Tom Mary'nin erkek yeğeni.Tom is Mary's nephew.
Tom Mary'nin komşusudur.Tom is Mary's neighbor.
Tom Mary'nin kocasının en iyi arkadaşı.Tom is Mary's husband's best friend.
Tom Mary'nin kocası.Tom is Mary's husband.
Tom Mary'nin erkek torunudur.Tom is Mary's grandson.
Tom Mary'nin büyükbabasıdır.Tom is Mary's grandfather.
Tom Mary'nin arkadaşı.Tom is Mary's friend.
Tom Mary'nin önceki eşidir.Tom is Mary's former husband.
Tom Mary'nin kayınbabasıdır.Tom is Mary's father-in-law.
Tom Mary'nin kayınpederidir.Tom is Mary's father-in-law.
Tom Mary'nin eski kocasıdır.Tom is Mary's ex-husband.
Tom Mary'nin eski erkek arkadaşı.Tom is Mary's ex-boyfriend.
Tom Mary'nin şimdiki erkek arkadaşıdır.Tom is Mary's current boyfriend.
Tom Mary'nin kuzeni.Tom is Mary's cousin.
Tom Mary'nin erkek kardeşi.Tom is Mary's brother.
Tom Mary'nin erkek kardeşidir.Tom is Mary's brother.
Tom Mary'nin erkek kardeşidir, babası değil.Tom is Mary's brother, not her father.
Tom Mary'nin kayınbiraderidir.Tom is Mary's brother-in-law.
Tom Mary'nin erkek arkadaşıdır.Tom is Mary's boyfriend.
Tom Mary'nin patronu.Tom is Mary's boss.
Tom Mary'nin en iyi arkadaşıdır.Tom is Mary's best friend.
Tom Mary'nin yerine geçmesi için birini arıyor.Tom is looking for someone to take Mary's place.
Tom Mary'nin yarı yaşındadır.Tom is half Mary's age.
Tom Mary'nin çalışmasından memnun olmaktan uzaktır.Tom is far from satisfied with Mary's work.
Tom Mary'nin küçük kız kardeşi ile nişanlıdır.Tom is engaged to Mary's younger sister.
Tom Mary ile nişanlıdır.Tom is engaged to Mary.
Tom Mary'nin yardımına güveniyor.Tom is counting on Mary's help.
Tom Mary'nin hatalı olduğuna ikna oldu.Tom is convinced that Mary is wrong.
Tom Mary'nin masumiyetine ikna oldu.Tom is convinced of Mary's innocence.
Tom Mary'nin güvenliği hakkında endişeli.Tom is concerned about Mary's safety.
Tom bugün Mary'nin okula geleceğinden emin.Tom is certain that Mary will come to school today.
Tom Mary'nin nasıl olduğunu bilmek için endişeli.Tom is anxious to know how Mary is.
Tom Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikâyet ediyor.Tom is always complaining about what Mary does.
Tom her zaman Mary'nin ne kadar harcadığı hakkında şikayet ediyor.Tom is always complaining about how much Mary spends.
Tom Mary'nin bir arkadaşıdır.Tom is a friend of Mary's.
Tom, Mary'nin arkadaşıdır.Tom is a friend of Mary's.
Tom, o beni orada istemese bile beni Mary'nin partisine davet etti.Tom invited me to Mary's party even though she didn't want me there.
Tom Mary'nin oraya kendi başına gitmesi konusunda ısrar etti.Tom insisted that Mary go there by herself.
Tom Mary'nin tavsiyesinin çoğunu görmezden geldi.Tom ignored most of Mary's advice.
Tom Mary'nin uyarısına aldırmadı.Tom ignored Mary's warning.
Tom Mary'nin tavsiyesini görmezden geldi.Tom ignored Mary's advice.
Tom Mary'nin uyarılarını görmezden geldi.Tom ignored all of Mary's warnings.
Tom Mary'nin duygularını incitti.Tom hurt Mary's feelings.
Tom Mary'nin onun için aldığı hediyeyi seveceğini umuyor.Tom hopes that Mary will like the present he bought for her.
Tom Mary'nin ona yardım edeceğini umuyor.Tom hopes that Mary will help him.
Tom Mary'nin gelecek hafta geleceğini umuyor.Tom hopes that Mary will come next weekend.
Tom Mary'nin sınavı geçeceğini umuyor.Tom hopes that Mary passes the exam.
Tom Mary'nin ölmeyeceğini umuyor.Tom hopes Mary won't die.
Tom Mary'nin yakında iyileşeceğini umuyor.Tom hopes Mary will get well soon.
Tom Mary'nin burayı seveceğini umut ediyor.Tom hopes Mary likes it here.
Tom Mary'nin işi alacağını umuyor.Tom hopes Mary gets the job.
Tom Mary'nin bebeğini kapının arkasına sakladı.Tom hid Mary's doll behind the door.
Tom Mary'nin bulaşıkları yıkamasına yardım etti.Tom helped Mary wash the dishes.
Tom Mary'nin ceketini çıkarmasına yardım etti.Tom helped Mary take off her jacket.
Tom Mary'nin tekrar baştan başlamasına yardım etti.Tom helped Mary start over again.
Tom Mary'nin şifonyerini taşımasına yardım etti.Tom helped Mary move the dresser.
Tom Mary'nin arabaya binmesine yardımcı oldu.Tom helped Mary into the car.
Tom Mary'nin duvara bir resim asmasına yardım etti.Tom helped Mary hang a picture on the wall.
Tom Mary'nin koltuğundan kalkmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary get up from her seat.
Tom Mary'nin ev ödevini yapmasına yardım etti.Tom helped Mary do her homework.