Onun yüzü acıdan şekil değiştirmişti.His face is distorted by pain.
Birbirimizle birçok açıdan iletişim kurabiliriz.We can communicate with each other in many ways.
Bu soruna farklı bir açıdan yaklaşalım.Let's approach this problem from a different aspect.
Bu probleme farklı bir açıdan yaklaşalım.Let's approach this problem from a different aspect.
Bu açıdan onun gerisine düştüm.I fall behind him in this respect.
Her şeye parasal açıdan bakıyorsun.You see everything in terms of money.
Onun yüzü acıdan burkulmuştu.His face was twisted with pain.
Acıdan aklını kaybetti.He's out of his mind with pain.
Mali açıdan bağımsız oldu.He became financially independent.
O acıdan dolayı ağlıyordu.She was weeping with pain.
Probleme farklı bir açıdan yaklaş.Approach the problem from a different angle.
O, mali açıdan karısına bağımlıdırHe's financially dependent on his wife.
Katiller ve hırsızlar her açıdan gelebilir.Murderers and thieves can come from any angle.
Buna farklı bir açıdan yaklaşalım.Let's approach this from a different angle.
İnsanları parmakla göstermek toplumsal açıdan kabul edilebilir bir şey değildir.It is not socially acceptable to point at people.
Neden bazı insanlar et yemenin manevi açıdan yanlış olduğunu düşünüyor?Why do some people consider it morally wrong to eat meat?
O bacağını kırdığında acıdan bağırıyordu.When he broke his leg he was screaming out in pain.
Mali açıdan ona yardım ettik.We helped him financially.
Bu çevirinin tarihsel açıdan doğru olduğunu söyleyebilirsin.You could say this translation is historically accurate.
Tom haftalar süren acıdan sonra öldü.Tom finally succumbed after weeks of suffering.
Mali açıdan güvenliyim.I'm financially secure.
Mali açıdan güvendeyim.I'm financially secure.
Birçok açıdan farklılık gösterirler.They differ in many respects.
Pek çok açıdan benzemezler.They differ in many respects.
Erkek ve kadınlar birçok açıdan tamamen farklıdırlar.In many respects, women and men are totally different.
Soruna başka bir açıdan yaklaşmaya karar verdim.I've decided to approach the problem from another angle.
Soruna daha farklı bir açıdan yaklaşalım.Let's approach the problem from a different angle.
Bu, etnik açıdan farklı bir okul.It is an ethnically diverse school.
İki komşu ülke her açıdan birbirinden farklıdır.The two neighbouring countries differ from each other in all respects.
Tom'un olaya bu açıdan bakacağını sanmıyorum.I doubt if Tom would see it that way.
Bu, bilimsel açıdan son derece sağlam.This is quite sound from a scientific aspect.
Senin ruhsal açıdan bir dengesiz olduğuna inanmıyorum.I don't believe that you're mentally unbalanced.
Ben her açıdan başarısız oldum.I've failed in every respect.
Fiziksel ve mental açıdan güçlenmek istiyorum.I want to become both physically and mentally stronger.
Edebi açıdan bakıldığında, kitap en üst düzeyde değil.From a literary perspective, the book is not at the highest level.
Gelgitli, uzatmalı ilişkiler duygusal açıdan bezdirici olabilir.On-again, off-again relationships can be emotionally draining.
Sorunu farklı bir açıdan düşüneceğiz.We will consider the problem from a different angle.
Farklı açıdan düşünelim.Let's think outside the box.
Ekonomik açıdan anlamsız.It doesn't make economic sense.
O, finansal açıdan sadece kendini değil ailesini de mahvetti.He has financially ruined not only himself but his family.
Belirli bir açıdan bakarsanız aslında o oldukça güzel.It's actually quite pretty if you look at it from a certain angle.
Hangi açıdan?From which point?
Buna geniş açıdan bakalım.Let's look at this in perspective.
Buna başka bir açıdan bakalım.Let's take a look at this from another angle.
Biz birçok açıdan onlara yardım ederiz.We help them in a lot of ways.
Mali açıdan sorumlu olmak zorundayız.We have to be financially responsible.
Her açıdan baktık.We've looked at every angle.
Birbirimize birçok açıdan yardımcı olabileceğimizi biliyorum.I know we can help each other in many ways.
Sami teknik açıdan iyi bir doktordu ama alkol bağımlılığı onun çalışmasını engelledi.Sami was technically a good doctor, but his alcohol abuse prevented him from practising.
O, 30 yaşın üstünde ama yine de mali açıdan ailesine bağlı.He's over 30 but still financially dependent on his parents.
O birçok açıdan beni çok şaşırttı.She really surprised me in a lot of ways.
Romalılar, antik çağın teknolojik açıdan en ileri medeniyetlerinden biriydi.The Romans were one of the most technologically advanced civilizations of antiquity.
Düşük açıdan çekim yapmak bacaklarınızı daha uzun gösterir.Shooting from a low angle makes your legs appear longer.
Birçok açıdan, Tom babasına benzer.In many respects, Tom resembles his father.
om pek çok açıdan babası gibidirTom is like his father in many respects.
Skura'nın bakış açısına göre Yanni her açıdan dört dörtlük bir erkekti.In Skura's perspective, Yanni was the total package.
Bir açıdan sen de haklısın.In a way, you're right, too.
Ticari açıdan fiyaskoydu.It was a commercial flop.
Pek çok açıdan, Wallis'ın zamanlaması harikaydı.In many ways, Wallis' timing was excellent.
Ergonomik açıdan da bu tank bayağı iyiydi.Ergonomically the tank was quite good also.