nihayetinde ile cümle
nihayetinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bana bir eţik ver. Nihayetinde tutumunu sergileyeceđin belirli bir nokta ver."Fašizmus by mal byť primeranejšie pretože je to zlúčenie štátnej a
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.Azt mondtam: "Jézusom!" Elmentem.
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim. Gittim ve eşimin dersine girdimMă gândeam, "O, Doamne."
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.Ho pensato, "Oh Dio". E ci sono andato.
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.Ich dachte: "Oh Gott."
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.J'ai dit, " Mon Dieu ". J'y suis allé.
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.저는 "오, 이런" 하고 갔습니다.
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim."Oh, Dios", dije y me fui.
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.Przyjdziesz i cię ocenię". Pomyślałem:
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.Saya seperti, "Ya, Tuhan."
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.Tôi thốt lên "Ôi Chúa ơi".
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.Αντέδρασα, είπα "Ω, Θεέ μου!".
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.Казах: "Боже". Отидох.
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.Я викрикнув: "О, Боже!" Але пішов.
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.Я воскликнул: "О, Боже". Но пошёл.
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.ואני כאילו, "אוי אלוהים." הלכתי.
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.فقلت : ياللهول
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim.行って席に付きました
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Afinal de contas, se não resultar, há sempre o amanhã.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Anda tahu, setelah itu, jika tidak berhasil, masih ada hari esok.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Bạn biết đó, sau tất cả, Nếu nó không hiệu quả, thì sẽ vẫn luôn còn ngày mai để làm.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Dopotutto, se non funziona, domani è un altro giorno.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Falls es nicht klappen sollte, gibt es ja immer noch den nächsten Tag.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Je weet dat als er niets van komt, er morgen een nieuwe dag is.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.결국에, 뭔가 해결이 안되면 항상 내일이라는 것이 있습니다.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Ştiţi, până la urmă, dacă nu ne iese, mereu mai vine o altă zi.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Végül is, ha nem lesz sikeres, még mindig ott a holnap.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Vous savez, après tout, si ça ne marche pas, demain est un autre jour.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.W końcu jak się nie uda, zawsze jest następny dzień.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Εξάλλου, αν δε πετύχουν, υπάρχει πάντα το αύριο.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Знаете, в края на краищата, че ако не проработи, винаги ще има утре.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Знаєте, зрештою, якщо це не спрацює, завжди залишається завтра.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.Мы знаем, что, в конце концов, если что-то не получится, завтра можно начать всё сначала.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.הרי ככל הכל, אם זה לא יצליח, תמיד יהיה מחר.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.لأنه في النهاية، إن لم ينجح الأمر اليوم؛ هناك دائما غدا.
Bilirsiniz, en nihayetinde bu sefer olmazsa başka sefer olur.うまくいかなくても いつでも明日という日はあるのですから 50歳以上の人々は
Bir dua mırıldanıyor ve operasyona başlıyor. Nihayetinde, ağrısı azalan hasta onu ellerinden öpüyor.Wyszeptała modlitwę i rozpoczęła zabieg. po wszystkim wyleczona pacjentka całowała ją po rękach
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.A to zároveň zvyšuje jejich hodnotu.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.E alla fine questo incrementera' i loro valori.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.Et au final cela augmente leurs valeurs.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.그들의 가치가 궁극적으로 더해지는 것입니다.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.Por fim, isso irá fazer parte dos seus valores.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.Și, în cele din urmă, asta aduce un plus valorilor lor.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.Uiteindelijk draagt dat bij aan hun waarden.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.Und das steigert ihren Wert.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.Và cuối cùng điều đó được cộng thêm vào các giá trị của họ.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.Y, finalmente, que añade a sus valores.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.Και σε τελική ανάλυση αυτό προσθέτει στις αξίες τους.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.И в крайна сметка това добавя към тяхната стойност.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.К чему-то, что обогащает их жизнь.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.ובסופו של דבר זה מוסיף לערך שלהם.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.وفي نهاية المطاف يضيف ذلك لقيمهم.
Bu da, en nihayetinde kendi değerlerini artırıyor.そして まだ先があります ステージ4はすばらしいですが
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Aş face asta, aş face-o, dar, până la urmă, nu sunt un ciudat.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Bem, eu faria isto, eu faria isto, mas, mas, "bem, no fim de contas, eu não sou estranho.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Bueno, podría hacerlo, podría, pero... pero... bueno, al final, no soy tan raro".
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Et bien, je le ferai, je le ferai, mais... mais... après tout, je ne suis pas bizarre.
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Farei questo, farei quest'altro, ma, ma, dopotutto, non sono strano."
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Ik zou dit willen maar, ik ben niet raar."
"Bunu yapardım, şunu yapardım, ama, ama nihayetinde ben tuhaf değilim."Jamen, jeg ville gøre dette, jeg ville gøre dette, men, men, jamen, jeg er, trods alt, ikke mærkelig.