Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.Pentru că ne aduce ce e mai rău din cele două lumi.
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.Perché la legge offre il peggio dei due mondi.
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.Ponieważ łączy ono w sobie wszystko co najgorsze.
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.Porque nos da lo peor de los dos mundos.
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.Pretože nám dáva to najhoršie z najhoršieho.
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.Protože přináší to nejhorší z obou světů.
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.Vì luật pháp cho chúng ta điều tồi tệ nhất của cả 2 thế giới.
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.Weil es uns das Schlechteste von beiden Seiten zeigt.
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.Γιατί μας δίνει τα χειρότερα των δύο κόσμων:
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.Защото той ни дава най-лошото и от двата свята.
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.Потому что законы сочетают в себе худшее в двух принципах.
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.כיוון שהוא נותן לנו את הרע מכל העולמות.
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.لانه يجعلنا نعيش في اسوء عالم يمكن ان نعيش فيه
Cunku bize iki acidan da en kotuyu sunuyor.手当たり次第に 誰もがほぼあらゆることを訴えて
Çünkü bu en yoksul ülkelere yardım için finansal açıdan bizim daha çok şey yapmamız gerekiyor.의미가 아니고 우리는 가난한 국가들을 재정적으로 더 도와줘야 한다는 말이고 그것은 즉 하나밖에 없는 이 지구에 사는 모든
Çünkü bu en yoksul ülkelere yardım için finansal açıdan bizim daha çok şey yapmamız gerekiyor.لأنه في الحقيقة في إمكاننا فعل المزيد مادياً، لمساعدة الدول الفقيرة، و لكن ما يعنيه أنه هناك إهتماماً متوازياً
Çünkü bu en yoksul ülkelere yardım için finansal açıdan bizim daha çok şey yapmamız gerekiyor.より経済援助が必要なのですから それは1つの地球上に住む市民 それぞれのニーズが 平等に配慮される ということです
Dar açı, dik açıdan daha küçük olan açıdır. .En spids vinkel har en størrelse, der er mindre end en ret vinkel.
Dar açı, dik açıdan daha küçük olan açıdır. .예각이란 직각보다 작은 값을 가지는 혹은 직각보다 작은 각을 뜻합니다
Dar açı, dik açıdan daha küçük olan açıdır. .Ostrý úhel má větší sevření. To znamená, že je menší než pravý úhel.
Dar açı, dik açıdan daha küçük olan açıdır. .Takže ostrý uhol je taký uhol, ktorý je menší ako pravý uhol.
Dar açı, dik açıdan daha küçük olan açıdır. .Un angolo acuto ha una misura o meglio, è più piccolo di un angolo retto.
Dar açı, dik açıdan daha küçük olan açıdır. .Итак, величина острого угла меньше, чем у прямого угла.
Dar açı, dik açıdan daha küçük olan açıdır. .Остър ъгъл е всеки ъгъл, който е по-малък от правия ъгъл.
Dar açı, dik açıdan daha küçük olan açıdır. .اذاً الزاوية الحادة يكون قياسها او انها اصغر من الزاوية القائمة
Dar açı, dik açıdan daha küçük olan açıdır. .直角より小さいです。 ラジアンや度の
Dar açı ve geniş açıdan başka bir de dik açı var. .이제 둔각 하나와 사이의 무언가, 바로 직각이죠.
Dar açı ve geniş açıdan başka bir de dik açı var. .Masz rozwarty kąt i kąt pomiędzy, który jest kątem prostym.
Dar açı ve geniş açıdan başka bir de dik açı var. .Vi kan kigge på, hvad der sker, hvis vinklen i side-side-vinkel er en ret vinkel.
Dar açı ve geniş açıdan başka bir de dik açı var. .لدينا زاوية منفرجة وشيئ ما بينها هي زاوية قائمة، حيث ان
dayların başarıları pek çok açıdan bek-Bουλγαρία piροσδοκία.
dayların başarıları pek çok açıdan bek-es progrès des pays candidats dépassent
dayların başarıları pek çok açıdan bek-n majoritatea cazurilor,realizările ţărilor
dayların başarıları pek çok açıdan bek-Országonkénti felsorolás
dayların başarıları pek çok açıdan bek-osežki kandidatk so v več pogledih
dayların başarıları pek çok açıdan bek-spechy kandidátov prekročili v mno-
dayların başarıları pek çok açıdan bek-spěchy kandidátů v mnoha ohle-
dayların başarıları pek çok açıdan bek-> zintegrowane zapobieganie i kontrolazanieczyszczeń,
dayların başarıları pek çok açıdan bek-остиженията на кандидатите в много
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.E molte delle mie esperienze assomigliano a degli specchi in qualche modo.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.제 경험의 상당 부분은 어떤 면에서 거울을 닮았습니다.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.La plupart de mes expériences correspondent plus ou moins à des miroirs.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.Multe din experienţele mele seamănă cu oglinzile într-un fel.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.Và đó là cách tôi làm việc đó. Và rất nhiều kinh nghiệm của tôi giống như gương theo một cách nào đó
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.Viele meiner Erfahrungen sind in gewisser Weise Spiegeln ähnlich.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.Większość moich eksperymentów przypomina w pewien sposób lustro.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.Y muchas de mis experiencias se asemejan a espejos de algún modo.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.Και πολλές από τις εμπειρίες μου μοιάζουν κατά κάποιο τρόπο με καθρέφτες.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.В основном, мои впечатления чем-то напоминают зеркала.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.Много от преживяванията ми напомнят огледала по някакъв начин.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.והרבה מההתנסויות שלי דומות למראות בדרך מסויימת.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.والكثير من خبراتي تشبه المرايا في بعض الطريق.
Deneyimlerimin çoğu birçok açıdan aynalara benziyor.鏡を思わせるところがあります 鏡は 自らの行為者としての可能性と
Devrimlerin hakim olduğu dönemlerdi. Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.C'était une époque révolutionnaire, une véritable effervescence politique :
Devrimlerin hakim olduğu dönemlerdi. Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.To byłe bardzo przewrotowy czas, czas wzburzenia politycznego.
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.Čas politického vzbúrenia.
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.Det var et politisk røre, kan man sige
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.Es gärte politsch, sozusagen -
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.Havia muita agitação política, melhor dizendo.
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.말하자면 정치적으로 난리였던 때입니다.