Nil Yörgen, who started a blog... ... in order to support Fatmagul Abla.Con el fin de apoyar Fatmagül Abla.
Nil Yörgen, who started a blog... ... in order to support Fatmagul Abla.Ας ρίξουμε μια ματιά.
Nil Yörgen, who started a blog... ... in order to support Fatmagul Abla.. כדי תמיכה Fatmagul אסתי.
Örneğin, bir diğeri Nil nehri.Ad esempio, un altro è per il Nilo.
Örneğin, bir diğeri Nil nehri. Dişi kurt ve ikizlerle simgelenen Tiber nehri.На пример, Волчица и близнецы символизировали реку Тибр.
Örneğin, bir diğeri Nil nehri.Například další patří k Nilu.
Örneğin, bir diğeri Nil nehri.Na przykład kolejny reprezentuje Nil.
Örneğin, bir diğeri Nil nehri.Por ejemplo, otro es para el Nilo.
Örneğin, bir diğeri Nil nehri.Наприклад, обеліск означає Ніл.
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al아침에 너는 바로에게로 가라 그가 물로 나오리니 너는 하숫가에 서서 그를 맞으며 그 뱀 되었던 지팡이를 손에 잡고
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alSớm mai Pha-ra-ôn sẽ ngự ra bờ sông, ngươi hãy ra mắt người và cầm theo tay cây gậy đã biến ra con rắn đó.
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alSớm_mai Pha-ra-ôn sẽ ngự ra bờ sông , ngươi hãy ra_mắt người và cầm theo tay cây gậy đã biến ra con rắn đó .
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alלך אל פרעה בבקר הנה יצא המימה ונצבת לקראתו על שפת היאר והמטה אשר נהפך לנחש תקח בידך׃
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alاذهب الى فرعون في الصباح. انه يخرج الى الماء. وقف للقائه على حافة النهر. والعصا التي تحولت حية تاخذها في يدك.
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al明 日 早 晨 他 出 來 往 水 邊 去 、 你 要 往 河 邊 迎 接 他 、 手 裡 要 拿 著 那 變 過 蛇 的 杖
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al明日 早晨 他 出來 往 水邊去 、 你 要 往河 邊 迎接 他 、 手裡 要 拿著 那 變過 蛇 的 杖
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.A jehož úrody na velikých vodách, símě Sichor, žeň jeho, užitek potoka, a kterýž byl skladem národů.
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.de mange Vande, hvis Indkomst var Sjihors Sæd, hvis Vinding Alverdens Varer.
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.grandi acque. Il frumento del Nilo, il raccolto del fiume era la sua ricchezza; era il mercato dei popoli
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.in po velikih vodah je bila setev Sihorjeva, žetev Nilova njegov pridelek, in bil je tržišče narodom.
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.시홀의 곡식 곧 나일의 추수를 큰 물로 수운하여 들였으니 열국의 시장이었도다
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.Melynek sok vizeken át a Sihór veteménye és a Nilus aratása vala jövedelme, úgy hogy népek vására volt!
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.Na veľkých vodách semeno Šíchora, žatva veľrieky jeho dôchodkom, a bol sa stal tržišťom národov.
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.Veniturile lui erau grîul Nilului şi secerişul rîului, aduse pe ape mari, aşa că el era tîrgul neamurilor.``
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.Доходът му, идещ през големи води, Бе житото на Нил, жетвата на реката Тъй щото той беше тържище на народите.
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.По великим водам привозились в него семена Сихора, жатва большой реки, и былон торжищем народов.
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.ובמים רבים זרע שחר קציר יאור תבואתה ותהי סחר גוים׃
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.وغلتها زرع شيحور حصاد النيل على مياه كثيرة فصارت متجرة لامم.
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.在 大 水 之 上 、 西 曷 的 糧 食 、 尼 羅 河 的 莊 稼 、 是 推 羅 的 進 項 . 他 作 列 國 的 大 碼 頭
Şihorun tahılı, Nilin ürünü Denizleri aşar, Sura gelir sağlardı. Ulusların kârı ona akardı.在 大水 之上 、 西曷 的 糧食 、 尼羅河 的 莊稼 、 是 推羅 的 進項 . 他 作 列國 的 大 碼頭
Sömürge döneminden kalma eski bir anlaşma Mısır ve Sudan'a Nil sularının çoğunu kullanım hakkı veriyor.Um velho acordo do periodo colonial permite ao Egito e Sudão o uso da maior parte das aguas do Nilo.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.A hore na vrchu stĺpov bola práca podoby ľalií. A tak bolo dokonané dielo stĺpov.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.A na vrchu sloupů těch bylo dílo liliové. I dokonáno jest dílo sloupů.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.A na wierzchu onych słupów były wyrobione lilije. A tak dokonana jest robota onych słupów.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.Così fu terminato il lavoro delle colonne
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.És az oszlopok tetején liliomok formáltattak vala. És ilyen módon végezteték el az oszlopok míve.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.Il y avait sur le sommet des colonnes un travail figurant des lis. Ainsi fut achevé l`ouvrage des colonnes.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.In na vrhu stebrov je bilo lilijasto delo. In tako sta bila stebra dodelana.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.În vîrful stîlpilor era o lucrătură în chip de crini. Astfel s'a isprăvit lucrarea stîlpilor.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.그 두 기둥 꼭대기에 백합화 형상이 있더라 두 기둥의 공역이 마치니라
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.Øverst på Søjlerne var der liljeformet Arbejde. Således blev Arbejdet med Søjlerne færdigt.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.Överst voro pelarna utformade till liljor. Så blev då arbetet med pelarna fullbordat.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.På toppen av søilene var det liljeformet arbeid. Så var arbeidet med søilene ferdig.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.Puso en la parte superior de las columnas un motivo de lirios. Así concluyó la obra de las columnas
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.Sobre o alto das colunas estava a obra de lírios. E assim se acabou a obra das colunas.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.Trên chót trụ , thì chế hình hoa huệ . Công_việc làm những cây trụ đều hoàn_thành là như_vậy .
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.Trên chót trụ, thì chế hình hoa huệ. Công việc làm những cây trụ đều hoàn thành là như vậy.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.Und es stand also oben auf den Säulen wie Lilien. Also ward vollendet das Werk der Säulen.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.Ylinnä pylväiden päällä oli liljan muotoinen laite. Ja niin päättyi pylväiden valmistus.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.Και επι την κεφαλην των στυλων ητο εργασια κρινων ουτως ετελειωθη η κατασκευη των στυλων.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.И на върховете на стълбовете имаше изработени кремове. Така се свърши направата на стълбовете.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.И над столбами поставил венцы , сделанные наподобие лилии; так окончена работа над столбами.
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.ועל ראש העמודים מעשה שושן ותתם מלאכת העמודים׃
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.وعلى راس العمودين صيغة السوسن. فكمل عمل العمودين
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.在 柱 頂 上 刻 著 百 合 花 . 這 樣 、 造 柱 子 的 工 就 完 畢 了
Sütun başlıkları nilüfer biçimindeydi. Böylece sütunların işi tamamlanmış oldu. gelebilir.在 柱頂 上 刻 著 百合花 . 這樣 、 造 柱子 的 工 就 完畢了
Tam iki yıl sonra firavun bir düş gördü: Nil Irmağının kıyısında duruyordu.過 了 兩 年 法 老 作 夢 . 夢 見 自 己 站 在 河 邊
Tam iki yıl sonra firavun bir düş gördü: Nil Irmağının kıyısında duruyordu.Al termine di due anni, il faraone sognò di trovarsi presso il Nilo
Tam iki yıl sonra firavun bir düş gördü: Nil Irmağının kıyısında duruyordu.A stalo sa po celých dvoch rokoch, že sa snívaly faraonovi sny. Snívalo sa mu, že hľa, stojí nad riekou.
Tam iki yıl sonra firavun bir düş gördü: Nil Irmağının kıyısında duruyordu.Au bout de deux ans, Pharaon eut un songe. Voici, il se tenait près du fleuve.