Ana içeriğe geç
Sözlük

nim ile cümle

nim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Nimruzafghanistan. kgmbrazil. kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimrôzafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan.kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan.kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmNimruzafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmΝιμπρούζafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmНимрозafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmНімрузafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmنمروزafghanistan. kgm
Nimruzafghanistan. kgmニームルーズ州afghanistan.kgm
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.거기 이르거든 님시의 손자 여호사밧의 아들 예후를 찾아 들어가서 그 형제 중에서 일어나게 하고 데리고 골방으로 들어가서
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.Sesampainya engkau di sana carilah Yehu anak Yosafat dan cucu Nimsi. Ajaklah dia sendirian ke sebuah kamar
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.ובאת שמה וראה שם יהוא בן יהושפט בן נמשי ובאת והקמתו מתוך אחיו והביאת אתו חדר בחדר׃
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.واذا وصلت الى هناك فانظر هناك ياهو بن يهوشافاط بن نمشي وادخل واقمه من وسط اخوته وادخل به الى مخدع داخل مخدع
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.到 了 那 裡 、 要 尋 找 寧 示 的 孫 子 、 約 沙 法 的 兒 子 耶 戶 。 使 他 從 同 僚 中 起 來 、 帶 他 進 嚴 密 的 屋 子
‹‹Oraya varınca Nimşi oğlu, Yehoşafat oğlu Yehuyu ara. Onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.到了 那 裡 、 要尋 找 寧示 的 孫子 、 約沙法 的 兒子 耶戶 。 使 他 從 同僚 中 起來 、 帶 他 進嚴 密 的 屋子
PW: Hem nimet, hem de bela.Błogosławieństwo i klątwa.
PW: Hem nimet, hem de bela.PW: bénédiction et fléau.
PW: Hem nimet, hem de bela.PW: benedizione e maledizione.
PW: Hem nimet, hem de bela.PW: 축복이자 저주죠.
PW: Hem nimet, hem de bela.PW: zegen en vloek.
PW: Hem nimet, hem de bela.פ"ו: ברכה וקללה
PW: Hem nimet, hem de bela.بيتر: بركة ولعنة مرعبة
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım."Ak si vezmeš to, čo ti je dané na tomto svete ..." Tak som to zoškriabal.
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım."Als je zou nemen wat je gegeven werd op deze wereld ..." Ik schraapte het eraf.
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım.Atunci când am văzut mâzga neagră de pe botul bărcii, m-am gândit, "Dacă iei ce ţi se oferă pe lume ..."
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım."Ein Spatz in der Hand..." und kratzte es ab.
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım."Il faut saisir sa chance dans ce monde..." Alors je l'ai raclée.
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım."우리가 우리에게 주어진 것을 받아들인다면..." 이라고 생각하며 알코올이 들어 있는
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım."Se recebermos o que nos é oferecido..." Então raspei aquilo.
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım."Se ti arrangi con quel che il mondo ti offre ..."
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım."Si tomas lo que te dan en este mundo..."
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım.Tôi nghĩ, "Sao không sử dụng cái được ban tặng trên thế giới này ..." Và tôi đã nạo lấy chúng.
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım."Бери то, что тебе дают ..." И соскрёб её.
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım.חשבתי. "אם אתה לוקח מה שניתן לך בעולם הזה.." אז גירדתי אותו.
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım.فكرت ," لو أخذت ما وثهب لك في هذا العالم ,,," فقمت بكشطه
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım.そして私はその粘液をこすり落としました 遺伝学者に送るための アルコールの入った小さな試験管を持っていました
Seçim, halihazırda bilincin canlı bir ifadesiyken, seçimin nimetlerinden faydalan.Pokiaľ voľba je ešte živým vyjadrením vedomia, využite ju.
Sen benim Eun Sae nime ne yapıyorsun?¡No te voy a soltar!
Sen benim Eun Sae nime ne yapıyorsun?Tu! Ce i-ai facut lui Eun Sae?!
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;A csomag áldás fény a te vissza, Happiness bíróságok téged az ő legjobb tömb;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Balenie požehnanie svetla na tvojej chrbát, šťastie ťa súdy v jej najlepšom poli;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Balení požehnání světla na tvé záda, štěstí tě soudy v jejím nejlepším poli;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Een pak van zegeningen lichten over uw rug; Geluk rechtbanken thee in haar beste array;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Eine Packung Segen leuchtet auf deinem Rücken; Happiness Gerichte dich in ihren besten array;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;En pakke med velsignelser lys over din ryg; Lykke domstole dig i hendes bedste række;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Ett paket välsignelser ljus över din rygg, Lycka domstolar dig i sina bästa kedjan;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;그대 다시시 축복 조명의 팩, 그녀의 최고의 배열에 행복 코트 그대를;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Một gói các phước lành của ánh sáng khi trở lại ngươi Toà án; Hạnh phúc ngươi trong mảng tốt nhất của cô;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Paczka błogosławieństwa światła na twój powrót; Szczęście sądów ciebie w swoim najlepszym tablicy;
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;Paket luči blagoslove na tvoje nazaj; Happiness sodišča tebi v njen najboljši niz;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod