normal ile cümle

normal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.Ze geneest iets sneller dan een normaal mens.
Normal ver.Goed gezien.
Hiperdonti, normalden fazla sayıda diş olmasıdır.De 'echte' gaviaal heeft in beginsel altijd meer dan 100 tanden.
Bunu normal bir ölüme kesinlikle tercih ederdim.Hij zou een natuurlijke dood sterven.
Etkilenen bireyler normal zeka kapasitesine ve normal yaşam süresine sahiptir.Aangedane individuen hebben een normale verstandelijke ontwikkeling en een normale levensverwachting.
Normal sezonda her takım Eylül - Aralık ayları arasında 17 haftalık periyotta 16 maç yapar.Gedurende het reguliere seizoen, meestal van september tot december, speelt elk team 16 wedstrijden.
Her yıllık grip mevsimi normalde büyük bir grip virüsü alt tipi ile ilişkilidir.Een griepvirus van een bepaald jaar is meestal een mutatie van een griepvirus van het jaar daarvoor.
Bölümler normalde 11 dakikalıktır, özel bölümlerde ise 22 dakika sürer.De afleveringen duren tevens maar 11 minuten in plaats van de gebruikelijke 22 minuten.
Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum.Het is echter ongebruikelijk dat men het feest vroegtijdig verlaat.
Realist kurgusal eserlerdeki olaylar hayal ürünü olmakla birlikte normal hayatta gerçekleşmeleri mümkündür.Realistische fictie verhaalt gefantaseerde gebeurtenissen die werkelijkheid zouden kunnen worden.
Öncelikle normal kuvvetin neden ilk olarak aşağıya doğrulacağını görelim.Vandaar dat het zeker bij lage powersettings zaak is regelmatig de aanwezigheid hiervan te checken.
Flag Zombie: Gücü normal zombie ile aynıdır ama biraz daha hızlıdır.(Voorheen: Super Slide) Van dezelfde intensiteit als de Blauwe Haai, alleen dan met iets meer snelheid.
Normal sezonu sekizinci sırada bitiren takım play-off çeyrek finalinde Netaş'a elendi.Niet minder dan achtmaal werd de play-off finale verloren van Den Bosch.
Görüntülerin ortası bulanık, ancak kenarları normal görünür.Het beeldje heeft geen hoofd maar de proporties zijn zeer natuurlijk.
BOS'taki glukoz seviyesi normalde kandakinin %40'ı daha fazladır.De glucosespiegel in de liquor is normaal gesproken 40% hoger dan die in het bloed.
Beyaz aslanlar, normalde oldukça sakindirler.Gorilla's zijn onder normale omstandigheden juist kalm.
Genellikle hastalar normal bir zekaya sahiptir.Kinderen met leerstoornissen beschikken gewoonlijk over een normale intelligentie.
Şu an normal insandan farkları yok.Momenteel heeft Signilskär geen vaste bewoners.
Bu güvenli kanalın normal işleyiş durumudur.Dit kanaal is bij goed weer bevaarbaar.
İnsan kanındaki oksijen seviyesinin yüzde 95-100 arasında olması normal kabul edilir.Voor gezonde mensen is een waarde van 95-99% zuurstofsaturatie normaal op zeeniveau.
Bu durumda kalp atışı çok hızlı, çok yavaş, düzensiz ya da normal olabilir.Men kon toen de polsslag alleen maar beschrijven als snel, traag of normaal.
Üstelik Sovyet tümenleri yorgundu ve normal güçlerinin % 60’ının altına düşerek tükenmiştiler.Bovendien waren ze op minder dan 60% van hun normale sterkte, vermoeid en door hun voorraden heen.
Uyku esnasında veya beslenme yetersizliklerinde bazal metabolizma normalden düşüktür.Een tekort aan vocht tijdens en na de menopauze is normaal.
Bu sistemin normal çözümü zor değildir.De systematiek van deze soort is ingewikkeld.
Normal takım maçlarında standart güreş kuralları uygulanır.Bij rolstoeltennis worden de spelregels van het normale tennis gebruikt.
Kravatını çıkardığında kafası normale döner.Zijn stropdas wordt dan weer vastgebonden en zijn hoofd keert terug naar de "normale" grootte.
Bankers Life Fieldhouse Bankers Life Fieldhouse Pacers'ın NBA normal sezon maçında.Het thuishonk van de Pacers is Bankers Life Fieldhouse.
Bu durumda by pass ameliyatı yapılarak damarda kan akışı normale döndürülür.Tijdens de operatie kijkt de chirurg of na terugdraaien de bloeddoorstroming zich herstelt.
Bunu normal karşılamak gerek.Het kan als normaal worden beschouwd.
"Sanatçının normali anormaldir".Het werk van deze kunstenaar is zeldzaam.
n-Pentan normal koşullar altında renksiz ve sıvı halde bulunan bir kimyasal maddedir.Ethaan is onder normale omstandigheden een kleur- en reukloos gas.
Normalde etiket ifadeler parantez ile yazılamaz.Regelmatige assimilaties worden niet in schrift weergegeven.
Halk normal yaşayışına döner.Bijdragen aan de terugkeer naar normale levensomstandigheden.
1876’da École Normale Supérieure’e atandı.Hij ging in 1884 naar de École normale supérieure.
Stan Marsh: Grubun en normal üyesidir.Marc Michetz: Marc is het meest dynamische lid van de bende.
Bütün özellikleri normal lupus vulgaris ile aynıdır.De soort toont veel gelijkenis met Panorpa vulgaris.
Bunlar bebek bezlerine benzer, ancak normal iç çamaşırlar gibi giyilebilirler.Ze zien eruit als normale vrouwen, maar dat is slechts een vermomming.
Normal zamanlarda ise nehir sızıntılarla gölü besler.Eerder veroorzaakte de rivier geregeld overstromingen.
Norveç, normalde 17. sırada oylarını açıklayacaktı.Na de stemming bleek dat Noorwegen de 17de plaats had gegrepen met 30 punten.
Kapalı halka doğrulamaları ise normal şekildedir.De eindige standaardvorm is uniek bepaald.
Askeri doktor onu "normal olmayan bir kişilik" olarak teşhis etmişti.Personeel van de vliegschool omschreef hem als "een normaal persoon".
Normalde bir yıl süreyle düzenlenir, primi peşin ödenir.Als ze langer dan een jaar werken, krijgen ze een onkostenvergoeding.
Wankel motorunun normal bir motordan çok daha basit bir yapısı vardır.Monstertrucks hebben een opgevoerde motor uit een normale auto.
Kalanları da normal bir hayat yaşamaya devam eder.De meeste mensen leiden een gewoon leven.
Beni "normal" bir insan gibi görmeyi bırak artık!Hou op me als een "normaal" iemand te zien!
Normalde saat 6.00 da kalkarım.Ik sta gewoonlijk op om 6 uur.
Onlar, pazar günleri normal olarak kiliseye giderlerdi.Zij waren gewoon 's zondags naar de kerk te gaan.
Bunlar normal serçedir.Dit zijn gewone mussen.
Eskiden evde ışık kaynağı olarak, gaz lambası çok normaldi.Vroeger was ook in huis een gaslamp als lichtbron heel gewoon.
Normal civanperçemi, A vitamini ve protein açısından zengindir.Gewoon duizendblad zit vol met vitamine A en eiwitten.
Normalde saat kaçta kahvaltı edersiniz?Hoe laat ontbijten jullie gewoonlijk?
Normalde nakit yerine kredi kartıyla öderim.Normaal betaal ik met een kredietkaart in plaats van met baar geld.
Bunu normalde yapmam.Normaal doe ik dit niet.
2018'de piyasaya sürülen ve normal bir bira bardağından daha az kalori içeren Jupiler Pure Blonde [3]Jupiler Pure Blonde, gelanceerd in 2018, dat minder calorieën bevat dan een gewoon pintje[5]
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Nie goliłam się pod pachami i nie malowałam, jak normalne dziewczyny.
P.R. Sarkar 1955’e kadar süren dönemde normal bir aile hayatı yaşadı.Do 1955 roku P. R. Sarkar wiódł normalne życie.
Aile üyeleri yeni kimliklerini benimserler ve normal bir hayat sürmeye çalışırlar.Rodzina przyjmuje nową tożsamość i próbuje prowadzić normalne życie.
Sadece normal oldum, benim için de normal gürültülü!To jest po prostu normalne, normalna jest dla mnie Loud!
Oyunun devamı normal şekilde oynanır.Następnie gra toczy się normalnie.
Bankers Life Fieldhouse Bankers Life Fieldhouse Pacers'ın NBA normal sezon maçında.Swoje domowe spotkania Pacers rozgrywają w Bankers Life Fieldhouse.

İlgili Sayfalar