Ana içeriğe geç
Sözlük

nota ile cümle

nota kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Notalar uzun.Die Notenwerte sind lang.
Notalar uzun.Las notas son largas.
Notalar uzun.Le note sono lunghe.
Notalar uzun.Les notes sont longues.
Notalar uzun.Notele sunt lungi.
Notalar uzun.Tóny jsou táhlé.
Notalar uzun.Οι νότες είναι μακριές.
Notalar uzun.Нотите са дълги.
Notalar uzun.Ноты длинные.
Notalar uzun.リズムもほとんどありません
Nota Uzatma Bağını DeğiştirÄndra bunden not
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -E' splendido il breve sorriso con cui accompagna questa nota altissima - come per dire:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Îmi place micuțul zâmbet pe care-l are la nota cea mai înaltă -- ca şi când ar zice:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Jeg elsker det lille smil hun laver på den høje tone sådan:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -저는 그녀가 저렇게 고음을 처리할 때 살짝 미소짓는 것이 좋습니다.
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Rakastan tuota pientä hymyä, joka hänellä on juuri korkealla sävelellä, ikään kuin hän sanoisi:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Ik houd van het kleine glimlachje bij de hoogste noot -- een beetje als "Geen probleem, alles gaat goed."
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Imádom azt a kis mosolyt a magas hang tetején -- mintha azt mondaná:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.J'adore le petit sourire qu'elle a juste à la fin de la note -- du style, "Aucun problème, tout va bien."
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Jag älskar det lilla leendet hon gör just ovan tonens höjdpunkt -- som om "Inga problem, allt är lugnt."
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Mám rád ten malý úsměv na vršku tónu, jako by říkal:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Me encanta la sonrisa que hace justo en la nota más alta como diciendo: "no hay problema, todo está bien".
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi."Não há problema, tudo bem".
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Páči sa mi jej úsmev, keď vytiahne tú notu ako "Žiaden problém, všetko je v pohode."
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Saya menyukai senyuman kecilnya pada nada tinggi -- seperti, "Tidak ada masalah, semuanya baik-baik saja."
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Tôi thích nụ cười của cô ấy khi hát nốt cao nhất --
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Мне нравится её едва заметная улыбка, когда она берёт высокую ноту, она будто говорит:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Харесва ми малката усмивка, която прави точно над горната част на нотата -- като че ли:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -אני מת על החיוך הקטן שיש לה מעל לתו הגבוה-
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -احب البتسامة الصغيرة التي تفعلها عند اعلى النوتة
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -何か「大丈夫 心配しないで」と
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.En osannut lukea nuotteja, mutta soitin syntetisaattoreita ja rumpukoneita.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Eu não sabia música, mas tocava sintetizadores e bateria eletrónica.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Ich konnte keine Noten gelesen, aber ich spielte Synthesizer und Trommel-Synthesizer.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Ik kon geen muziek lezen, maar ik speelde synthesizer en elektronische drums.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Jag läste inte noter, men jag spelade på synthar och trummaskiner.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Jeg kunne ikke læse noder, men jeg kunne spille på synthesizer og tromme maskiner.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Je ne lisais pas la musique, mais je jouais du synthé et de la batterie.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.저는 악보를 읽지는 못했지만 신디사이저와 드럼 기계를 연주했습니다.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Nem tudtam kottát olvasni, de játszottam szintetizátoron és dobgépen.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Nepoznal som hudobnú teóriu, ale hral som na synťáku a bubnoch.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Neuměl jsem noty, ale hrál jsem na syntezátory a bicí automaty.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Nie znałem nut, ale grałem na syntezatorach i automatach perkusyjnych
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Non leggevo la musica, ma suonavo i sintetizzatori e le percussioni.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Nu ştiam să citesc partituri, însă cântam la sintetizatoare şi cutii cu ritmuri.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Saya tidak membaca musik, namun bermain synthesizer dan drum.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Tôi không đọc được nhạc, nhưng tôi chơi nhạc cụ và trống điện tử.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Yo no leía música, pero usaba sintetizadores y cajas de ritmos.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Δεν διάβαζα μουσική, αλλά έπαιζα συνθεσάιζερς και ντράμς.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Не можех да чета музика, но свирех на синтезатори и барабани.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.Я не умел читать ноты, но я играл на синтезаторах и драм-машинах.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.לא קראתי תווים, אבל ניגנתי על סינתיסייזרים ועל מכונות תופים.
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.انا لم أدرس الموسيقى لكني عزفت على آلالات المزج و الطبل
Nota okuyamıyordum ama sentezleyici ve elektronik davul çalardım.ネバダ州北部の小さな農村で育ちましたが それが—
Nota sabit olsa da frekansın durumu burada esas.Основният тон е стабилен. Чуйте какво се случва с честотите над него.
Nota sistemi bilgileri değiştirmeden çevirebilmem için daha incelikli bir yol sağlıyor.A hangjegyek lehetővé teszik, hogy még finomabban közvetítsem az információt anélkül, hogy torzítanám.
Nota sistemi bilgileri değiştirmeden çevirebilmem için daha incelikli bir yol sağlıyor.A hudební zápis mi umožňuje lépe zachytit nuance překládané informace bez nutnosti kompromisu.
Nota sistemi bilgileri değiştirmeden çevirebilmem için daha incelikli bir yol sağlıyor.A hudobné zápisy mi umožňujú zachytiť nuansy prekladanej informácie bez potreby robenia kompromisov.
Nota sistemi bilgileri değiştirmeden çevirebilmem için daha incelikli bir yol sağlıyor.Dan not-not ini memungkinkan nuansa yang lebih untuk menerjemahkan informasi tanpa merusaknya.
Nota sistemi bilgileri değiştirmeden çevirebilmem için daha incelikli bir yol sağlıyor.E a notação musical permite-me traduzir a informação de uma maneira mais subtil sem comprometer a informação.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod