2007’de ele geçirilen 18,2 ton metamfetamin 2004’ten beri süregelen bir eğilimin devamı niteliğindedir.Az Európában lefoglalt amfetaminminták tisztasága 2007ben rendkívül változatos volt, olyannyira, hogy az
2007’de ele geçirilen 18,2 ton metamfetamin 2004’ten beri süregelen bir eğilimin devamı niteliğindedir.In de EU werd 582 liter P2P in beslag genomen, tegenover 2 005 liter in 2006.
5. yüzyıl Atina'da yaşanan altın çağına bir çağrı niteliğinde.ではどのように行ったのでしょう?一つには、体の割合がカノンに従っています。
ABD ve diğer dünya ülkelerinde suç olarak nitelendirilmiştir).L'image des deux bulles s'entrecroisant est utilisée comme image du profil Facebook.
ABD ve diğer dünya ülkelerinde suç olarak nitelendirilmiştir).Марш за Мир постер, направен от Небойша Галевски - Бане.
Acı vücüttaki bir başka nitelik olacaktır.Боль становится еще одним качеством плоти.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Aber wissen Sie was, das ist revolutionär.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Dar ştiți ce? E un concept revoluționar.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.De tudják mit? Ez forradalmi.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Eppure, sapete cosa, è rivoluzionario.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Ja uważam, że to rewolucyjne.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.하지만 사실, 이건 혁명적인 것이예요.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Maar eigenlijk is het revolutionair.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Mais vous savez quoi, c'est révolutionnaire.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Mas sabem que mais? É revolucionário.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Nhưng mà bạn biết rồi đấy, nó là cuộc cách mạng.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Pero ¿saben qué?, es revolucionario.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Αλλά ξέρετε κάτι, είναι επαναστατικό.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Але знаєте що насправді? Це викликає революцію.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.А я скажу иначе: Этот факт вызывает революцию.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Но знаете ли какво, революционно е.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.אבל אתם יודעים מה? זה מהפכני.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.لكن أتعرفون ما هي، أنها ثورية.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.先ほどの売上げがとても少なかった産業を含む
Ama bu durumu kırılmış olarak niteleyecek kadar ileri gider miydim, bilmiyorum.그래도 그걸 무너졌다고까지 표현해야 할 지는 잘 모르겠다.
Ama bu durumu kırılmış olarak niteleyecek kadar ileri gider miydim, bilmiyorum.Mais je ne sais pas si j'irais aussi loin, qu'à le déclarer en panne.
Ama bu durumu kırılmış olarak niteleyecek kadar ileri gider miydim, bilmiyorum.Tapi saya tidak tahu saya akan sejauh itu, untuk menggambarkannya sebagai sesuatu yang telah rusak.
Ama bu heykelcik kolaylıkla ele sığabilecek nitelikte.Aber das ist eine Figur, die einfach eine Hand gefüllt haben würde.
Ama bu heykelcik kolaylıkla ele sığabilecek nitelikte.Ale je to figurka, která by dobře padla do ruky.
Ama bu heykelcik kolaylıkla ele sığabilecek nitelikte.C'est une figurine qui tient aisément dans la main.
Ama bu heykelcik kolaylıkla ele sığabilecek nitelikte.그렇지만 손에 들기에는 손쉬운 조각상입니다.
Ama bu heykelcik kolaylıkla ele sığabilecek nitelikte.Maar dit is wel een figuurtje dat makkelijk in een hand past.
Ama bu heykelcik kolaylıkla ele sığabilecek nitelikte.Mas esta é uma figura que teria facilmente enchido uma mão.
Ama bu heykelcik kolaylıkla ele sığabilecek nitelikte.Pero esta es una cifra que fácilmente hubiera llenado una mano.
Ama bu heykelcik kolaylıkla ele sığabilecek nitelikte.Фигурка легко поместится в ладони.
Ama bu proje için tamamen niteliksiz, tamamen saçma, umutsuz ve özetle aldırmazdım.그러나 전 이 전혀 프로젝트에 대한 자격이 없었고, 아주 너무 터무니없었죠,, 그리고 그 개요를 너무 필사적으로 무시해서,
Ama bu proje için tamamen niteliksiz, tamamen saçma, umutsuz ve özetle aldırmazdım.אבל הייתי כל כך לא כשירה לעבודה הזו וכל כך מגוחכת והתעלמתי מההנחיות בצורה כה נואשת
Ama bu proje için tamamen niteliksiz, tamamen saçma, umutsuz ve özetle aldırmazdım.لكنني كنت غير مؤهلة للعمل في هذا المشروع وكنت سخيفة إلى أبعد حد وتجاهلت التقديم تماما
Ama bu proje için tamamen niteliksiz, tamamen saçma, umutsuz ve özetle aldırmazdım.あまりに滑稽で 彼らの依頼も 完全に無視 だからこそ - このアイデアが 気持ちよく受け入れられるだろう -
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Aber die Resultate, die für Doug wirklich zählten, waren mehr qualitativer Natur.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Ale Douga viac zaujímali kvalitatívne výsledky.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Ale Dougovy výsledky, na kterých mu záleželo, byly kvalitativní.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Dar rezultatele de care îi pasa lui Doug erau mai mult calitative.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.De Doug számára az eredmény sokkal inkább volt minőségbeli.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Jednak Doug skupiał się na ich jakości.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.하지만 그가 성취한 결과 중 그가 관심을 가진 부분은 훨씬 더 질적인 면이었어요.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Ma i risultati a cui Doug teneva di più erano quelli qualitativi.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Mais Doug s'intéressait beaucoup plus aux résultats qualitatifs.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Mas os resultados que interessavam a Doug eram mais qualitativos.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Men de resultat Doug brydde sig om var av mer kvalitativ art.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Namun hasil kerja Doug yang paling dia pedulikan jauh lebih bersifat kualitatif.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Nhưng Doug quan tâm nhiều hơn đến chất lượng
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Pero los resultados que le importaban a Doug eran mucho más cualitativos.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Αλλά τα αποτελέσματα για τα οποία ενδιαφερόταν ο Νταγκ ήταν πολύ περισσότερο ποιοτικά.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Но Даг больше переживал за качественные показатели.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Но резултатите на Дъг, за които той се грижеше, бяха много по-качествени.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.Отже, кількісний результат був чудовим. Проте Даґ старався заради якісного результату.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.אבל התוצאות של דאג היו הרבה יותר איכותיות.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.لكن النتائج التي اهتم بها دوغ كانت تراعي الكيفية أكثر.
Ama Doug'ın umursadığı sonuçlar niteliksel olanlardı.但係道格(Doug)關心嘅 係質量嘅結果