Uzman olanlar endüstriyel tesislere nitelikli işçi olarak gönderildi.Specjaliści trafiali do zakładów przemysłowych jako wykwalifikowani robotnicy.
Daha sonra partinin askeri nitelikli organizasyonu olan Reichsbanner Schwarz-Rot-Gold’da boy gösterdi.Należał do założycieli organizacji Reichsbanner Schwarz-Rot-Gold.
Yetkilendirici ad sunucularına ait nitelikli alan adları o bölgedeki ad sunucusunun kayıtlarında bulunur.Siły obronne dopuszczone w każdym sektorze są określone w Aneksie II do niniejszej Umowy.
Daha çok bilimsel nitelikli yazılar yayınlandı.Regularnie publikowane są zestawienia nowych nazw naukowych.
Nitelikli bir askeri pilot ve helikopter pilotudur.Uzyskał kwalifikację pilota wojskowego i pilota helikoptera.
"Piyasaya uygun ve nitelikli içerikler üreten usta bir geliştirici olmak.""Czy jesteś utalentowanym dzieckiem szukającym specjalnych możliwości?".
Aynı zamanda nitelikli bir hemşiredir.Hon är även verksam som sjuksköterska.
İtiyadi suçlar basit itiyadi suçlar ve nitelikli itiyadi suçlar olmak üzere iki çeşittir.Det förbjuder två åtal för samma identiska brott.
İsimlerin ortak özelliği dini nitelikli oluşudur.Andra släktnamn syftar på någon egenskap.
Nitelikli bir askeri pilot ve helikopter pilotudur.Є кваліфікованим військовим льотчиком і пілотом вертольота.
Aynı zamanda nitelikli bir hemşiredir.Zároveň i velmi proslulá léčitelka.
Siena, 11 Aralık 1513), bezemesel nitelikli freskleriyle tanınan İtalyan ressam.11 decembrie 1513, Siena) a fost un pictor renascentist italian.
İtiyadi suçlar basit itiyadi suçlar ve nitelikli itiyadi suçlar olmak üzere iki çeşittir.Această lege obligă la admiterea a două și numai două valori de adevăr pentru judecată.
Piyoner teşkilatı ile birlikte çocukların sağlıklı ve nitelikli gelişimi için mücadele verdi.A Waldorf-pedagógia célja, hogy módszerével és neveléselméletével a gyermekek egészséges fejlődését támogassa.
Ayran yapımında, doğal nitelikli, yağlı koyun yoğurdu yeğlenir.Nuori silosarvikala syö mieluiten ruskeaa makrolevää.
Nitelikli çoğunlukla oylama yöntemi getirildi.Tilalle on ehdotettu määräenemmistösääntöä.
Daha çok bilimsel nitelikli yazılar yayınlandı.Πρόκειται για πιο εξειδικευμένες εκδόσεις ομολόγων.
Nitelikli oyuncu Salto Nazad tarafından yapıldı.Skuespilleren Cole Sprouse er opkaldt efter ham.
Aynı zamanda nitelikli bir hemşiredir.Hun er også utdannet sykepleier.
Lizbon Antlaşması ile getirilen nitelikli çoğunluğa ilişkin yöntemin uygulanması 2014 yılına kadar ertelendi.De nåværende stemmereglene fra Nice-traktaten beholdes fram til 2014.
Gülsarı çok nitelikli bir cinsi attır.Rødgaupa er et svært tilpasningsdyktig dyr.
Örneğin: Gündüz Yang niteliklidir.Contoh:contoh Alangkah seramnya peristiwa itu!
Allah'nın özü ve esas nitelikli insan için her zaman bilinmez olarak kalacaktır.Penebusan Allah dan tuntutan Allah atas kehidupan manusia dikenang."
Benzer şekilde Akşam ise Yin niteliklidir.Tetapi pada waktu pagi tampaklah bahwa itu Lea!
Nitelikli bir askeri pilot ve helikopter pilotudur.Về chuyên môn, ông là một phi công quân sự đủ điều kiện và phi công máy bay trực thăng.
"En nitelikli ve mevsimsel" malzemelerin kullanımıyla ilgili bir şiir yazdı.Ông đã viết một bài thơ nói về cách sử dụng các thành phần món ăn "chất lượng hàng đầu và theo mùa".
Daha çok bilimsel nitelikli yazılar yayınlandı.Có nhiều dạng văn liệu khoa học được xuất bản.
Örneğin: Gündüz Yang niteliklidir.臨時便:繁忙期の特定日のみ運行。
Aynı zamanda nitelikli bir hemşiredir.看護士でもある。
Horace W. Babcock daha sonra Güneş'in dış katmanlarının dinamiği için nitelikli bir model önerdi.稍後,Horace W. Babcock提出太陽外層的動力學模型。
Örneğin: Gündüz Yang niteliklidir.」由是日見親信。
Gülsarı çok nitelikli bir cinsi attır.노란색의 말총머리가 특징으로 꽤나 재미있는 성격.
Zira devrimci mücadeleler ancak nitelikli bir müzakere süreciyle kalıcı bir insanlık kazanımına dönüşebilir."그리고 “성차별에 대항하는 혁명은 지적이고 전투적인 미래적 여성으로 부터 올것이다.”
Parlamento anayasal nitelikli kuralları da aynı adi yasalar gibi koyar veya kaldırır.대한민국 헌법재판소법은 해임에 대해서도 헌법과 같은 기준을 채택하고 있다.
Takı ve desenler törensel niteliklidir.ציורי החינה והללי (lalli) הם הכרחיים לאיפור.
Beldede nitelikli birçok otel, pansiyon, ve kamp yeri mevcuttur.U svem navedenim mjestima postoji mnoštvo hotela, pansiona, apartmana i kampova.
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.Če ni drugače določeno z Ustavo, se odločitve Sveta ministrov sprejmejo s kvalificirano večino.
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.Jeżeli Konstytucja nie stanowi inaczej, Rada Ministrów podejmuje decyzje większością kwalifikowaną.
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.Ministerineuvosto tekee ratkaisunsa määräenemmistöllä, jollei tässä perus- tuslaissa toisin määrätä.
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.Ministerrådet skall besluta med kvalificerad majoritet om inte annat före- skrivs i konstitutionen.
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.Ministerrådet træffer afgørelse med kvalificeret flertal, medmindre andet er fastsat i forfatningen.
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.Nestanoví-li Ústava jinak, rozhoduje Rada ministrůkvalifikovanou větši- nou.
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.ONTWERP-VERDRAG TOT VASTSTELLING VAN EEN GRONDWET VOOR EUROPA
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.PROGETTODI TRATTATO CHE ISTITUISCE UNA COSTITUZIONE PERL’EUROPA
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.PROJECTO DE TRATADO QUE ESTABELECE UMA CONSTITUIÇÃO PARA A EUROPA
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.PROJET DETRAITÉ ÉTABLISSANT UNECONSTITUTION POURL’EUROPE
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.PROYECTO DE TRATADO POR EL QUE SE INSTITUYE UNA CONSTITUCIÓN PARA EUROPA
Anayasa’da aksi belirtilen haller dışında, Bakanlar Konseyi nitelikli çoğun- lukla karar alır.Rozhodnutia Rady ministrov sa prijímajú kvalifikovanou väčšinou, pokiaľ ústava neustanovuje inak.
Aslında ada nitelikli bir kıta.C'est en fait un continent île.
Aslında ada nitelikli bir kıta.Det er i virkeligheden et ø kontinent.
Aslında ada nitelikli bir kıta.E de fapt un continent-insulă.
Aslında ada nitelikli bir kıta.Es ist eigentlich ein Inselkontinent.
Aslında ada nitelikli bir kıta.Het is in feite een eilandcontinent.
Aslında ada nitelikli bir kıta. Hindistan'ın öncüsü,Ale to wyspa, to przejście do Indii, posłaniec z Gondwany...
Aslında ada nitelikli bir kıta.In realtà si tratta di un continente isola.
Aslında ada nitelikli bir kıta.이곳은 매우 고립된 대륙입니다.
Aslında ada nitelikli bir kıta.Se on todellisuudessa saarimanner.
Aslında ada nitelikli bir kıta.В действительности это островной континент.
Aslında ada nitelikli bir kıta.Всъщност, той е островен континент.
Aslında ada nitelikli bir kıta.בעצם, זו יבשת-אי.