Ana içeriğe geç
Sözlük

niyet ile cümle

niyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Başlangıçta onun niyetlerini biliyordum.I knew his intentions right at the beginning.
Bizim niyetimiz seni aldatmak değildi.It was never our intention to deceive you.
Bizin niyetimiz asla seni kazıklamak değildi.It was never our intention to overcharge you.
Niyetinizi belli etmeyin.Don't show your cards.
O profesyonel bir futbol oyuncusu olmak niyetinde olmadığını açıklığa kavuşturdu.He made it clear that he had no intention of becoming a professional football player.
Tom saldırganın kafasını vurmak niyetiyle kazayağı kaldırdı.Tom raised the crowbar intending to smash his attacker's head.
Onun niyetlerinin ne olduğunu bilmiyorum.I don’t know what her intentions are.
Ben iş değiştirme niyetindeyim.I intend to change jobs.
Tom'un ona zarar vermek gibi bir niyetimiz olmadığını bilmesini istiyorum.I want Tom to know we mean him no harm.
Ben 2015 yılında 20'den fazla dil konuşmak niyetindeyim.I intend to speak more than 20 languages by 2015.
O ne yapma niyetinde?What does he mean to do?
Ona iyi niyetlerle sordum, ama yanıt vermedi.I asked him with good intentions, but he did not answer.
Tom iyi niyetli.Tom means well.
Tom iyi niyetliydi.Tom meant well.
Niyetimiz iyiydi.We meant well.
Onların niyeti iyi.They mean well.
Onların niyeti iyiydi.They meant well.
O her zaman niyetini gizler.He always conceals his intentions.
Onu kötü niyet olmadan yaptı.He did it without malice.
O evlenme niyetini açıkladı.He disclosed his intentions.
Ben senin niyetlerinden kuşkulanmam.I don't doubt your intentions.
Aslında şu anda bırakmak gibi bir niyetim yok.Actually, I have no intention of quitting right now.
Ben bir şey kesmeye niyet etmedim.I didn't mean to interrupt anything.
Sizi temin ederim ki sizi aldatmak niyetinde değildim.I assure you I didn't intend to deceive you.
Kesinlikle toplantıya katılma niyetindeyim.I certainly intend to attend the meeting.
Tom'u tekrar görmeye niyet etmedim.I didn't intend to see Tom again.
Ben hiçbir soruyu cevaplamaya niyet etmem.I don't intend to answer any questions.
Uzun süre kalmaya niyetim yok.I don't intend to be staying long.
Bunu artık kullanma niyetinde değilim.I don't intend to use this any longer.
Yapacağımı söylediğim her şeyi yapmaya tam olarak niyetim var.I fully intend to do everything I said I would do.
Ben tamamen dönmek niyetindeyim.I fully intend to return.
Öyle yapmaya niyetim yoktu.I had no intention of doing so.
Oraya tek başıma gitmeye niyetim yoktu.I had no intention of going there by myself.
Bu kadar uzun kalmaya niyet etmemştim.I hadn't intended to stay this long.
Size bunu sormak niyetindeydim.I've been meaning to ask you about that.
Bu kitabı okumak niyetindeydim.I've been meaning to read this book.
Sizinle konuşmak niyetindeydim.I've been meaning to speak with you.
Tom'a özür dilemeye niyetim yok.I have no intention of apologizing to Tom.
Onu yapmaya niyetim yok.I have no intention of doing that.
Sana zarar vermeye niyetim yok.I have no wish to harm you.
Ben ondan daha fazlasını yapmak niyetindeyim.I intend to do more than that.
Son kez yaptığım aynı şeyi yapmaya niyet ediyorum.I intend to do the same thing I did last time.
Son kez yaptığım aynı şeyi yapmak niyetindeyim.I intend to do the same thing I did last time.
Ben o emirlere itaat etmek niyetindeyim.I intend to obey those orders.
Niyetim Tom'a bu mektupları göstermek.I intend to show Tom these letters.
Bir şey açıklamak niyetinde değilim.I don't intend to explain anything.
Onlara hiçbir şey söylemek niyetinde değilim.I don't intend to tell them anything.
Niyetinin iyi olduğunu biliyorum.I know you mean well.
Hiç kimseyi incitmeye niyet etmedim.I never intended to hurt anybody.
Tom yapmak istemediği bir şey yapmaya niyetli değildi.Tom had no intention of doing anything he didn't want to do.
Niyetlerinin iyi olduğundan eminim.I'm sure your intentions were good.
Tom'a ne olduğunu söylemeye niyetliyim.I intend to tell Tom what happened.
Ben eminim Tom'un hiç kötü niyeti olmadı.I'm sure Tom meant no offense.
Gerçeği söylemek niyetindeyim.I intend to tell the truth.
O niyetti.That was the intent.
Niyet buydu.That was the intent.
Bush, Çin'i sever ve onunla savaş yapmaya niyeti yoktur.Bush loves China and has no intention in making war with it.
Ben Tom'un bana yapmamı sorduğu şeyi yapmaya niyet etmem.I don't intend to do what Tom asked me to do.
Tom'un yapmamı söylediği şeyi yapmaya niyetim yok.I don't intend to do what Tom told me to do.
Öyle yapmak niyetinde değilim.I don't intend to do so.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod