"Tamam, nineciğim." dedim.祖母に「絶対だめよ」と念を押され 「もちろん」と答えました
Te,sekkürler. -Her ,sey için sag ol, nine.Gracias.
Te,sekkürler. -Her ,sey için sag ol, nine.Grazie.
Te,sekkürler. -Her ,sey için sag ol, nine.Tack.
Te,sekkürler. -Her ,sey için sag ol, nine.Tak.
Te,sekkürler. -Her ,sey için sag ol, nine.Ευχαριστώ.
Te,sekkürler. -Her ,sey için sag ol, nine.Спасибо.
"The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.그리고 한때 저는 "9 야드 전부" 를 만들어야 했습니다
"The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim."The Whole NIne Yards" machen. ("Die ganzen 9 Yard / Alles Drum und Dran")
"The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.Tôi đã phải hoàn thành" Cả 9 yards."
"The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.הייתי חייבת לעשות את "כל תשעת היארד" (את הכל).
"The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.قمت بعمل "9 ياردات كاملة"
"The Whole Nine Yards." çalışmasını yapmam gerektiğini hissetim.その表現通り 9ヤード(約8メートル)の長さの切り絵です
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Ah, no será que todavía estás pensando en la conversación con Mama".
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Du machst dich doch nicht immer noch verrückt wegen der Unterhaltung mit Oma?"
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi. (Gülüşmeler)" ồ, anh mong em sẽ không bận tâm quá nhiều về buổi nói chuyện đó của bà ngoại và em" ( tiếng cười)
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Hele, doufám, že ještě nejseš zblblej z toho, co ti vykládala babička."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Jag hoppas du inte fortfarande tänker på det där samtalet mormor hade med dig."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."아, 너 할머니가 너한테 한 말땜에 아직두 그러니?" 라고 물었어요.
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Mam nadzieję, że nie chodzi o rozmowę, którą odbyłeś z babcią".
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Oh, espero que não estejas ainda preso "àquela conversa que a Mamã teve contigo."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Oh, spero che tu non sia ancora ossessionato da quella chiacchierata con la nonna."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."O, ik hoop dat je niet inzit over dat gesprek dat oma met je had."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Remélem nem vagy még mindig fennakadva azon a beszélgetésen a nagyival!"
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Sper că nu ai rămas cu conversaţia pe care mama a avut-o cu tine."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."Ελπίζω να μη σε απασχολεί ακόμα εκείνη η συζήτηση που είχες με τη Μαμά."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."А... тебя, наверное, ещё парит тот разговор с бабушкой".
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."О, надявам се, че не си заклинил още на този разговор, който Мама проведе с теб."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi."אוי, אני מקווה שאתה לא תקוע עדיין על השיחה הזאת שסבתא עשתה לך."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi." أوه ، أتمنى ألا تكون لازلت متمسكاً بذلك الحديث التي حدثتك به جدتي."
"Umarım hala ninemizle yaptığın konuşmada takılı kalmadın." dedi.お前 気にしてんじゃないよな」 (笑)
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Chaque matin, ils prenaient leur petit déjeuner avec leur grand-mère.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.En elke ochtend ontbeten ze met hun grootmoeder.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.E ogni mattino facevano colazione con la nonna.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.În fiecare dimineață, luau masa cu bunica lor.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Każdego ranka jedli śniadanie ze swoją babcią.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.매일아침 그들의 할머니와 아침식사를 했었습니다.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Und jeden Morgen haben sie zusammen mit ihrer Großmutter gefrühstückt.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Và mỗi sáng họ ăn sáng cùng bà nội.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Y cada mañana desayunaban con su abuela.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Και κάθε πρωί έπαιρναν το πρωινό τους με την γιαγιά τους.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.И всяка сутрин закусваха с баба си.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.ובכל בוקר אכלו ארוחת בוקר עם סבתא שלהם.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.ويتناولون الإفطار كل صباح مع جدودهم.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.一方、著名な人類学者ダニー ミラー氏は
Ve Winry, sen ve Nine'nin... beni aldatmaya çalıştığı mı?E a Winry, tu e a avó estão a tentar enganar-me, não estão?
Ve Winry, sen ve Nine'nin... beni aldatmaya çalıştığı mı?E che Winry, tu e nonna... vi stiate tutti prendendo gioco di me?
Ve Winry, sen ve Nine'nin... beni aldatmaya çalıştığı mı?I że Winry, ty i babcia próbujecie mnie oszukać?
Ve Winry, sen ve Nine'nin... beni aldatmaya çalıştığı mı?Och att Winry, du och farmor- -försöker lura mig.
Ve Winry, sen ve Nine'nin... beni aldatmaya çalıştığı mı?Og at Winry, du og bedstemor - - forsøger at narre mig.
Ve Winry, sen ve Nine'nin... beni aldatmaya çalıştığı mı?Winry, yritättekö sinä ja isoäiti vain petkuttaa minua?
Ve Winry, sen ve Nine'nin... beni aldatmaya çalıştığı mı?¿Y que tú, Winry y la abuela me estáis tomando el pelo?
Ve Winry, sen ve Nine'nin... beni aldatmaya çalıştığı mı?Και ότι εσύ, Γουίνρι και η γιαγιά... προσπαθείτε να με ξεγελάσετε;
Ve Winry, sen ve Nine'nin... beni aldatmaya çalıştığı mı?И что и Винри, и ты, и бабушка... просто пытаетесь одурачить меня?
We'll keep you here for a while, Ebe Nine.Θα σας εδώ κρατάμε για λίγο, ΕΒΕ εννέα.
Zaten anneme tapıyordum, onun için "Evet nineciğim, söz." dedim.Adoravo mia madre, quindi le dissi: "Certo nonna.
Zaten anneme tapıyordum, onun için "Evet nineciğim, söz." dedim.À, tôi yêu mẹ, vì thế tôi hứa ngay " Vâng, con sẽ làm ạ"
Zaten anneme tapıyordum, onun için "Evet nineciğim, söz." dedim.Como yo adoraba a mi mamá, le dije: "Sí, Mama, así lo haré".
Zaten anneme tapıyordum, onun için "Evet nineciğim, söz." dedim.Eu adorava a minha mãe, por isso disse: "Sim, Mamã. Assim farei."
Zaten anneme tapıyordum, onun için "Evet nineciğim, söz." dedim.Ich verehrte meine Mama, also sagte ich: Ja, Oma, das werde ich tun."