Mavi Nil nehri üzerinde köprüler bulunmakta.Vilajeto vakariniu pakraščiu teka Baltojo Nilo upė.
Böylece Nil'in sularının ne kadar yükseldiği düzenli olarak saptanabiliyordu.Tuo metu pradėta surašinėti gyventojus ir reguliariai matuoti Nilo vandens lygį.
Bunun üzerine çocuklar öldürülüp Nil Nehri'ne atıldı.Ji nusivedė vaikus prie upės, kur juos nuskandino.
Şehir Nil Deltası'nda yer almaktadır.Toje vietoje ji randa senovės miestą Niflheimą.
Erik Tommy Nilsson (doğum 11 Mart 1960 Köping) İsveçli rock şarkıcı.Erik Tommy Nilsson (sündinud 11. märtsil 1960 Köpingis) on Rootsi rokkmuusik.
Şövalye Nils Olav, İskoçya'nın Edinburgh kentinde yaşayan bir imparator penguendir.Brigadir Sir Nils Olav on Suurbritannias Šotimaal Edinburgh loomaaias elav kuningpingviin.
Berberiler Kuzey Afrika'da Nil Vadisi'nin batısında yaşayan yerli halktır.Berberid on rahvas Põhja-Aafrikas, lääne pool Niiluse jõge.
1879 yılında İsveçli bilim adamı Lars Fredrik Nilson tarafından bulunmuştur.Skandiumi avastas 1879. aastal Lars Fredrik Nilson.
Nil timsahları hiçbir avı çürütmez.Mina ei pidavat oskama naelagi seina lüüa.
Nüfusun büyük bir bölümü Nil Nehri boyunca yerleşmiştir.Suurem osa rahvastikust on koondunud Niiluse jõe orgu.
Ancak, Nil çatışma örneği aynı zamanda su sektöründeki... ...uluslararası işbirliği fırsatlarını gösteriyor.Contudo, o exemplo do conflito no Nilo mostra a oportunidade de cooperação no setor da agua:
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Ausztráliában egy liliomból alakult ki a pálmafű,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Di Australia, sebuah bunga bakung berubah menjadi sebuah pohon rumput,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.En Australia, un lirio se convertió en un árbol herbáceo,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.En Australie, un nénuphar est devenu un xanthorrhoea
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.În Australia, un crin s-a transformat într-un arbust,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.In Australia, un giglio divenne una xanthorrhoea,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.In Australien verwandelte eine Lilie sich in einen Grasbaum,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.In Australië werd een lelie een grasboom,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.호주에서 백합은 잔디 나무가 되었습니다.
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Na Austrália, um lírio transformou-se numa "Árvore Herbácea" ["genus Xanthorrhoea"]
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Ở Úc, hoa huệ phát triển thành cây Thích diệp thụ,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.V Austrálii sa ľalia zmenila na trávový strom,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü. ve Havai'de, bir papatya bir gümüş kılıç oldu.Australiassa lilja muuttui heinäpuuksi, ja Hawajilla päivänkakkarasta tuli haleakalanlaavakalpa.
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü. ve Havai'de, bir papatya bir gümüş kılıç oldu.ハワイでは ヒナギクが ギンケンソウになりました
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.W Australii, lilia zmieniła się w trawę drzewiastą
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.Στην Αυστραλία, ένα νούφαρο μετατράπηκε σε ένα δέντρο χλόης Xanthorrhoea
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.В Австралии лилии стали травяными деревьями,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.В Австралия една лилия се превърнала в тревно дърво,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.באוסטרליה, חבצלת הפכה לעץ-דשא,
Avustralya'da, bir nilüfer bir çim ağacına dönüştü.فى أستراليا، تحول الزنبق إلى شجر عنب،
Balıkçılar yas tutacak, Nile olta atanların hepsi ağlayacak, Suyun yüzüne ağ atanlar perişan olacak.Fiskerne klager, og alle de som kaster krok i strømmen, sørger, og de som setter garn i vannet, er motløse,
Balıkçılar yas tutacak, Nile olta atanların hepsi ağlayacak, Suyun yüzüne ağ atanlar perişan olacak.Fiskerne sukker og sørger, alle, som meder i Nilen; de, som, sætter Garn i Vandet, gribes af Modløshed.
Balıkçılar yas tutacak, Nile olta atanların hepsi ağlayacak, Suyun yüzüne ağ atanlar perişan olacak.어부들은 탄식하며 무릇 나일강에 낚시를 던지는 자는 슬퍼하며 물에 그물을 치는 자는 피곤할 것이며
Balıkçılar yas tutacak, Nile olta atanların hepsi ağlayacak, Suyun yüzüne ağ atanlar perişan olacak.И восплачут рыбаки, и возрыдают все, бросающие уду в реку, и ставящие сети в воде впадут в уныние;
Balıkçılar yas tutacak, Nile olta atanların hepsi ağlayacak, Suyun yüzüne ağ atanlar perişan olacak.ואנו הדיגים ואבלו כל משליכי ביאור חכה ופרשי מכמרת על פני מים אמללו׃
Balıkçılar yas tutacak, Nile olta atanların hepsi ağlayacak, Suyun yüzüne ağ atanlar perişan olacak.والصيادون يئنون وكل الذين يلقون شصا في النيل ينوحون. والذين يبسطون شبكة على وجه المياه يحزنون
Balıkçılar yas tutacak, Nile olta atanların hepsi ağlayacak, Suyun yüzüne ağ atanlar perişan olacak.打 魚 的 必 哀 哭 、 在 尼 羅 河 一 切 釣 魚 的 必 悲 傷 、 在 水 上 撒 網 的 、 必 都 衰 弱
Balıkçılar yas tutacak, Nile olta atanların hepsi ağlayacak, Suyun yüzüne ağ atanlar perişan olacak.打魚 的 必 哀哭 、 在 尼羅 河 一切 釣魚 的 必 悲傷 、 在 水 上 撒 網 的 、 必 都 衰弱
Bayaz Nilsudan. kgmafrica. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmafrica. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmafrica. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmafrica. kgm
Bayaz Nilsudan. kgman-Nil al-abyadsudan.kgm
Bayaz Nilsudan. kgmBiały Nilsudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmBiely Nílsudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmBílý Nilsudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmHvid Nilsudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmLe Nil blancsudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmNilo Biancosudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmNilo Blancosudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmNilo Brancosudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmNilul Albsudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmsudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmsudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmsudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmVita Nilensudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmWitte Nijlsudan.kgm
Bayaz Nilsudan. kgmΛευκός Νείλοςsudan. kgm
Bayaz Nilsudan. kgmБілий Нілsudan. kgm