Aloe vera hakkındaki bulgular zayıf niteliktedir.Néhány boltívet pedig aloe vera motívumok díszítenek.
The Who’nun gitaristi Pete Townshend albümü “esrarengiz bir başyapıt” olarak niteler.Pete Townshend, a The Who gitárosa „hátborzongató mestermű”-ként írta le az albumot.
Yüzde 70'in üzerindeki oranlar yüksek oran olarak nitelendirilir.97% fölött egyértelműen túlsúlyos állapotról beszélhetünk.
Roger Ebert filmi şimdiye dek yapılmış en güçlü savaş karşıtı filmlerden biri olarak nitelendirir.Roger Ebert filmkritikus szerint ez az egyik legerőteljesebb háborúellenes film.
Konser, başarılı geçen Asya turunu kutlamak için Şubat ayında yapılan konserin devam niteliğinde oldu.A koncert célja a sikeres ázsiai turné megünneplése volt.
Nitekim durumun öyle olmadığını zaman gösterdi.Nagyon úgy látszott a történtek kapcsán, hogy ez most nem így van.
Nitekim artık sona ermiş bulunuyor.Itt végre sor került a Kr. e.
Goethe, 1805 yılında Schiller’in ölümünü büyük bir kayıp olarak nitelendirmiştir.E széles körű tevékenységnek közepette érte 1805-ben Schiller halála, amely mélyen megrendítette.
Diğer şarkıları da "iyi eserler" olarak nitelendirmiştir.Híresek lettek arról is, hogy "szándékosan rossz" dalokat játszanak.
The Observer gazetesinden Kitty Empire, albümü "görkemli bir şekilde harmanlanmış" olarak niteledi.Kitty Empire, a The Observertől pompásnak találta az albumon uralkodó káoszt.
Polonya hükümeti bu olayları soykırım olarak nitelemektedir.Törökország kormánya visszautasítja, hogy az eseményeket genocídiumként jellemezzék.
6, 7, 8 punto yazılar başvuru niteliğindeki yazılar için uygundur.Az egyezmény 6., 7. és 8. cikke tartalmazza az erre vonatkozó rendelkezéseket.
Şarkıcı, albümü kişisel bir albüm olarak nitelendirdi.Szeretne visszatérni önálló énekesként saját albummal.
On dört dakika uzunluğundaki klip, bir kısa film olarak nitelendirildi.A csaknem 13 perces videoklipet rövidfilmnek is nevezték.
Daha sonraları bu dönemini "depresyon" olarak nitelendirdi.A következő találkozón azt mondta, hogy minden nap depresszióba esik.
Ben bunu bir ödül olarak nitelendiriyorum.Az érdem jutalmául.
Fiilimsileri niteleyen kelimeler zarf görevinde olurlar.A táltosokról szóló mondák a hiedelemmondák körébe tartoznak.
Uluslararası nitelikte bir okuldur.Nemzetközileg elismert, iskolateremtő professzor.
İsrail kendini Yahudi olarak nitelendiren tek devlettir.Izrael a zsidó államként ismert ország.
Kendisini ateist olarak nitelendirdi.Ő magát egyértelműen ateistának vallotta.
İleriki günlerde bu tecrübelerini kâbus olarak nitelendirdi.De napjainkra kiderült, hogy ezek az álmok rémálmok is egyben.
Riverside şehri tipik bir Kaliforniya varoş yerleşkesi niteliğindedir.Ava Gregory egy valódi kaliforniai álomban él.
Film, Teksas Katliamı serisinin yedinci filmidir ve 1974 tarihli ilk filmin devam bölümü niteliğindedir.A film a Bosszúvágy-filmek hatodik része és az azonos című, 1974-es első rész feldolgozása.
Bu sırada hazırladığı eserler birçok kritik tarafından ikinci kalite olara nitelendirilmiştir.Az egyes jelenetek vérességét abban az időben jó néhány kritikus túlzónak tartotta.
Sırbistan ve Rusya kararı yasa dışı olarak nitelemişlerdir.Szerbia és Oroszország törvénytelennek nevezte a függetlenség kikiáltását.
Bunlardan bazıları tam bir bilimsel eser niteliği taşıyordu ve hepsi tam anlamıyla mükemmeldiler.És ez csak egy szám azok közül, melyek erős vizualitást igényelnek, ráadásul teljesen rám bízott mindent.
Nitekim Malta ele geçirilememiş fakat Kıbrıs fethedilmiştir.A várost elfoglalták, de a Towert hiába ostromolták meg.
Aren Oportünizminin Niteliği .A Tan átadásának tökéletessége.
Nitekim grup canlı bir gösteri sergiledi ve böylece yerel çevrenin en popüler gruplarından biri haline geldi.A zenekar végül fellépett élőben, és az egyik legnépszerűbb együttes lett a környéken.
1970'lerden itibaren iki ayrı tür olarak nitelendirilmektedirler.Az 1970-es évtől gyártott típusok két néven is futott.
Şehir bu kontluk başkentlik niteliğini o zamandan günümüze kadar devamlı korumaktadır.A főváros ezt követően végig meg tudta őrizni előnyét.
Orta Çağda Önemli bir kale niteliği taşımaktaydı.A középkorban egy kelta erődítmény állt itt.
Bu arzu edilen nitelikler şunlardır: geçerlilik, optimallik ve değişmezlik.Az alkalmazásokban megkívánják az érvényességet, az optimalitást és az invarianciát.
Nitekim bu arzusuna yenik düşer.Ezek után ezt a kívánságát meg akarja szüntetni.
Serinin ikinci filmi olup ilk filmin devamı niteliğindedir.A sorozat után készült el az első Csupasz pisztoly film.
Nitekim yaralanmasının ardından geçen üçüncü günün akşamında ölmüştür.Az év utolsó napján belehalt sérülésébe.
Bu olay, aynı zamanda değirmenin icadı olarak da nitelendirilebilir.Ugyanez mondható el akkor is, amikor a teknő belsejét vizsgáljuk.
Piyoner teşkilatı ile birlikte çocukların sağlıklı ve nitelikli gelişimi için mücadele verdi.A Waldorf-pedagógia célja, hogy módszerével és neveléselméletével a gyermekek egészséges fejlődését támogassa.
Laqab kişinin bir açıklaması niteliğindedir.A Sátántangó esetében a várakozás motívumára vonatkozik.
Bu adet ve söz, All That Jazz filmindeki Joe Gideon'a bir referans niteliğindedir.Ő és Jack humoros ellentétpárt alkotnak a filmben.
Giriş kısmında yer alan "Tenbih" başlığı kitabın önsözü niteliğindedir.A "main" egy függvény, ez a program belépési pontja.
Bu yapıt "Gerçekçi Rus Edebiyatı"nın mihenk taşı olarak nitelendirilebilir.Anyeginben teljesedik ki tehát az orosz irodalomra oly jellemző „felesleges ember” típusa.
Hadra ismi temel nitelikle Arap dünyasında kullanılmaktadır.Az arab történetírők a Transzoxánia névvel azonos értelemben használták.
Genellikle, antenden yayınlanan RF dalga olarak, kablodaki RF ise sinyal olarak nitelendirilir.Általában a felszólító mód jele -j, ehhez kapcsolódnak a ragok.
Budist Etik, ahlâkî kurallar çerçevesinde Budizm’in bir özeti niteliğindedir.Különösen a buddhista morál szempontjából fontos forrás.
Nitekim, evrimsel psikoloji, psikolojinin de bir biyoloji dalını savunmaktadır.Végül a szexualitásbiológia, társadalmi és érési folyamat is.
Gey topluluğun içerisinde herkes başkaldırıyı olumlu bir gelişme olarak nitelendirmedi.Kaikki eivät homoyhteisössä pitäneet kapinaa positiivisena kehityskulkuna.
Nitekim bu sebepten ötürü bazen kendisinin modern kimyanın babası olduğu da söylenir.Osittain tästä syystä häntä pidetään yleensä nykyaikaisen kemian isänä.
Bu sebeple 1930'lar Diktatörler çağı olarak nitelendirilir.Niinpä 1930-luku tunnetaankin “diktaattoreiden aikakautena”.
Lars Larsson şu kişileri niteleyebilir: Lars Larsson (d.Johan Larsson voi tarkoittaa seuraavia henkilöitä: Johan Larsson (s.
Age of Mythology: The Titans adlı oyun, Age of Mythology oyununun devamı niteliğindedir.Age of Mythology: The Titans on jatkoa aikaisemmalle Age of Mythology -pelille.
B. E. Conway araştırma pseudocapacitance yüksek miktarda yaşandığı geçiş metal oksit elektrotlar nitelendirdi.B. E. Conway tutki siirtymämetallioksidien elektrodeja, joiden pseudokapasitanssit olivat suuria.
Bu filmi 2015 "Babalar Savaşıyor" un devamı niteliğindedir.Vuoden 2015 teemana oli "Liikuta selkäsi kuntoon."
Modern video oyunlarının babası olarak da nitelendirilmektedir.Häntä pidetään yhtenä modernien teatterisuuntausten isänä.
Bu film 2006 yapımı Da Vinci Şifresi (Da Vinci Code) filminin prequeli niteliğindedir.Filmi on jatkoa elokuvalle Da Vinci -koodi.
Nitekim Kasım 1905'te, Lenin Rusya'ya döndü.Vuonna 1905 Deitš palasi Venäjälle.
The New York Times'dan A.O. Scott ise filmi "berbat" olarak nitelendirdi.New York Timesin A.O. Scott kutsui elokuvaa epätavallisen hyväksi supersankarielokuvaksi.
Olayı şöyle niteler: "Tek Tanrı bilir.God Only Knows, säv.
Bunları suç örgütü olarak nitelendirebiliriz.Tämä artikkeli käsittelee rikollisjärjestöä.
Gerçekçi sahnelerinin grafik niteliği, birçoğunun hiçbir zaman basmamasına ya da sergilenmemesine neden oldu.Hänen töidensä realistinen luonne johti siihen, ettei niitä koskaan painettu tai asetettu näytteille.