numara ile cümle

numara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O hasta numarası yaptı.He pretended to be sick.
Sosyal güvenlik numaranızı isteyebiliriz.We may ask for your social security number.
Tom'un numarasını yazdın mı?Did you write down Tom's number?
Numarayı yazdın mı?Did you write down the number?
Plaka numarasını yazdın mı?Did you write down the license plate number?
Bende Tom'un numarası yok.I don't have Tom's number.
Sana telefon numaramı söylemeyi unuttum.I forgot to tell you my phone number.
Bana Tom'un telefon numarasını bildiğin söylendi.I was told that you know Tom's telephone number.
Kaç numara kask giyiyorsun?What size helmet do you wear?
Mary'ye John'un numarasını Tom'un verdiğini düşündüm.I thought Tom would give Mary John's phone number.
Tom'un Mary'ye telefon numaranı vereceğini düşündüm.I thought Tom would give Mary your phone number.
Uyukluyormuş numarası yaptı.She pretended to be asleep.
Telefon numaramı ister misiniz?Would you like my phone number?
Adını ve rozet numaranı istiyorum.I want your name and badge number.
Onu aramak istiyorum. Onun numarası sende var mı?I want to call him. Do you have his number?
Bütün erkek çocuklarının senin telefon numaranı istediğine bahse girerim.I bet all the boys want your phone number.
Onun numara yaptığını sanmıyorum.I don't think she's faking.
Bence o numara yapıyor.I think she's faking.
O her zaman telefon numaramı unutur.She always forgets my telephone number.
Onun numarasını ezberledin mi?Have you memorized his number?
Lütfen bana bankanın numarasını söyle.Please tell me the bank's number.
Plastik torba bir numaralı halk düşmanı haline gelmiştir.The plastic bag has become public enemy number one.
Tom, Mary'ye telefon numarasını verdi.Tom gave Mary his telephone number.
Telefon rehberinde numarayı kontrol edin.Check the number in the phone book.
Telefon rehberinde numarayı ara.Look up the number in the phone book.
Onun telefon numarasını aldım.I got her phone number.
O bana telefon numaramı sordu.He asked me for my phone number.
Tom'dan telefon numarasını istedim.I asked Tom for his phone number.
Neden bana numaranı vermiyorsun ve ben seni ararım?Why don't you give me your number and I'll call you?
Bana numaranı versene, seni ararım.Why don't you give me your number and I'll call you?
Bana kendi telefon numarasını verdi.She gave me her phone number.
Bana telefon numarasını verdi.He gave me his phone number.
O bana telefon numarasını verdi.He gave me his phone number.
Telefon numaramı ona verdim.I gave him my phone number.
Bana telefon numaranı verebilir misin?Can you give me your phone number?
İşte Tom'un numarası.Here's Tom's number.
Bu numarayı ara.Call this number.
Bir numara seç.Pick a number.
Bu numaradır.That's the number.
Tom'un numarasını çevirdim.I dialed Tom's number.
Odam üçüncü katta on dört numara.My room is number fourteen on the third floor.
Tom'a numaranı verme.Don't give Tom your number.
Tom'un numarasını bilmiyorum.I don't know Tom's number.
Ben numarayı tanımıyorum.I don't recognize the number.
Üzgünüm numarası yapmayacağım.I won't pretend I'm sorry.
Numara ne yazık ki meşgul.The number is unfortunately busy.
Numara yapıyordun, değil mi?You were pretending, weren't you?
Telefon numaramı istemiyor musun?Don't you want my phone number?
Maalesef, yanlış numarayı arıyorsunuz.Sorry, you're calling the wrong number.
Numaranı önceden Tom'a verdim.I already gave Tom your number.
Bahse girerim ki bu Mary'nin gerçek telefon numarası bile değil.I bet that's not even Mary's real phone number.
Vagon ve koltuk numarası biletin üzerinde yazılı.The car and seat number are written on the ticket.
O, 13 numara ayakkabı giyer.She wears a size 13 shoe.
Numaranı kaybettim.I lost your number.
Tom'a Mary'nin telefon numarasını verdim.I gave Tom Mary's phone number.
Onun telefon numarası sende var mı?Do you have his phone number?
Tom'un telefon numarasına sahip misin?Do you have Tom's phone number?
Sende Tom'un telefon numarası var mı?Do you have Tom's phone number?
Tom hasta olmuş numarası yaptı.Tom pretended to be ill.
Tom'un telefon numarasına sahibim.I've got Tom's phone number.

İlgili Sayfalar