norm ile cümle
norm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Devreye doğru yönde bağlandığı zaman normal bir diyot gibi çalışır.In Sperrrichtung sperrt er den Strom wie eine normale Diode.
Norman röntgencilikten vazgeçer, Marion banyoya girer.Als Melanie wieder aus dem Bad kommt, ist Jack allerdings eingeschlafen.
Kan sayımında %0-2 gibi küçük yüzdeleri vardır, normal şartlar altında en az bulunan lökosit türüdür.Menschen mit der Blutgruppe 0 erscheinen besonders gefährdet, solche mit der Blutgruppe AB am wenigsten.
ISBN 0-300-08291-6 (İngilizce) Douglas, David C. William the Conqueror; the Norman impact upon England.ISBN 978-0-520-00350-7, S. 68 David Charles Douglas: William the Conqueror : the Norman impact upon England.
Tarihteki Normanlar buradan gelmektedir, yerleştikleri bölgeye de Normandiya denilmiştir.Das Gebiet benannten sie nach ihrer Herkunft Normandie.
Normandi Dükü bunu kabul etti.Das muss der Herzog bestrafen.
Hattın toplam uzunluğu 695 km'dir ve normal hat genişliğinde (1.435mm (4 feet 8½ inç)) inşa edilmiştir.Die Gesamtlänge betrug 116,3 Kilometer und war in der Normalspur (Spurweite 1435 mm) ausgelegt.
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.Entwicklung von gemeinsamen Codes, Normen und Werten.
Normal sofra şarapları ile yüksek kalitedeki şaraplar birbirlerinden farklı olarak hazırlanırdı.Die Trinkreife fränkischer Weine ist sehr unterschiedlich.
Fakat karakteristik fonksiyon biçimindeki tüm oyunlar normal biçim oyunlarından türetilemez.Davon abgesehen ist die Spielwelt mit Ausnahme der Spielfiguren komplett statisch.
Bütün bunlar olduktan sonra da bütün hikâyesini anlatmak için özel olarak dedektif Norman ile görüşür.Am Ende treffen sie sich immer mit Inspektor Jenks und erzählen die ganze Geschichte mit Auflösung.
Ancak sigorta meselesi yüzünden Norma ve Alex evlenmek zorunda kalmışlardır.Kurz darauf beschließen Mia und Alex zu heiraten.
Nevroz hastaları diğer normal insanlar gibi toplum içinde yaşamlarını sürdürürler.In der verbleibenden Zeit leben die Patienten wie gewohnt in ihrem normalen Umfeld.
Dışkı kendisi de genel olarak normal renklidir.Es ist etwas grober als normales Papier.
Bunun yerine, keskin nişancılar üzerine nişancı dürbünü monte edilmiş normal tüfekler kullanıyordu.Statt normalen Geschossen werden Raketen eingesetzt.
Sojung durumunun ise normal olduğu açıklandı.Die AHP wirken insofern normähnlich.
"İntihar ettiler, çünkü hiçbiri mantıklı ve normal değildi," dediler.Denn „alle sagten, dass sie nichts Illegales getan haben“.
Bunun maliyeti ise normal cam maliyetinin % 50 üzerindedir.Sie sollte mehr als die Hälfte des regulären Preises kosten.
Bu atış normal atıştan daha fazla zarar verir.Rauch oft gefährlicher als Feuer.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.Sein Amtsantritt leitete den Prozess der Normalisierung der Beziehungen zwischen den beiden Ländern ein.
Şerif anlatmaya devam eder, Norman her ikisini de ölü bulmuştur.Die Polizei erscheint und beide erfahren, dass Maria tot ist.
Örneğin mühendislik alanında çalışanlarda ikramiye normal kazancının %20'sini geçemezdi.Die zukünftige Miete durfte 20 % eines Jahreseinkommens nicht übersteigen.
Aslında normal olarak Odie, Lyman tarafından Jon'a getirildi.Odie gehörte früher Lyman, der ihn eines Tages zu Jon mitbrachte.
Makinist bu gecikmeyi telafi etmek için tren garına normalden fazla hızla girdi.Der Lokführer hatte den Zug zu spät gebremst.
"Çok normal.Vollkommen normal.
Ebeveynlerinden memnun değildir ve normal bir yaşam istemektedir.Sie wollte, dass ihre Kinder ein „normales“ Leben führen.
Norman bu sırada başka bir açıdan, daha uzakta ve tek başına bir çekimle perdeye gelir.Mit dieser Utopie steht er allein auf weiter Flur und muss fallen.
Normalde bir kaykaycıdır.Sie ist sogar ein Normalteiler.
Pazartesiden perşembeye kadar normal okul günü saat 7.55'ten saat 14.12'ye kadar sürmektedir.Der Unterricht beginnt montags bis samstags regulär um 7.35 Uhr.
Normal doğum yaptım.J'ai accouché naturellement.
Normal bir kız gibi davranmıyor.Elle ne se comporte pas comme une fille normale.
Kalbi normal atıyor.Son cœur bat normalement.
Onlar normal insan.Ce sont des gens normaux.
O tamamen normaldi.C'était parfaitement normal.
Futbolda, normal zaman ile uzatmalar birbirinden farklıdır.Dans un match de foot, on distingue le temps réglementaire du temps additionnel.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Je ne me suis pas épiler les aisselles et je ne me suis pas maquillée comme les filles normales.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.La voix normale de Castellaneta ne ressemble pas à celle d'Homer.
Norman; Anne, lütfen.Brown, Anne.
Normandi Dükü bunu kabul etti.Le duc de Normandie accepta.
Fransa'da dört adet École Normale Supérieure vardır.Il existe actuellement quatre écoles normales supérieures en France.
Cartwright'ın normal konuşma sesinde "Bart'tan hiçbir açık iz olmadığı" söylenir.La voix normale de Cartwright n'a « aucune trace apparente de Bart ».
Üç yılda toplam ölü sayısı 270.000 olup normal ölüm oranınından yaklaşık 150.000 daha fazlaydı.On compte 270 000 morts en 3 ans c'est-à-dire environ 150 000 de plus que la mortalité normale.
Bunu normal bir ölüme kesinlikle tercih ederdim.On songe plutôt maintenant à une mort naturelle.
Normalde A tipi yıldızlar hızlıca dönerler.Normalement, les étoiles de type A tournent rapidement sur elles-mêmes.
Fakat sonra Normandiya Dükü ile İngiltere Kralı arasında ilişkiler yine bozuldu.Puis les relations entre le duc de Normandie et le roi d'Angleterre se dégradèrent à nouveau.
904 yılında Sarazenler ve sonrasında 1185 yılında Normanlar tarafından yağmalandı.Elle est prise par les Sarrasins en 904 puis par les Normands en 1185.
Mediasten normal ise yapılmayabilir.Une normalisation par la médiane ne peut donc pas être effectuée.
Spektral teoremi bir Hilbert uzayı üzerinde tanımlı normal bir operatör için integral formülü vermektedir.Le théorème spectral donne une formule intégrale pour les opérateurs normaux sur un espace de Hilbert.
Norma Cruz Guatemalalı insan hakları aktivisti.Norma Cruz est une militante sociale qui agit pour les droits de l'homme au Guatemala.
Normal pasaport: normal vatandaşlara verilir.Passeport ordinaire: délivré aux citoyens normaux.
Minenin yıpranma oranı, atrisyon (aşınma) denir, normal şartlar altında yılda 8 mikrometredir.Le taux d'usure de l'émail, appelé attrition, est de 8 µm par an en temps normal.
Geri çekilirlerken, Aleksios muhafızlarından ayrı düştü ve Norman askerlerinin saldırısına uğradı.Pendant cette retraite, Alexis se trouva séparé de sa garde et fut attaqué par les soldats normands.
Ayrıca Seine-Normandie Su Ajansı'nın Yönetim Kurulu Başkanıdır.Il est en outre nommé président du conseil d’administration de l’agence de l’eau Seine-Normandie.
Normalde zamanını Lucien'ı dövmekle/pataklamakla geçirir.Il passe la plupart de son temps à tabasser Lucien.
Normalde bir maskede bu renklerin iki üç tanesi görülür.La robe comporte généralement au moins deux de ces couleurs.
Normal, Resmi, Diplomatik ve Seyahat Belgesi olarak dört pasaport tipi bulunmaktadır.Il y a quatre types de passeports : ordinaire, officiel, diplomatique, et document de voyage.
O elbette ki görünmezdir ve normal cisimlerin içinden kolaylıkla geçebilir."Mais il peut facilement basculer du normal à l'anormal ».
Şimdi onsuz daha normal bir hayat sürmeye çalışacaktır.Il essaie de reprendre une vie normale, sans y arriver.
Romanesk stil İngiltere'de daha geleneksel olarak Norman mimarisi olarak ifade edilir.L'architecture romane est en Angleterre traditionnellement dénommée architecture normande.
Onu ve kardeşi "Poke"'yi "düz yüzlü, balon gözleri ve kısa kuyruğu olan" anne normal yolla doğurmuş.Elle et son frère Pokey sont nés de parents normaux avec une tête plate, des yeux ronds et une queue courte.