nota ile cümle

nota kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İkincisinde, her ikinci notada bir tempo tutuyor.Y la segunda con un acento nota por medio.
İkincisinde, her ikinci notada bir tempo tutuyor.Και τη δεύτερη με ορμή σε κάθε δεύτερη νότα.
İkincisinde, her ikinci notada bir tempo tutuyor.А втория път - с импулс всяка втора нота.
İkincisinde, her ikinci notada bir tempo tutuyor.А наступного разу - кожну другу ноту.
İkincisinde, her ikinci notada bir tempo tutuyor.Во второй раз — каждую вторую.
İkincisinde, her ikinci notada bir tempo tutuyor.ובפעם השניה, כל תו שני:
İkincisinde, her ikinci notada bir tempo tutuyor.في الثانية كان يتحرك مرة ويتوقف مرة أخرى
İkincisinde, her ikinci notada bir tempo tutuyor.(ピアノ)
İlk Alt Nota GitAller à la première note secondaire
İlk Alt Nota GitGå till första delanteckning
İlk Alt Nota GitIr a la primera subnota
İlk Alt Nota GitIr para a Primeira Sub- Nota
İlk Alt Nota GitVai alla prima nota secondaria
İlk Alt Nota GitПерейти до першої піднотатки
İlk Nota GitAller à la première note
İlk Nota GitGå till första anteckning
İlk Nota GitIr a la primera nota
İlk Nota GitIr para a Primeira Nota
İlk Nota GitVai alla prima nota
İlk Nota GitПерейти до першої нотатки
İlk önce notaları saydık.Am masurat prima data numarul notelor.
İlk önce notaları saydık.A więc najpierw zmierzyliśmy ilość nut.
İlk önce notaları saydık.Dan jadi kami pertama mengukur jumlah nada
İlk önce notaları saydık. Doğaçlama yaptıklarında aslında sadece çok daha fazla nota mı çalıyorlardı?Elsőként a hangjegyeket számoltuk meg: vajon sokkal több hangot játszottak le, amikor improvizáltak?
İlk önce notaları saydık.Eerst hebben we het aantal noten gemeten.
İlk önce notaları saydık.Entonces, primero medimos la cantidad de notas.
İlk önce notaları saydık.Et donc nous avons d'abord mesuré le nombre de notes.
İlk önce notaları saydık.우리는 먼저 음표들의 숫자를 측정했습니다.
İlk önce notaları saydık.Najprv sme zmerali počet nôt.
İlk önce notaları saydık.Prima abbiamo misurato il numero delle note.
İlk önce notaları saydık.Primeiro medimos o número de notas.
İlk önce notaları saydık.Und so analysierten wir zuerst die Anzahl Noten.
İlk önce notaları saydık.Έτσι αρχικά μετρήσαμε τον αριθμό από τις νότες.
İlk önce notaları saydık.И така първоначално ние измервхме броя на нотите.
İlk önce notaları saydık.Сначала мы посчитали количество нот.
İlk önce notaları saydık.וכך, מדדנו קודם כל את מספר התוים.
İlk önce notaları saydık.في البداية قمنا بقياس عدد النغمات الموسيقية
İlk önce notaları saydık.彼らは即興演奏中に 単により多くの音を出しただけだったのでしょうか?
İşte ben siz olmadan o yüksek notaya çıkamazdım.Dan aku tidak bisa melakukannya tanpamu.
İşte ben siz olmadan o yüksek notaya çıkamazdım.E non sarei potuto arrivare così in alto senza di te.
İşte ben siz olmadan o yüksek notaya çıkamazdım.그리고 네가 없었으면 고음을 낼 수 없었을거야
İşte ben siz olmadan o yüksek notaya çıkamazdım.Og jeg kunne ikke ha' fået så høj tone uden dig.
İşte ben siz olmadan o yüksek notaya çıkamazdım.و لم استطع ان اصل الى هذه الطبقة العالية بدونك .
İşte ben siz olmadan o yüksek notaya çıkamazdım.これで何かを学んだとしたらそれは
İşte bu nedenle bu notasyonu kullanıyoruz. -A to je podle mě důvod k tomu, proč to značíme právě tímto způsobem.
İşte bu nedenle bu notasyonu kullanıyoruz. -그래서 이것이 역함수 표기가 생겨나게 된 원인이 아닌가 싶습니다
İşte bunu başardık çocuklar! Ve Harry, sen gerçekten de o yüksek notaya çıktın. Değil mi, Molly?Hmhm, to jsem.
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.Dat vermogen om niet alleen afzonderlijke, maar ook simultane geluiden te horen
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.E vorba de abilitatea de a auzi note simultane, nu doar o singură notă, ci, când interpretează orchestra,
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.Je to schopnost slyšet několik zvuků zároveň, ne jen jednotlivě.
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.그게 바로 동시에 나는 소리를 듣는 능력이란다. 한 음만 듣는 것이 아니라, 오케스트라 전체가 연주하면
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.Ta właśnie umiejętność rozróżnienia dźwięków w klasterze, nie tylko pojedynczych nut, ale całej orkiestry.
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.И тази възможност да чуваш едновременно няколко звука, не само единични звуци, но когато цял оркестър свири,
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.Эта способность распознавать одновременно звучащие ноты, не просто отдельные ноты, а звучащие в оркестре.
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.וזו היכולת הזו, היכולת הזו לשמוע צלילים בו זמנית, לא רק צלילים בודדים, אלא גם כשתזמורת שלמה מנגנת,
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.تلك القدرة على الاستماع لمجموعة من الأصوات في نفس الوقت، وليس لأصوات منفردة، فعندما تعزف كل الأوركسترا،
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.オーケストラが 演奏しているときにも 全ての音を聞き取り
(Kahkahalar) Dokuz yaşındaki, dokuz yaşındaki, her dört notada bir tempo tutar.(Śmiech) 9-latek akcentuje co czwartą nutę.
Kendi yüzlerimi yaptım ve bir şirkete onları üretmeleri için verdim ve çalgıcılar bu notaları takip edecekler.Fiz os meus mostradores, e encarreguei uma empresa de os fabricar. Os intérpretes seguem estas partituras.
Kendi yüzlerimi yaptım ve bir şirkete onları üretmeleri için verdim ve çalgıcılar bu notaları takip edecekler.Hice mis propias caras y una compañía las fabricó, y los reproductores siguen estas partituras.

İlgili Sayfalar