Tom Mary'nin evi temizlemesine yardım etti.Tom helped Mary clean the house.
Tom Mary'nin bavullarını taşımasına yardım etti.Tom helped Mary carry her suitcases.
Tom Mary'nin mobilyayı taşımasına yardımcı olur.Tom helps Mary move the furniture.
Tom Mary'nin elini tuttu.Tom held Mary's hand.
Tom Mary'nin çok zengin olduğunu duydu.Tom heard that Mary was very rich.
Tom Mary'nin hasta olduğunu işitti.Tom heard that Mary was sick.
Tom mary'nin öldüğünü duydu.Tom heard that Mary had died.
Tom Mary'nin yeni bir bilgisayar aldığını duydu.Tom heard that Mary had bought a new computer.
Tom Mary'nin uykusunda konuştuğunu duydu.Tom heard Mary talking in her sleep.
Tom Mary'nin sınıfta horladığını duydu.Tom heard Mary snoring in class.
Tom Mary'nin duşta şarkı söylediğini duydu.Tom heard Mary singing in the shower.
Tom Mary'nin bağırdığını duydu.Tom heard Mary shout.
Tom Mary'nin çığlık attığını duydu.Tom heard Mary scream.
Tom Mary'nin piyano çaldığını duydu.Tom heard Mary play the piano.
Tom çok geçmeden Mary'nin piyano çaldığını duydu.Tom heard Mary play the piano not too long ago.
Tom Mary'nin yukarıya çıktığını duydu.Tom heard Mary go upstairs.
Tom Mary'nin ağladığını duydu.Tom heard Mary crying.
Tom Mary'nin ağladığını duydu ve konunun ne olduğunu merak ettim.Tom heard Mary cry and wondered what the matter was.
Tom Mary'nin onun adını seslendiğini duydu.Tom heard Mary call his name.
Tom Mary'nin yardım istediğini duydu.Tom heard Mary call for help.
Tom'un Mary'den özür dilemeye niyeti yok.Tom has no intention of apologizing to Mary.
Mary'nin onu niçin yaptığı hakkında Tom'un bir fikri yok.Tom has no idea why Mary did that.
Tom'un Mary'nin nerede yaşadığı hakkında bir fikri yok.Tom has no idea where Mary lives.
Tom Mary'nin sonunda nasıl Boston'da olduğu hakkında bir fikri yok.Tom has no idea how Mary ended up in Boston.
Tom Mary'nin dans ettiğini asla görmedi.Tom has never seen Mary dance.
Tom Mary'nin yalan söylediğini asla duymadı.Tom has never heard Mary tell a lie.
Tom Mary'nin Fransızca konuştuğunu asla duymadı.Tom has never heard Mary speak French.
Tom Mary'nin şarkı söylediğini asla duymadı.Tom has never heard Mary sing.
Tom onun Mary'nin babası olduğunu henüz anladı.Tom has just found out that he's Mary's father.
Tom'un yarışı kazanmak için Mary'nin yeteneğine güveni var.Tom has confidence in Mary's ability to win the race.
Tom'un Mary'nin ona verdiği eski bir bisikleti var.Tom has an old bicycle that Mary gave him.
Tom'un içinde Mary'nin beş dakika içinde gelebileceğine dair bir his var.Tom has a feeling that Mary might show up in a few minutes.
Tom'un tam Mary'nin sahip olduğu gibi bir saati var.Tom has a clock just like the one Mary has.
Tom Mary'nin doğum gününde tesadüfen işten bir gün izin aldı.Tom happened to have the day off on Mary's birthday.
Tom Mary'nin ona verdiği kemeri kullanarak kendini astı.Tom hanged himself using the belt that Mary had given him.
Tom, o çalışırken Mary'nin oğluna bakmak zorunda kaldı.Tom had to take care of Mary's son while she was working.
Tom Mary'nin yerine işe bakmak zorunda kaldı.Tom had to cover for Mary.
Tom Mary'nin evini bulmakta biraz sorun yaşadı.Tom had some trouble finding Mary's house.
Tom'un Mary'nin ahırı temizlemesine yardım etmekten başka seçeneği yoktu.Tom had no other choice than to help Mary clean out the stable.
Tom'un Mary'nin garajı temizlemesine yardım etmekten başka seçeneği yoktu.Tom had no other choice but to help Mary clean out the garage.
Tom'un Mary ile tartışmaya niyeti yoktu.Tom had no intention of quarreling with Mary.
Tom'un Mary ile dansa gitmeye niyeti yoktu.Tom had no intention of going to the dance with Mary.
Tom'un Mary'nin niçin erken gittiğine dair hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea why Mary left early.
Tom'un, Mary'nin neden onunla çıkmak istemediği konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea why Mary didn't want to go out with him.
Tom'un Mary'nin ne zaman varacağı hakkında fikri yoktu.Tom had no idea when Mary would arrive.
Mary'nin onun ne yapmasını istediği hakkında Tom'un bir fikri yoktu.Tom had no idea what Mary wanted him to do.
Tom'un Mary'nin ona yapmasını söylediğini yapmaktan başka şansı yoktu.Tom had no choice but to do what Mary told him to do.
Tom'un Mary'nin ona yardım etmesini istemekten başka şansı yoktu.Tom had no choice but to ask Mary to help him.
Tom Mary ile gitmeye niyetlenmişti ama bir şey çıktı ve gidemedi.Tom had intended to go with Mary, but something came up and he couldn't.
Mary'nin yeni erkek arkadaşını partiye getireceği Tom'un içine doğdu.Tom had a hunch that Mary would bring her new boyfriend to the party.
Tom Mary'nin geç kalacağını hissetti.Tom had a feeling that Mary would be late.
Tom paslı bir pala ile Mary'nin bacağını kesti.Tom hacked Mary's leg off with a rusty machete.
Tom Mary'nin kolunu bir kılıçla kesti.Tom hacked Mary's arm off with a sword.
Tom, Mary'nin yaklaşık otuz yaşında olduğunu tahmin etti.Tom guessed that Mary was around thirty years old.
Tom Mary'nin kolunu tuttu.Tom grabbed Mary's arm.
Tom Mary'nin arabasına bindi.Tom got into Mary's car.
Tom Mary ile nişanlandı.Tom got engaged to Mary.
Tom Mary'nin söylediklerinden dolayı sinirlendi.Tom got angry because of what Mary said.
Tom Mary'nin gittiği aynı okula gidiyor.Tom goes to the same school as Mary does.
Tom Mary'nin yanağına bir öpücük kondurdu.Tom gave Mary a peck on the cheek.