Ana içeriğe geç
Sözlük

niteliğinde ile cümle

niteliğinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.Προσπαθούν να δημιουργήσουν ένα προσωπικό στυλ, μια αισθητική, που να αντικατοπτρίζει ποιοι είναι.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.Они пытаются создать легко узнаваемый фэшн-лук, эстетический почерк, характеризующий автора.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.Опитват се да създадат специфичен стил, естетика, която отразява това кои са те.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.הם מנסים לחבר איזו חתימה אופנתית אישית, איזו אסתטיקה, שתשקף אותם.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.إنهم يحاولون وضع بصمة رائعة، وجمالية، لتعكس من هم.
Kimliklerini yansıtan estetik imza niteliğinde bir görünüş yaratmaya çalışıyorlar.特徴的な外見や美意識を 演出しようとしているのです 模倣されても誰にでも分かります
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Ahora, mientras estaba allí, supongo, como mucha gente, supuse que era sólo como una aspirina para la mente.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Asi ako mnohí ľudia, čo tam boli, aj ja som predpokladal, že to bol iba aspirín na myseľ.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Aztán, azt hiszem, sokakhoz hasonlóan, olyasmit gondoltam, hogy ez az egész csak afféle aszpirin az elmének.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Da jeg var der, tror jeg, ligesom mange mennesker, gik jeg ud fra at det bare var en aspirin for sindet.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Ik dacht toen, zoals veel mensen, dat het gewoon een aspirine voor de geest was.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Když jsem tam byl, stejně jako mnoho lidí, jsem předpokládal, že meditace je pro mysl takový acylpyrin.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.저는 다른 사람들처럼 명상은 그냥 마음의 진통제라고 생각했습니다.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Ko sem bil tam, sem kot najbrž veliko ljudi, domneval, da je to kot aspirin za um.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Mas, enquanto lá estava, tal como muitas pessoas, assumi que aquilo era como uma aspirina para a mente.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Medan jag var där tänkte jag, som jag tror att många andra gör, att det var en slags bedövning för sinnet.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Mentre ero lì, come molta gente, credo, supponevo che fosse proprio come prendere un'aspirina per la mente.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Pe când eram acolo, ca mulți oameni presupun, credeam că asta nu e decât aspirină pentru minte.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Wie viele Leute, dachte ich mir, als ich da saß, dass das Aspirin für den Geist ist.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.W tym czasie, jak wielu ludzi, traktowałem to jak aspirynę dla umysłu.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Τότε νόμιζα, όπως άλλωστε πολλοί άλλοι, πώς ήταν απλά μια ασπιρίνη για το νου.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Като мнозина други докато бях там, предположих, че това е като аспирин за ума.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Коли я пішов на заняття, я, як і більшість людей, гадав, що це "знеболювальне" для мозку.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.Оказавшись там, я, как и многие другие, решил, что всё это своего рода аспирин для разума.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.אז כשהייתי שם, כמו אנשים רבים, חשבתי שזה כמו אספירין בשביל הנשמה.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.الآن كما كنت حينها، مثل كثير من الناس، أنا افترض أن التأمل هو مثل أسبرين للعقل.
Oradayken, sanırım, birçok insan gibi, bunun zihin için bir aspirin niteliğinde olduğunu düşündüm.瞑想を単なる心の鎮痛剤だと 思うでしょう ストレスを感じると瞑想を行います
O zaman Fransanın kendi devrim niteliğindeki takvimi yürürlükteydi.Ricordate, avevano questo intero calendario rivoluzionario che scorreva.
Perikles'in M.Ö. 5. yüzyıl Atina'da yaşanan altın çağına bir çağrı niteliğinde.l'età d'oro di Pericle, dell'Atene del V secolo a.C.
Perikles'in M.Ö. 5. yüzyıl Atina'da yaşanan altın çağına bir çağrı niteliğinde.Золотом Веке Перикла, в Афинах, пришедшемся на 5 век до н.э.
Perikles'in M.Ö. 5. yüzyıl Atina'da yaşanan altın çağına bir çağrı niteliğinde.العصر الذهبي لبريكليز ، زعيم أثينا في القرن الخامس قبل الميلاد
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.Extrudált és önépítő szerkezetek forradalmasíthatnák és gyorsítanák fel az építési folyamatot.
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.Geëxtrudeerde en zelfbouwende structuren zijn revolutionair en versnellen het bouwproces.
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.Izrivane in samogradne strukture bi lahko revolucionirale in pospešile gradbene procese.
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.Protlačované a sebe-vztyčovací stavby by mohly přinést zásadní převrat a urychlit proces výstavby.
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.Pursotetut ja itsensäpystyttävät rakenteet voisivat mullistaa ja nopeuttaa rakennusprosesseja.
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.Strängsprutade och självresande strukturer skulle kunna revolutionera och skynda på konstruktionsprocessen.
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.Strutture a estrusione e autoerigenti potrebbero rivoluzionare e accelerare i processi di costruzione.
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.Vorgefertigte und sich selbst errichtende Strukturen könnten den Bauprozess beschleunigen und revolutionieren.
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.Wytłaczane i samowznoszące się struktury mogą zrewolucjonizować i przyspieszyć proces konstrukcyjny.
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.Пресованите и самоиздигащи се постройки могат коренно да променят и да ускорят строителния процес.
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.Самовозводимые и экструдированные конструкции смогут заметно изменить и ускорить процессы строительства.
Presli ve kendini inşa edebilen yapılar devrim niteliğinde... ...olacak ve inşaat sürecini hızlandıracaktır.إن الهياكل المنتصبة والقائمة بذاتها قد تخلق ثورة وتسرع في عمليات البناء والتشييد.
Söz konusu bu izin, yalnızca öğrenci oturma izninin devamı niteliğinde bir izin olarak verilebilmektedir.Ce permis ne peut être accordé que comme prolongation du permis de séjour de l’étudiant.
Söz konusu bu izin, yalnızca öğrenci oturma izninin devamı niteliğinde bir izin olarak verilebilmektedir.Detta tillstånd kan beviljas endast som ett fortsatt tillstånd till ett uppehållstillstånd för studerande.
Söz konusu bu izin, yalnızca öğrenci oturma izninin devamı niteliğinde bir izin olarak verilebilmektedir.Tämä lupa voidaan myöntää vain jatkolupana opiskelijan oleskeluluvalle.
Söz konusu bu izin, yalnızca öğrenci oturma izninin devamı niteliğinde bir izin olarak verilebilmektedir.Этот вид на жительство может быть выдан только как продление вида на жительство для студента.
Söz konusu bu izin, yalnızca öğrenci oturma izninin devamı niteliğinde bir izin olarak verilebilmektedir.يمكن منح هذا الترخيص كترخيص استمراري فقط لترخيص إقامة الطالب.
Tüm yükseköğretim kurumları değerlendirmeye hazırlık niteliğinde yıllık ve spesifikDeterminata dall’esaminatore
Ve düşüncem şu ki bu seviyedeki açık kaynaklı donanım devrim niteliğindedir.وسهلة التكرار. أظن حقيقة أن هذه المرحلة من ثورة المصادر المفتوحة
Ve iyi günler vardı, ve kötü günler. Ama hergün bir ders niteliğindeydi.وقد كانت هناك ايام جيدة وايام سيئة. ولكن كل يوم كان بمثابة درس.
Ve, seçenek, baskı ve küçültme için panzehir niteliğinde.A možnost volby je lékem proti nátlaku a nadřazenosti.
Ve, seçenek, baskı ve küçültme için panzehir niteliğinde.A wybór to antidotum na przemoc i protekcjonalność.
Ve, seçenek, baskı ve küçültme için panzehir niteliğinde.Dan pilihan adalah penawar paksaan dan sifat merendahkan ini.
Ve, seçenek, baskı ve küçültme için panzehir niteliğinde.E la scelta è l'antidoto alla coercizione ed alla condiscendenza.
Ve, seçenek, baskı ve küçültme için panzehir niteliğinde.Et le choix est l'antidote à la coercition et à la condescendance.
Ve, seçenek, baskı ve küçültme için panzehir niteliğinde.Iar opțiunea e antidotul constrângerii şi condescendenței.
Ve, seçenek, baskı ve küçültme için panzehir niteliğinde.Keuze is het tegengif tegen dwang en neerbuigendheid.
Ve, seçenek, baskı ve küçültme için panzehir niteliğinde.선택이야말로 강제성과 우월감의 해독제지요.
Ve, seçenek, baskı ve küçültme için panzehir niteliğinde.Og, muligheder er modgiften til tvang og undertrykkelse.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
niteliğinde ile cümle - Sayfa 12 - niteliğinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App