Onun ölümü cinayet olarak nitelendirildi.His death was ruled a homicide.
Onu yapmak için nitelikli miyim?Am I qualified to do that?
Tom iş için nitelikli değil.Tom isn't qualified for the job.
Bunlar, birer devrim niteliği taşıyan adımlardır.These are steps of a revolutionary nature.
Niteliğin nedir?What are your qualification?
Onu hayli nitelikli bir çalışan olarak düşünüyorlar.They consider him a highly qualified employee.
O hayli nitelikli bir çalışan olarak düşünülüyor.He is considered to be a highly qualified employee.
Mary iftira niteliğinde bir mektup aldı.Mary received a poison pen letter.
Tom komşularının çoğuna iftira niteliğinde mektup yazdı.Tom wrote poison pen letters to most of his neighbors.
Tom fazla nitelikliydi.Tom was overqualified.
Onların nitelikleri nedir?What are their qualifications?
Onların nitelikleri yoktu.They had no qualifications.
Hiç nitelikli adaylar yok mu?Aren't there any qualified applicants?
Tom o iş için nitelikli değil.Tom isn't qualified for that job.
Polis katilin gözlerini şimdiye kadar gördüğü en soğuk olarak nitelendirdi.Police described the killer's eyes as the coldest they'd ever seen.
Bu staj için nitelikli değilim.I am not qualified for this internship.
Tom'un nitelikli olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is qualified.
Gereken niteliklere sahibiz.We've got what it takes.
Tom gerekli olan niteliklere sahip.Tom has what it takes.
Tom'da en çok hangi niteliklere hayransın.What qualities do you most admire in Tom?
O çok iyi niteliklere sahiptir.She has many good qualities.
Tom Mary kadar nitelikli değil.Tom isn't as qualified as Mary.
Tom Mary kadar nitelikli değildir.Tom isn't as qualified as Mary.
Ben yüksek nitelikli bir profesyonel değilim.I am a highly qualified professional.
Öğretmenlerimiz hayli niteliklidirler.Our teachers are highly qualified.
Bunu yapmak için kim nitelikli?Who is qualified to do this?
Tom'un nitelikli olduğuna inanmıyorum.I don't believe Tom is qualified.
Kulağa kusursuz bir şekilde nitelikli geliyorsun.You sound perfectly qualified.
Tom daha nitelikli olabilir.Tom may be better qualified.
Tom bu niteliklere sahiptir.Tom has these qualities.
Tom'un bu nitelikleri var.Tom has these qualities.
Nitelikli eleman bulmak zorlaşıyor.It's getting harder to find qualified employees.
Daha nitelikli birini işe almamız gerekirdi.We should've hired someone more qualified.
Fadıl'ın annesi onu iyi bir çocuk olarak nitelendirdi.Fadil's mother characterized him as a good boy.
Tom, Mary'den daha niteliklidir.Tom is more qualified than Mary.
Sen bu iş için gereğinden fazla niteliklisin.You're overqualified for this job.
O iş için nitelikli değilim.I'm not qualified for that job.
Nitekim, Tom bunu tek başına yaptı.As a matter of fact, Tom did that by himself.
Nitekim Tanrı insanın itaat etmesini istiyor. Itaatsizlik etmek aramaktır.As a matter of fact, God wants man to disobey. To disobey is to seek.
Nitelikli olmama rağmen işi almadım.I didn't get the job, even though I was qualified.
Tom o iş için senin olduğundan daha nitelikli değil.Tom is no more qualified for that job than you are.
Tom'un bu iş için gerekli niteliklere sahip değil.Tom doesn't have the necessary qualifications for this job.
Tom bunu yapmak için nitelikli mi?Is Tom qualified to do that?
Sen niteliklisin, değil mi?You're qualified, aren't you?
Bunu yapmak için nitelikli misiniz?Are you qualified to do that?
Size daha nitelikli elemanların olduğu bir liste hazırladım.I prepared a list of more qualified applicants for you.
Bu bilgi ticari sır niteliğinde.This information is a trade secret.
Budizm ve Taoizm bazen tanrısız dinler olarak nitelendirilir.Buddhism and Taoism are sometimes regarded as atheistic religions.
Nitekim bu yüzden yaptık.As a matter of fact, that's why we did it.
Bu yöntemler, öncelikle niteliksel ve niceliksel olarak ikiye ayrılır.Thus (D1) is both true and false.
1978 yılında Broccoli, Lazenby'yi "16 yıldaki en büyük hatam" olarak nitelendirdi.In 1978 Broccoli described casting Lazenby as "my biggest mistake in 16 years.
1917 yılında, yardım niteliğindeki 3000 lira, 1000 liraya indirildi.In 1917, 3000 lira of aid was reduced to 1000 lira.
Murphy'nin zaferi büyük sürpriz olarak nitelendirildi.Murphy's victory was considered a major surprise.
Allan Chapman onu “İngiltere’nin Leonardosu” olarak nitelendiriyor.Allan Chapman has characterised him as "England's Leonardo".
Unity Technologies, bu üçüncü parti SDK paketlemesini "önce endüstri" olarak nitelendiriyor.Unity Technologies calls this bundling of a third-party SDK an "industry first".
Erken gelişme, ekran görüntüleri ve prototip aksesuarları, telefonu Lumia 929 olarak nitelendirdi.Early development screenshots and prototype accessories referred to the phone as the Lumia 929.
Jerry, Newman'ı "saf şeytani" bir kişilik olarak nitelendirir.Jerry refers to Newman as "pure evil" on more than one occasion.
Kamiya stüdyo için büyük bir mücadele olarak nitelendirdi.Kamiya described it as a big challenge for the studio.
İvan Rebroff kendisini uluslararası, Doğu ve Batı arasındaki bağlantı olarak nitelendirmiştir.Ivan Rebroff described himself as international, the "connection between East and West".
Attie'nin çalışması genellikle onun feminizm kimliğiyle nitelendirilir.Attie's work is often characterized by her identification with feminism.