Ana içeriğe geç
Sözlük

nihai ile cümle

nihai kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu da, tekrar ediyorum, deneyimimizin niteliğini belirleyen nihai şeydir.Kokemustemme laadun perimmäiseen ratkaisijaan.
Bu da, tekrar ediyorum, deneyimimizin niteliğini belirleyen nihai şeydir.Nogmaals, dit is de belangrijkste zaak die de kwaliteit van onze ervaringen bepaalt.
Bu da, tekrar ediyorum, deneyimimizin niteliğini belirleyen nihai şeydir.Vilket, återigen, är det avgörande som avgör kvalitén på vad vi upplever.
Bu da, tekrar ediyorum, deneyimimizin niteliğini belirleyen nihai şeydir.Yang, sekali lagi, merupakan hal penting yang menentukan kualitas pengalaman kita.
Bu da, tekrar ediyorum, deneyimimizin niteliğini belirleyen nihai şeydir.Το οποίο, ξανά, είναι αυτό που προσδιορίζει την ποιότητα των εμπειριών μας.
Bu da, tekrar ediyorum, deneyimimizin niteliğini belirleyen nihai şeydir.А это, в конечном итоге определяет качество наших ощущений.
Bu da, tekrar ediyorum, deneyimimizin niteliğini belirleyen nihai şeydir.Ще повторя, че това е, което в крайна сметка определя качеството на нашите преживявания.
Bu da, tekrar ediyorum, deneyimimizin niteliğini belirleyen nihai şeydir.שהוא, שוב, הדבר האולטימטיבי שקובע את איכותה של החוויה שלנו.
Bu da, tekrar ediyorum, deneyimimizin niteliğini belirleyen nihai şeydir.الذى هو , مرة أخري , أهم الأشياء التى تحدد مدى كفاءة خبراتنا.
Bu da, tekrar ediyorum, deneyimimizin niteliğini belirleyen nihai şeydir.我々の慈悲を行動にうつすべきです
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.A i když to nebyl druh umění, kterému bych podlehl, byl to skvělý pocit.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Chiar dacă nu era genul de artă care mă pasiona cel mai mult, mă simțeam grozav.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Choć nie był to rodzaj sztuki, który mnie pasjonował, czułem się świetnie.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.E anche se non era l'arte del tipo di cui ero tanto appassionato, era fantastico.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.En, al was het niet het soort kunst waar mijn uiteindelijke passie lag, het voelde geweldig.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.És bár ez nem az általam imádott művészet volt, mégis nagyon jó érzés volt.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Et même si ce n'était pas le type de dessin qui me passionnait vraiment, c'était très bien quand même.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Fazia estes rabiscos todos. Apesar de não ser o tipo de arte que me apaixonava, soube-me bem.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.원래부터 열정을 품은 분야는 아니었지만 그래도 기분이 좋았어요.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Obwohl mir diese Art von Kunst nicht am Herzen lag, tat es sehr gut.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Og selvom det ikke var den slags kunst jeg i sidste ende brændte for at lave, føltes det fedt.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Si bien no era el tipo de arte que en última instancia me apasionaba, me gustó mucho.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Και παρόλο που δεν ήταν το είδος της τέχνης για το οποίο παθιαζόμουν, η αίσθηση ήταν υπέροχη.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.И макар да не е съвсем изкуство, към което да изпитвам страст, се почувствах страхотно.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.І хоча це не було тим художнім мистецтвом, яким я зрештою захоплювався, це було чудово.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Это было не то искусство, которым я страстно увлекался, но я чувствовал себя великолепно.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.ואף על פי שזה לא היה סוג האמנות שהייתי הכי נלהב לגביו, זה הרגיש מעולה.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.وعلى الرغم من أنه لم يكن النوع من الفن الذي كنت متحمساً له ، و لكنني شعرت بالروعة.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.ちょっと違いましたが それでも最高の気分でした 震えを受け入れてしまえば
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Das höchste Ziel in beiden Dimensionen ist es, die Dienstleistungen für europäische Bürger zu verbessern.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Det endelige formål i begge tilfælde er at forbedre servicen til de Europæiske borgere.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Het uiteindelijk doel in beide gevallen is om de dienstverlening aan Europese burgers te verbeteren.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Hlavním cílem v obou případech je zlepšit služby poskytované občanům Evropy.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.I båda fallen är det slutliga målet att förbättra servicen för de europeiska medborgarna.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Il ne ultimo in entrambi i casi é migliorare il servizio o erto ai cittadini europei.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.În ambele cazuri, scopul nal este îmbunătăţirea serviciilor prestate cetăţenilor Europei.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Končni cilj je v obeh primerih izboljšati storitve za evropske državljane.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Konečným cieľom v oboch prípadoch je zlepšiť služby poskytované európskym občanom.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.L’objectif nal, dans les deux cas, est d’améliorer le service apporté aux citoyens européens.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Mindkét esetben az a végső cél, hogy az európai állampolgárok számára nyújtott szolgáltatásokat jobbá tegyék.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Ostatecznym celem w obydwu przypadkach jest poprawa usług świadczonych obywatelom Europy.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Päätavoitteena molemmissa on Euroopan kansalaisille tarjottujen palvelujen parantaminen.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.И в двата случая главна цел е подобряването на услугите, предоставяни на европейските граждани.
Bunları birleştirip uzay ve zaman ve yerçekiminin nihai kuantum teorisini geliştirmek bu isin doruk noktası.또 궁극적으로 우주와 시간과 중력의 양자 이론을 만들기 위해 상대성과 양자 이론을 융합하는 것이 이 혁명의 정점이자
Bunları birleştirip uzay ve zaman ve yerçekiminin nihai kuantum teorisini geliştirmek bu isin doruk noktası.Y su culminación es unificarlas para crear la teoría cuántica definitiva del espacio, el tiempo y la gravedad,
Bunları birleştirip uzay ve zaman ve yerçekiminin nihai kuantum teorisini geliştirmek bu isin doruk noktası.והמיזוג של שניהם לכדי תורת הקוואנטים הסופית של מרחב וזמן וכח הכבידה, הוא השיא של זה,
Bunları birleştirip uzay ve zaman ve yerçekiminin nihai kuantum teorisini geliştirmek bu isin doruk noktası.و دمجهم سوياً لتشكيل نظرية الكم الأخيرة للزمان و المكان و الجاذبية، و هذا هو أوج ذلك،
Bunları birleştirip uzay ve zaman ve yerçekiminin nihai kuantum teorisini geliştirmek bu isin doruk noktası.量子重力理論はその集大成であり 理論の完成にむけて 現在も研究が続いています
Bu prosedür nihai bir karara bağlanmadan, ilgili Üye Ülke teklif edilen tedbirleri yürürlüğe koyamaz.Se a Comissão verificar que houve infracção, proporá os meios adequadospara se lhe pôr termo.
Bu prosedür nihai bir karara bağlanmadan, ilgili Üye Ülke teklif edilen tedbirleri yürürlüğe koyamaz.Statul membru interesat nu poateaplica măsurile preconizate înainte de pronunţarea unei decizii finale.
Bu tanrı var olacak ama belki bu nihai fiyatları doğa ya da tanrıEs ist Gottes Wille Aber vielleicht ist das ultimative Preise
Bu tanrı var olacak ama belki bu nihai fiyatları doğa ya da tanrıEz Isten akarata
Bu tanrı var olacak ama belki bu nihai fiyatları doğa ya da tanrı그것은 하나님의의 뜻 하지만 아마도이 궁극적인 가격 자연
Bu tanrı var olacak ama belki bu nihai fiyatları doğa ya da tanrıזה מה שהטבע התכוון זה רצון האל אבל אולי זה המחירים הסופיים
Bu tanrı var olacak ama belki bu nihai fiyatları doğa ya da tanrıانها مشيئة الله ولكن ربما هذه الأسعار في نهاية المطاف طبيعة
Bu tanrı var olacak ama belki bu nihai fiyatları doğa ya da tanrıしかし多分、この究極の価格 自然 または神
Çılgın bir hikaye, ama sivrisineklere karşı en iyi ve nihai intikamı almamızı sağlayacağına inanıyorum.Egy őrült történet, de azt hiszem talán a legjobb és végső bosszú a szúnyogok ellen, ami valaha létezett.
Çılgın bir hikaye, ama sivrisineklere karşı en iyi ve nihai intikamı almamızı sağlayacağına inanıyorum.E o poveste incredibilă, probabil cea mai bună răzbunare împotriva țânțarilor.
Çılgın bir hikaye, ama sivrisineklere karşı en iyi ve nihai intikamı almamızı sağlayacağına inanıyorum.Es ist eine verrückte Geschichte, aber es ist wahrscheinlich die beste und ultimativste Rache an den Mücken.
Çılgın bir hikaye, ama sivrisineklere karşı en iyi ve nihai intikamı almamızı sağlayacağına inanıyorum.Es una historia loca, pero creo que quizás es la mejor y última revancha contra los mosquitos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod