Ana içeriğe geç
Sözlük

ni ile cümle

ni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Okinawa'nın bütün yıl boyunca güzel iklimi vardır.Okinawa has a fine climate all year round.
Yokohama, Japonya'nın en büyük ikinci şehridir.Yokohama is the second largest city in Japan.
Yokohama'nın nüfusu Osaka'nınkinden daha büyüktür.The population of Yokohama is larger than that of Osaka.
Tokyo Kulesi'ni çok uzaktan görebilirim.I could see Tokyo Tower far away.
Maruyama nehri Kinosaki'nin içinden akar.The Maruyama river flows through Kinosaki.
Güçlü yen Japonya'nın ihracat endüstrisinin aleyhine davranmaktadır.The strong yen is acting against Japan's export industry.
İngiltere'nin başkenti Londra Thames'tedir.London, the capital of England, is on the Thames.
"Niçin çok İngilizce çalışıyorsun?""İngilizce öğretmeni olmak için.""Why are you studying English so hard?" "To be an English teacher."
Dünyada İngilizce'nin en yaygın şekilde konuşulan dil olduğunu inkar etmek yok.There is no denying that English is the most widely spoken language in the world.
İyi niyetle söylenen yalan mübahtır.The end justifies the means.
Bazı insanlar Japonya'nın her şeyde 1 numara olduğuna inanıyor.Some people believe that Japan is No.1 in everything.
Niçin bir doktorla görüşmüyorsun?Why not see the doctor?
Bir doktor olmaya niyet ettim.I intended to have been a doctor.
Onun yaptığında hiçbir kötü niyet yoktu.There was no malice in what he did.
Aoi'nin hobisi dans etmektir.Aoi's hobby is dancing.
Nihayet, Mario prensesin sevgisini kazanmayı başardı.At last, Mario managed to win the princess's love.
Biz nihai bir karar aldık.We've made a final decision.
Hiç kimse bizim köpekleri niçin sevdiğimizin gerçek nedenini bilmiyor.No one knows the real reason why we love dogs.
Üçüncü bir taraf olarak pozisyon almaya niyetliyim.I intend to take my position as a third party.
Geçen yıl Roma'yı ziyaret etmeye niyet ettim.I intended to visit Rome last year.
Geçen yıl Roma'yı ziyaret etmek niyetindeydi.I intended to visit Rome last year.
Londra İngiltere'nin başkentidir.London is the capital of England.
Londra'nın nüfusu, diğer tüm İngiliz şehirlerinden çok daha büyüktür.The population of London is much greater than that of any other British city.
Londra Senfoni Orkestrası'nın konser programını biliyor musun?Do you know the concert schedule of London Symphony Orchestra?
Londra'nın iklimi Tokyo'nunkinden farklıdır.London's climate differs from that of Tokyo.
Roma'nın tarihi çok ilginç.The history of Rome is very interesting.
Yarasının iyileşmesi Rei'nin 20 gününü aldı.It took Rei 20 days to get over her injury.
Lucy'nin annesi, ona küçük kız kardeşine bakmasını söyledi.Lucy's mother told her to take care of her younger sister.
Lucy'nin pop şarkıcısıyla evleneceği kesin.It is certain that Lucy will marry the pop singer.
Linda'nın hayal kırıklığı öylesine fazlaydı ki gözyaşlarına boğuldu.Such was Linda's disappointment that she burst into tears.
Linda'nın cebi delik.Money burns a hole in Linda's pocket.
Linda'nın kocası ona karşı ikili oynuyordu.Linda's husband was two-timing her.
Linda'nın konserini nasıl buldun?How did you like Linda's concert?
Avrupa'nın Asya'dan daha az nüfusu var.Europe has a smaller population than Asia.
Avrupa'nın Asya'dan daha az nüfusu vardır.Europe has a smaller population than Asia.
Avrupa'nın çoğu ülkesinde arabalar sağdan gitmek zorundadır.In most of the countries in Europe, cars have to keep to the right.
Yumi'nin şimdi çok parası var.Yumi has much money now.
Yumi'nin onu bir günde bitirmesi imkansız.It is impossible for Yumi to finish it in a day.
Nihayet sürekli formumu yeniden kazandım.I have finally regained my regular form.
Nihayet dönem sonu sınavları bitti.At last, the end-of-term exams are over.
Nihayet, bir resim bitirdim.Finally, I finished a painting.
Blanc Dağı'nın yüksekliği nedir?How high is Mont Blanc?
Molly'nin büyük bir saati var.Molly has a large clock.
Eğer hava iyi olursa yarın gitmeye niyetliyim.I mean to go tomorrow if the weather is fine.
Kleopatra'nın burnu daha kısa olsaydı dünyanın bütün yüzü değişmiş olurdu.If Cleopatra's nose had been shorter, the whole face of the world would have been changed.
Niçin bir süre kalmıyorsun?Why don't you stay a little while?
Niçin bir kez daha denemiyorsun?Why don't you give it another try?
Melissa'nın ne dediğini sana söyledim mi?Did I tell you what Melissa said?
Meksika Japonya'nın yarısı kadar çok insana sahiptir.Mexico has half as many people as Japan.
Mary'nin ondan ayrılmak istediğini haber aldım.I got word that Mary wants to divorce him.
Mary'nin önümüzdeki ay bir bebeği olacak.Mary is going to have a baby next month.
Mary'nin geçen hafta hasta olduğu söylenmişti ama o şimdi iyi görünüyor.Mary is said to have been ill last week, but she looks well now.
Mary'nin sosyal bir doğası vardır.Mary has a social nature.
Mary'nin bir sosyal mizacı vardır.Mary has a social nature.
Mary'nin konuşacak hiç kimsesi yok fakat o kendini yalnız hissetmiyor.Mary has nobody to talk with, but she doesn't feel lonely.
Mary'nin aklına muhteşem bir fikir geldi.Mary hit on a marvelous idea.
Mary'nin boşanmasını ne zaman öğrendiniz?When did you learn of Mary's divorce?
Mary'nin bir arkadaşı ile karşılaştım.I met a friend of Mary's.
Mary'nin doğum günü için bir pasta yapacağım.I'm going to make a cake for Mary's birthday.
Mary'nin test sonucu neydi?What was the result of Mary's test?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod