nota ile cümle

nota kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O notaya çıkamıyorum!はは!無駄だな。プシーキャットは俺様のものだ!
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?Apakah Anda lihat... ...ia membalik halaman partitur?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?Avete visto che voltava le pagine della partitura?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?Czy widzieliście jak przewraca strony partytury?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?Haben Sie gesehen, wie er die Seiten in der Partitur umblättert?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?악보를 넘기는 것 보셨죠?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?L-ați văzut întorcând paginile partiturii?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?Látták a kottában lapozni?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?L'avez-vous vu tourner les pages de la partition ?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?¿Le vieron pasar las páginas en la partitura?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?Såg ni hur han vände blad på noterna?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?Viděli jste, jak obrací listy v partituře?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?Zag je hem de bladzijden van de partituur omslaan?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?Τον είδατε να γυρίζει σελίδες στην παρτιτούρα?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?Видяхте ли го как обръща страниците?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?Вы видели, как он переворачивал страницы партитуры?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?אותו הופך את דפי התווים?
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?وهو يقلب صفحات النوتة الموسيقية؟
Onu notanın sayfalarını çevirirken gördünüz mü?彼は高齢で自分で書いた曲も
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.2つの音色は同時に出せます
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Chẳng hạn như không ai làm được hai nốt nhạc một lần.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Contohnya, tidak ada yang dapat bernyanyi dua nada sekaligus.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.De exemplu, nimeni nu poate scoate două note în același timp.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.예를 들자면, 아무도 두 음을 동시에 낼 수는 없어요.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Například, nikdo nedokáže přečíst dva texty najednou
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Napríklad nikto nevie spievať dve noty naraz.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Niemand kan bijvoorbeeld twee noten tegelijk laten horen.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Ninguém consegue emitir o som de duas notas ao mesmo tempo.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Par exemple, personne ne peut faire deux notes en même temps.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Például senki sem képes két hangjegyet egyszerre megszólaltatni.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Per esempio, nessuno può fare due note nello stesso tempo.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Przykładowo nikt nie może zaśpiewać dwóch nut jednocześnie.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Till exempel klarar ingen att göra två toner samtidigt.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Zum Beispiel kann niemand zwei Töne zeitgleich erzeugen.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Για παράδειγμα, κανείς δεν μπορεί να παράγει δύο νότες ταυτόχρονα.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Наприклад, ніхто не може видати одночасно дві ноти.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.Например, никто не может взять две ноты одновременно.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.למשל, אף אחד לא יכול לעשות שני תווים בו זמנית.
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.على سبيل المثاال: لا يمكن لأي شخص إصدار نغمتين في الوقت نفسه
Örneğin, kimse aynı anda iki nota çıkaramaz.譬如,冇人可以同一個時間唱兩個音
Öyle şimdi akoru çalacağız, her notayı tek tek çalacağız ve tekrar akoru çalacağızAlso: anschlagen, die Noten einzeln zupfen und anschlagen.
Öyle şimdi akoru çalacağız, her notayı tek tek çalacağız ve tekrar akoru çalacağızAsí que vamos a: rasguear, tocar cada nota individualmente y rasguear.
Öyle şimdi akoru çalacağız, her notayı tek tek çalacağız ve tekrar akoru çalacağızCela va donner : gratter, pincer chaque corde individuellement, et gratter.
Öyle şimdi akoru çalacağız, her notayı tek tek çalacağız ve tekrar akoru çalacağızDus we gaan: aanslaan, elke noot apart spelen en weer aanslaan.
Öyle şimdi akoru çalacağız, her notayı tek tek çalacağız ve tekrar akoru çalacağızZrobimy tak: uderzenie, każdy dźwięk oddzielnie i znowu uderzenie.
Öyle şimdi akoru çalacağız, her notayı tek tek çalacağız ve tekrar akoru çalacağızСначала ударим по струнам, затем сыграем каждую ноту отдельно, и ударим снова.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.Addigra megtanultam kottát olvasni, vagy épp akkor lassan tanultam.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.Avevo imparato a leggere la musica, lo stavo lentamente imparando.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.Do té doby jsem se naučil noty... nebo pomalu jsem se učil noty.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.Ich hatte inzwischen gelernt, Noten zu lesen, bzw. war dabei, es langsam zu lernen.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.Învăţasem să citesc partituri deja, sau măcar progresasem.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.Jag hade lärt mig att läsa noter då, eller höll sakta på att lära mig noter.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.J'avais appris à lire la musique entre temps, ou lentement appris à lire la musique.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.그때까지 전 악보 보는 법을 서서히 배우고 있었습니다.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.Nauczyłem się czytać nuty, czy raczej powoli uczyłem się je czytać
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.Nessa altura já eu aprendera a ler música, estava, lentamente, a aprender a ler música.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.På det tidspunkt havde jeg lært at læse musik, eller var i hvert fald begyndt.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.Saya telah belajar untuk membaca musik pada saat itu, perlahan-lahan.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.Silloin olin jo oppinut tai hitaasti opettelemassa nuotinlukua.
O zamana gelinceye kadar nota okumayı öğrenmiştim, ya da yavaşça öğreniyordum.Tegen dan kon ik muziek leren, of begon het toch langzaamaan te kunnen.

İlgili Sayfalar