Niteliği, niceliğe tercih ederim.I prefer quality to quantity.
Nitelik, nicelikten önemlidir.Quality is more important than quantity.
Nitelik, nicelikten daha önemlidir.Quality is more important than quantity.
Nicelik değil, nitelik.Quality, not quantity.
Nitelik, nicelikten baskın çıkar.Quality trumps quantity.
Bu yöntemler, öncelikle niteliksel ve niceliksel olarak ikiye ayrılır.Thus (D1) is both true and false.
Bu niceleyicilerin genelleştirilmesi Mostowski ve Lindström'ün çalışmalarıyla başlar.These quantifiers have been generalized beginning with the work of Mostowski and Lindström.
Örneğin; uzunluk fiziksel bir niceliktir.For example, a length is a physical quantity.
Üçüncü bir nicelik bu yüzeyin bir parça bölgesidir.A third such quantity is the area of a piece of the surface.
Nicelikli değerlerdir, çünkü atom sayısı sonludur.It takes on quantized values, because the number of atoms is finite.
Bunu, niteliksel ve niceliksel tahminler arasındaki fark olarak düşünebiliriz.One can think of this as the differentiation between qualitative and quantitative predictions.
İstatistiksel parametrelerin kestirimleri değişik nicelikte veriye veya bilgiye dayanabilir.Estimates of statistical parameters can be based upon different amounts of information or data.
1. Sayfada yazdıkları üzere ‘her fiziki nicelik sayısal terimlerle ölçülmelidir’ .They write on page 1 that "every physical quantity must be measurable in numerical terms".
Basit olmakla beraber birçok önemli fenomenleri tahmin ediyor, ama nicel değil.While simple, it predicts many important phenomena, but is not quantitative.
Buradaki sayıl değer matematiksel bir sayı veya fiziksel bir nicelik olabilir.The scalar may either be a mathematical number or a physical quantity.
İtme, Newton'un ikinci ve üçüncü kanunları tarafından nicel olarak tanımlanan bir tepki kuvvetidir.Thrust is a reaction force described by Newton's Second and Third Laws.
Teorik üretim ekolojisi, ürünlerin büyümesini nicel olarak incelemeye çalışır.Theoretical production ecology tries to quantitatively study the growth of crops.
Fiziksel teori bir veya birden fazla çeşitli ölçülebilir nicelikler arasındaki ilişkiyi içerir.A physical theory involves one or more relationships between various measurable quantities.
Aynı şey boyutsuz olmayan bütün fiziksel nicelikler için de geçerlidir.The same applies for other physical quantities which are not dimensionless.
Japonya, Krugman'ın niceliksel kolaylaştırma tekniğine dayanan bir başka teknik kullandı.Japan used another technique, somewhat based on Krugman's, called Quantitative easing.
Bu etki için tek olası açıklama ışığın kendisini nicelediği ortaya çıktı.It appeared that the only possible explanation for the effect was the quantization of light itself.
Nesneleri hareket ettirmek için, iş/zaman niceliği mesafe/zaman ya da sürat olarak hesaplanır.Accordingly, it should be eaten on the day of capture, unless properly refrigerated or cured.
Onun yerçekimsel açıklamalarının nicel tahminlari ilk Newton tarafından verildi.Its gravitational explanation with a quantitative estimate was first given by Newton.
Sürekliliği karakterize eden bütün fiziksel nicelikler, bu yolla tanımlanır.All physical quantities characterizing the continuum are described this way.
Bu nicelikler Tablo 1 de gösterilmiştir.These are outlined in illustration 1.
Işığın nicelenen olabileceğini ilk göstergesi 1899 yılında Max Planck’dan gelmiştir.The Planck mass was first suggested by Max Planck in 1899.
Bu döndürülmeler ve titreşimler, nicelendirilebilir; iki enerji seviyesi vardır.These rotations and vibrations are quantized; there are discrete energy levels.
Nicelleşmiş enerji seviyeleri parçacığın enerjisi ve dalga uzunluğu arasındaki ilişkiden doğar.Quantized energy levels result from the relation between a particle's energy and its wavelength.
Nitel gözlem Nicelik "Nicel gözlem nedir?".To which Ned replies, "Looks like it.
Önerilmiş olan S-matris kuramında ise yerel hiçbir nicelik yoktur.In this proposed S-matrix theory, there are no local quantities at all.
Japon şiiri hece ölçüsünden ziyade niceliğe bakar.Some Japanese describe their weight in terms of kan.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.The ADF is technologically sophisticated but relatively small.
Bu durumda, nicelikler, x1, ..., xN , N tane parçacığın yerini belirtirler.In this case, the quantities x1, ..., xN would refer to the positions of each of the N particles.
Kimyada tanıtılan ve genellikle dolaylı yolla ölçülen fiziksel nicelik.A physical quantity introduced in chemistry; usually determined indirectly.
Nicel çözümlenimler boyutların kritik sayısını, (26), dörde düşürmeye çalışır.Analysis has been worked out from a critical number of dimension (26) down to four.
Işık foton denilen parçacıklardan oluşur ve dolayısıyla doğal nicelenmiştir.Light is made up of particles called photons and hence inherently is quantized.
İkisi de nicel makroskobik eşevreliliğe örnektir.Both are examples of macroscopic quantum coherence.
Bilgi teorisi, bilginin nicelleştirilmesi ile ilgilidir.Information theory is related to the quantification of information.
Bununla beraber nicelikleri artarken nitelikleri zayıflıyordu.Thereafter its importance steadily declined.
Cantor, sıral sayılar ve nicel sayılar olmak üzere iki farklı sonsuz sayı tanımlamıştır.Cantor defined two kinds of infinite numbers: ordinal numbers and cardinal numbers.
Değişkenler, ilgilenilen sistem parametrelerinin soyutlamalarıdır, bunlar nicelendirilebilir.Far worse is when the procedure changes the value of its parameter: something is sure to be damaged.
Bu durum, otomatik olarak, bütün basit parçacıkların nicelenen doğası ve değerlerini ön görür.This would automatically predict the quantized nature and values of all elementary particle charges.
Diğer yaklaşım kuantum teorisinin standart niceleme işlemi ile başlar.Another approach starts with the canonical quantization procedures of quantum theory.
Skalar, kütle ve sıcaklık gibi sadece büyüklüğü olan bir niceliktir.A scalar is a quantity which only has a magnitude, such as mass or temperature.
Gradyometre, fiziksel bir niceliğin uzaysal varyasyonlarını ölçmeye yarayan aygıtların tümüdür.Gradiometer any device that measures spatial variations of a physical quantity.
Mantık bilimcileri bu önermeleri evrensel niceleme olarak adlandırırlar.Logicians call these statements universal.
Okul nicellemeyi ve coğrafi konuma özel önem vermeyi esas almıştır.The school emphasized the use of quantification and the paying of special attention to geography.
Uluslardaki yasamlarin nitelik ve niceligi gibi.It's like quality and quantity of life in nations.
We were sitting nicely here.We were sitting nicely here.
Burada böyle niceleriyle tanışabilirsiniz.You can meet other individuals here.
Ve daha niceleri. Hayvanlar üzerinde yapılmış, size anlatabileceğim daha pek çok araştırma var.And, and, and -- there are a lot more animal studies that I could talk about.
Nicelikten bu kadar bahsettiğimiz yeter.How about quality?
Böylece birimsiz bir niceliğe sahip olursunuz.You'll have a unit-less quantity.
Doğum belgesi, isim, sonra kimlik ve daha niceleri.Birth certificate, name, then ID, and so on.
Buradaki bir vektörel nicelik.So, this right here is a vector quantity.
Yönü önemsediğin zaman budur... ... yani vektörel niceliklerle uğraşıyorsundur.This is when you care about directions ... ... so you're dealing with vector quantities.
Vektörel nicelik olmaso için yönü de vermen lazım.You have to give the direction for it to be a vector quantity.
Bu skaler bir nicelik.This is a scalar quantitiy.
You said he was treating you nicely.Abla, you don't get it. If even one out of all his ex-wife told me was true... ...
Oran, aynı cinsten iki değerin nicelik bakımından karşılaştırılmasına denir.So ratios are just expressions that compare quantities.