nicelik ile cümle
nicelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Batıya rakip olmak için bir program üzerine yüklendiler, niceliksel olmasa bile en az nicelikle olmalıydı.הם הכינו תוכנית שמטרתה להשתוות למערב, אם לא מבחינת איכות כלי השיט, לפחות מבחינת כמות.
Niceliklerin karşıtları olmaz.לכן איני להוט אחרי התנגשויות.
7 temel nicelikten üç tanesi mekanikle ilgilidir: Uzunluk, kütle ve zaman.Така например в областта на механиката SI използва три основни величини — дължина, маса и време.
Örneğin; uzunluk fiziksel bir niceliktir.Napríklad dĺžka je fyzikálna veličina.
Fiziksel teori bir veya birden fazla çeşitli ölçülebilir nicelikler arasındaki ilişkiyi içerir.Fyzikálna teória zahŕňa jeden alebo viac vzťahov medzi rôznymi merateľnými kvantitami.
Fiziksel nicelikler eşlenik denilen çiftler halinde gelir.Získali sme rovnakú fyzikálnu hodnotu v požadovaných jednotkách.
Örneğin: Zaman bir temel niceliktir.Perioda je, na primer, načeloma poljubno časovno obdobje.
Bir oran olduğundan, boyutsuz bir niceliktir.Prostorski kot je brezrazsežna količina.
Süreksiz nicelikler, aritmetiğin konusu, süreli nicelikler ise zaman (fizik) ve mekanın (geometri) konusudur.Domėjosi tęstinumo (kontinumo) problemomis, ypatingai laiko, erdvės ir judėjimo.
Niceliklerin azlığı ve çokluğu da olmaz.Nedidelis nuolydis nei privalumas, nei trūkumas.
Matematiksel belit, mantıksal belitin niceliklere uygulanmasıdır.Loogiline paratamatus sõltub loogiliste konstantide kasutamise reeglitest.
Gelme ve kırılma açıları eşit değildir, fakat aralarında niceliksel bir ilişki vardır.Kõikteadmine ja eksimatus ei ole sama asi, kuid on omavahel seotud.
Örneğin; uzunluk fiziksel bir niceliktir.Pideva olekute ruumi näiteks on füüsikaline pendel.
(Davies, 1992:83) Genellikle niceliklerin korunumu.(Lowe 2010:3) Tavaliselt peetakse tegusid sündmusteks.
Sosyolojide ampirik araştırma niteliksel metotlar ya da niceliksel metotlar kullanır.Uuringutes sotsioloogia kasutab kvantitatiivseid ja kvalitatiivseid meetodeid.
Kütle, elektriksel yük, sıcaklık ve bir ortamdaki bir noktanın elektrik potansiyeli skaler niceliklerdir.Punkti temperatuur ja elektriline potentsiaal mingis keskkonnas on skalaarid.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.A já věřím, že debatě by výrazně prospělo jisté odměřené a kvantitativní uvažování.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.A myslím, že taká nezaujatá, kvantitatívna úvaha by mohla k tejto debate významne prispieť.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.Dan saya rasa alasan netral dan terukur dapat berpengaruh besar dalam debat ini.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.E credo che un ragionamento spassionato e quantitativo potrebbe essere molto utile al dibattito.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.E eu acho que algum raciocínio quantitativo e desapaixonado poderia realmente trazer muito para o debate.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.És azt hiszem, egy szenvedélymentes, mennyiségi alapú érvelés tényleg sokat adna hozzá a vitához.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.Et je pense qu'un raisonnement quantitatif et sans passion pourrait vraiment amener beaucoup à ce débat.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.Hier, finde ich, könnte objektive, quantitative Argumentation einen wertvollen Beitrag zur Diskussion leisten.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.Ik denk dat een beetje kalme en kwantitatieve redenering echt een grote bijdrage tot het debat kunnen zijn.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.저는 우리가 이런 토론을 할때 감정에 좌우되지 않은 정량적인 추론을 적용해야 한다고 생각합니다.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.Och jag tror att lite objektiva, kvantitativa tankegångar skulle kunna bidra mycket till debatten.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.Og jeg tror at lidenskabsløst, kvantitativt ræsonnement virkelig kunne bidrage en hel del til denne debat
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.Pero creo que un razonamiento desapasionado y cuantitativo podría aportar mucho al debate.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.Şi cred că puţină detaşare, raţionament cantitativ ar putea ajuta dezbaterea cu adevărat .
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.Zato mislim, da bi neprizadet in kvantitativen pogled bistveno prispeval k temu dialogu.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.Και νομίζω πως λίγη ψύχραιμη, ποσοτική λογική θα μπορούσε να προσφέρει πραγματικά πολλά στην συζήτηση.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.Думаю, беспристрастные количественные рассуждения могут внести большой вклад в эти дебаты.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.И мисля, че някакво безстрастно, количествено мотивиране наистина може да допринесе много за дебата.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.І я вважаю, що певні безпристрасні роздуми могли б справді бути корисними в цій суперечці.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.ואני חושב שכמה סיבות נטולות רגש וכמותיות באמת יכולות להביא הרבה לדיון.
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.واعتقد أن بعض الهدوء والمنطق الكمي قد يجعلنا نصل جدياً لاتفاق عظيم في هذا النقاش
Bence biraz tarafsız, niceliksel düşünme bu tartışmaya gerçekten çok şey getirebilir.論争に大いに貢献できると考えます ゆえに この問題を考えるときには常に
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Ces deux choses sont des quantités équivalentes.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.De her to mængder er lige store.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Deze twee dingen zijn gelijke hoeveelheden.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Diese zwei Dinge liefern die gleiche Anzahl.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Estas dos cosas son cantidades equivalentes.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Estas duas coisas são quantidades equivalentes.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Ez a két dolog ugyanakkora mennyiség.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.이 두개는 항상 같은 값을 가져요.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Te dwie rzeczy to równe wielkości.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Tieto dve veci sú rovnako veľké.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Tyto dvě věci jsou stejně velké.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Αυτά τα δύο είναι ισοδύναμες ποσότητες.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Тези две неща са равносилни величини.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Це рівнозначні величини
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.Это равнозначные величины.
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.هذان الشيئان كميات متكافئة .
Bu iki şey birbirine eşit nicelikler.この方程式を成り立たせるために
Bunların hepsi nicelik karşılaştırmasında kullandığımız ifadelerdir.(Oran ifadesi)2 つの数量を比較することの正当な表現です。 いま、私は5匹の犬ごとに10頭の馬がいると言いました。
Bunların hepsi nicelik karşılaştırmasında kullandığımız ifadelerdir.(Oran ifadesi)Aku hanya -- Ini adalah ekspresi untuk membandingkan dua jumlah.
Bunların hepsi nicelik karşılaştırmasında kullandığımız ifadelerdir.(Oran ifadesi)Ce sont simplement des expressions qui comparent deux quantités.
Bunların hepsi nicelik karşılaştırmasında kullandığımız ifadelerdir.(Oran ifadesi)Dette er alt sammen bare udtryk som beskriver og sammenligner 2 mængder.
Bunların hepsi nicelik karşılaştırmasında kullandığımız ifadelerdir.(Oran ifadesi)Eu sou apenas--estes são todos apenas expressões que são comparar duas quantidades.