Ana içeriğe geç
Sözlük

nicel ile cümle

nicel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bilgi teorisi, bilginin nicelleştirilmesi ile ilgilidir.La teoria dell'informazione è relativa alla quantificazione dell'informazione.
Bunun üzerine, uzmanlar Ukraynalı uzmanların hem nicel hem de nitel potansiyelinin farkına varmıştır.Эксперты признают количественный и качественный потенциал украинских специалистов.
Bu nicelikler Tablo 1 de gösterilmiştir.Простейший пример подобной ситуации приведён на диаграмме 1.
Matematiksel belit, mantıksal belitin niceliklere uygulanmasıdır.Математическое бытие подчинено логическим законам.
Sosyolojide ampirik araştırma niteliksel metotlar ya da niceliksel metotlar kullanır.В исследованиях социология использует качественные и количественные методы.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.وADF هو متطور تقنيا لكنه صغير نسبيا.
Buradaki sayıl değer matematiksel bir sayı veya fiziksel bir nicelik olabilir.قد تكون تلك القيمة السلمية هي عبارة عن عدد رياضي أو كمية فيزيائية.
Japon şiiri hece ölçüsünden ziyade niceliğe bakar.تُحدِّد التّقاليد اليابانيَّة بشكلٍ صارم شكل هذه الحلوى.
Ancak bu durumda nicelik ismi emitans tır.وإلى الآن، هو أخر من تسمى "إينوسنت".
Örneğin; uzunluk fiziksel bir niceliktir.Por exemplo, comprimento é uma grandeza física.
Bu niceleyicilerin genelleştirilmesi Mostowski ve Lindström'ün çalışmalarıyla başlar.Estes quantificadores foram generalizados através do trabalho de Mostowski e Lindström.
İtme, Newton'un ikinci ve üçüncü kanunları tarafından nicel olarak tanımlanan bir tepki kuvvetidir.Em termos da Física, é uma força de reação descrita quantitativamente pelas segunda e terceira leis de Newton.
Fiziksel teori bir veya birden fazla çeşitli ölçülebilir nicelikler arasındaki ilişkiyi içerir.Uma teoria física envolve uma ou mais relações entre as várias grandezas físicas.
Japonya, Krugman'ın niceliksel kolaylaştırma tekniğine dayanan bir başka teknik kullandı.O Japão usou outra técnica, um pouco baseada na de Krugman, chamada de quantitative easing.
Sıklık dağılımları hem niteliksel hem de niceliksel veri için kullanılır.As distribuições de frequência são usados ​​para ambos dados qualitativos e quantitativos.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.A ADF é tecnologicamente sofisticada, mas relativamente pequena.
Sonunda nicel deneylerde birtakım sorunlar ortaya çıkmıştı.No fim foram realizadas apenas algumas experiências.
Matematiksel belit, mantıksal belitin niceliklere uygulanmasıdır.Problemas lógicos são os problemas matemáticos resolvidos através do uso de raciocínio lógico.
Ayrıca bu niceliklerden üretilen 60 nicelik daha vardır.Actualmente estão ocupados 36 dos 60 nichos de que consta.
Denklem, iki niceliğin eşitliğini gösteren bağıntıdır.Isso mostra a honra igual devida a ambos.
Kepler'in üçüncü yasası bu gerçeği niceliksel olarak açıklar.A segunda Lei de Kepler é bem mais simples de se derivar.
Elektromanyetikte kullanılan diğer bütün nicelikler de temel birimler cinsinden verilebilir.As restantes unidades fotométricas podem-se derivar de unidades básicas.
Hartree-Fock yöntemi kullanılarak nicel olarak hesaplanabilmektedirler.Hartree-Fock verwijst meestal naar de Hartree-Fock-methode.
Nicel risk çözümlemesi yap.Kies de minst gevaarlijke oplossing.
Aktüel ve virtüel arasındaki fark da niceliksel değil niteliksel bir fark ifade eder.Hier is dus niet zozeer sprake van een fout als van een betekenisverschil.
Bu nicelikler Tablo 1 de gösterilmiştir.De onderstaande tekst beschrijft afbeelding 1.
Ölçü aleti, fiziksel nicelik ölçmeye yarayan bir cihazdır.Meetgereedschap is gereedschap om een natuurkundige grootheid mee te meten.
Fakat, bu tarz olayların etkilerinin niceliğini belirlemek zor olabilir.Deze situatie heeft ertoe geleid dat het lastig is de kenmerken van de soort goed vast te stellen.
Çünkü iki benzer boyutlu niceliklerin oranı, boyutsuz bir nicelik olur.Na obu z nich liczne groby, niektóre dobrze zachowane.
Niceliklerin azlığı ve çokluğu da olmaz.Liczebność nie rośnie ani też nie maleje.
Denklem, iki niceliğin eşitliğini gösteren bağıntıdır.Poczucie sprawiedliwości jest, więc rezultatem równości obu stosunków.
Bu nicelikler Tablo 1 de gösterilmiştir.Tak jak to pokazano na rysunku 1.
Fakat, bu tarz olayların etkilerinin niceliğini belirlemek zor olabilir.Możemy nadal odczuwać skutki tych niefortunnych decyzji.
Bilim adamlarının ilgilendikleri pek çok nicelik ya çok büyük ya da çok küçük değerlerdir.Dzisiaj większość uczonych z większymi lub mniejszymi zastrzeżeniami podziela ten pogląd.
Boudon, kitaplarında nicel yöntemleri benimsemiştir.W swoich książkach Gray zmierza się z przeszłością.
Bu yaklaşım 1950'lerden sonra ortaya çıkan nicel anlayışla terk edilmiştir.Koncepcja ta powstała na potrzeby wyjaśnienia zjawisk z lat 50.
Hepatit C tanı testlerine: HCV antikor, ELISA, Western blot, ve niceliksel HCV RNA dahildir.Diagnostiska metoder för hepatit C involverar: HCV-antikropp, ELISA, Western blot och kvantitativt HCV-RNA.
Kuramın nicelemesi kuantum alan kuramında ölçüm anormalliklerine neden olmaktadır.Min självsäkerhet beror på att jag har upptäckt mina dimensioner.
Denklem, iki niceliğin eşitliğini gösteren bağıntıdır.Som fotbollstränare har jag förmånen att få kombinera dessa två intressen!
Fakat, bu tarz olayların etkilerinin niceliğini belirlemek zor olabilir.Det är svårt att bedöma omfattningen av sådana eventuella aktiviteter.
Buradaki sayıl değer matematiksel bir sayı veya fiziksel bir nicelik olabilir.Скаляром може бути як математичне число так і фізична величина.
Boudon, kitaplarında nicel yöntemleri benimsemiştir.Конні знайшла розраду в книгах.
Bu durumda, nicelikler, x1, ..., xN , N tane parçacığın yerini belirtirler.Вище, ми припустили, що всі точки x1, ..., xn різні.
Mantık bilimcileri bu önermeleri evrensel niceleme olarak adlandırırlar.Логіки називають такі твердження універсальними.
Cantor, sıral sayılar ve nicel sayılar olmak üzere iki farklı sonsuz sayı tanımlamıştır.Cantora zajímalo, zda každá nekonečná množina je spočetná.
Sonunda nicel deneylerde birtakım sorunlar ortaya çıkmıştı.Na konci tohoto experimentu bylo zjištěno několik skutečností.
Diğer yaklaşım kuantum teorisinin standart niceleme işlemi ile başlar.Jiný přístup začíná kanonickými kvantovacími postupy kvantové teorie.
Fiziğin bütün dallarında çeşitli nicelikler (büyüklükler, quantity) kullanılır.Fyzikálním veličinám přiřazujeme určitou hodnotu (velikost).
Bilgi teorisi, bilginin nicelleştirilmesi ile ilgilidir.Potřeba stimulace souvisí s potřebou učení.
Bu nicelikler Tablo 1 de gösterilmiştir.Tento proces popisuje horní část obrázku 1.
Aktüel ve virtüel arasındaki fark da niceliksel değil niteliksel bir fark ifade eder.Podle Telesia jde mezi nimi o kvantitativní, nikoli kvalitativní rozdíl.
Bu döndürülmeler ve titreşimler, nicelendirilebilir; iki enerji seviyesi vardır.Tato rotace a vibrace je kvantifikována; jsou zde rozdílné úrovně energií.
Örneğin; uzunluk fiziksel bir niceliktir.Timpul este o mărime fizică abstractă.
Nicel risk çözümlemesi yap.Reduce riscul accidentelor.
Emisyon boyutsuz bir niceliktir.Temperatura este o mărime scalară.
Diğer yaklaşım kuantum teorisinin standart niceleme işlemi ile başlar.O altă abordare pornește de la procedurile de cuantificare canonică din teoria cuantică.
Nitelik, nicelikten önemlidir.Calitatea este mai importantă decât cantitatea.
Lagrangian fonksiyonunu t1den t2ye kadar alır ve skaler bir nicelik döndürür.A tétel komor bevezető témáját a csellók mutatják be az 1–12. ütemben, majd a fagott hoz egy ellentémát.
Bu ölçek CT taramaları değerlendirilmesinde kullanılan radyodansite'nin nicel bir ölçüsüdür.Az ő nevét viseli a CT-felvételek kiértékelésénél használt radiodenzitás mértékegysége.
Bu nicelikler Tablo 1 de gösterilmiştir.Kuva 1 havainnollistaa edellä kuvattua tilannetta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod