapı aralık.The door is ajar.
Tom kapıyı biraz aralık bıraktı.Tom left the door open a crack.
Bir aralık gecesinde birbirimizi öptük.We kissed each other on a December night.
O Avustralya'ya taşınana kadar yarı düzenli aralıklarla buluştuk.We dated on a semi regular basis until she moved to Australia.
Yazılımınızın düzenli aralıklarla güncellenmesi gerek.Your software needs to be updated periodically.
Evin kapısı aralıktı.The door to the house was ajar.
Gittiğiniz zaman kapıyı aralık bırakın.Leave the door ajar when you go.
Yirmi beş Aralık Noel'in ilk günüdür.The twenty-fifth of December is the first day of Christmas.
Sovyetler Birliği 26 Aralık 1991'de dağıldı.The Soviet Union was dissolved on December 26, 1991.
Wassily Kandinsky, 16 Aralık 1866'da Moskova'da doğdu.Wassily Kandinsky was born on the 16th of December 1866 in Moscow.
Japonya, 1941'in Aralık ayında ABD'ye savaş ilan etti.Japan declared war on the United States in December of 1941.
Geçen aralık ayının çok karlı olduğunu hatırlıyorum.I remember that last December was very snowy.
Tom aralıksız 3 saat çalıştı.Tom worked for three hours straight.
Yeni yasa aralık ayında yürürlüğe girecek.The new law will take effect in December.
Tom kilo vermek için aralıklı oruç diyeti yapıyor.Tom is doing intermittent fasting to lose weight.
Pencereyi aralık bırak.Leave the window ajar.
Noel 25 Aralık'tadır.Christmas is on December twenty-fifth.
Avustralya'da, aralık ayında çok nadiren kar yağar.In Australia, it very rarely snows in December.
Ruh hâlinizin kısa aralıklarla sık sık değiştiğini gözlemliyor musunuz?Do you find that your mood changes frequently in short periods of time?
(Aralık 2009) Yazlık (Haziran 2011) Memleketi Ben Kurtaracağım!(December 2009) Yazlık (June 2011) Memleketi Ben Kurtaracağım!