neyse ile cümle

neyse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Çünkü bu sayıların toplamını çarpıyorsunuz. Neyse.이 숫자들의 합을 곱하는 것이기 때문이에요
Çünkü paralarının değerini sonuna kadar yükseltebilirler. Neyse, şimdi buraya girmeyeceğim.Será 105 vezes 1.05.
Çünkü şimdi ne tarafa gideceğim gibi bir durum olmuştu bir nevi, neyse işte.C'était effectivement là où je voulais aller.
Çünkü şimdi ne tarafa gideceğim gibi bir durum olmuştu bir nevi, neyse işte.Weil das war eigentlich den richtung das ich auf wollte.
Çünkü şimdi ne tarafa gideceğim gibi bir durum olmuştu bir nevi, neyse işte.Αυτό θέλω να πω τέλος πάντων.
Çünkü ya çok farklılar ya da her neyse ya. Aslında bir sürü sebep görebiliyoruz.והן מספיק חשובות כדי שהחברה האלה
Çünkü ya çok farklılar ya da her neyse ya.서로 너무나 다르게 생겼거나 다른 이유 때문으로 그럴 겁니다
Çünkü ya çok farklılar ya da her neyse ya.Varias razones pueden ser muchas.
Çünkü ya çok farklılar ya da her neyse ya.أنهم مختلفون لذلك أو أي شيء آخر.
Çünkü ya çok farklılar ya da her neyse ya.我々はたくさんの異なる理由を見つけることができる。
Daha küçük pencereler yapmak zorunlu olmuştu çünkü kötü adamlar geliyorlardı, her neyse.창문을 작게 만드는 게 중요하게 여겨졌습니다. 왜냐하면 창문을 통해 들어오는 나쁜 친구들 혹은 그 밖의 다른 문제들 때문이었죠.
Daha küçük pencereler yapmak zorunlu olmuştu çünkü kötü adamlar geliyorlardı, her neyse.היו צורך חיוני להקטין את החלונות מחמת האנשים הרעים , או מה שלא יהיה.
Daha küçük pencereler yapmak zorunlu olmuştu çünkü kötü adamlar geliyorlardı, her neyse.أصبح من الضروري جعل النوافذ اصغر، لأن الأشرار قادمون ، أو أيا كان السبب.
Daha küçük pencereler yapmak zorunlu olmuştu çünkü kötü adamlar geliyorlardı, her neyse.敵が来ることがわかっていたからでしょう そうやって化粧細工の下に 改造の跡が隠されていくのです
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada. Neyse, dışarı çıktık.Então os dois vieram ao almoço e fomos expulsos do restaurante.
Değil mi? Evet. Her neyse, ustamızı görmenin güçlenmemize yardım edeceğini düşünüyoruz.Pensamos que ir a ver a nuestra profesora nos fortalecerá de alguna manera.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Adică, doar -- doar -- s-a descâlcit de ceva care chiar împiedica dezvoltării tehnologiei.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Da quel momento venne districata una cosa che stava realmente bloccando lo sviluppo della tecnologia.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Es hat einen Zustand aufgelöst, der wirklich verhindert hat, dass Technik entwickelt wird.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Je veux dire, ça a simplement démêlé une chose qui empêchait vraiment la technologie de se développer.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.제 말은, 이전의 과학 기술의 발전을 막았던 방해물로부터 벗어났다는 것이죠.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Po prostu zdjęto kajdany, które hamowały postęp technologiczny.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Ze ontdeden zich van iets dat de ontwikkeling van de technologie had belemmerd.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Было разрушено препятствие на пути развития технологий.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.Искам да кажа, просто... просто... се разплело нещо, което спъвало развитието на технологията.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.כוונתי, זה התיר תסבוכת שממש הפריעה לטכנולוגיה להתפתח.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.أقصد، أنه -- أنه فقط -- فكك شيءا كان فعلا يعيق تطوير التكنولوجيا.
Demek istediğim teknolojinin ilerlemesini engelleyen neyse, ortadan kaldırılmış oldu.解きほぐされていく この部屋にいる皆さん
Dinle beni. O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Vad det jävla sak är det kommer att få det svårare tar oss ut om vi håller ihop.
Dinle beni. O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Wat dat klote ding ook is... het gaat meer moeite moeten doen ons te pakken, als we samen blijven.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Ce que le vinaigre est aux dents et la fumée aux yeux, Tel est le paresseux pour celui qui l`envoie.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Come l'aceto ai denti e il fumo agli occhi così è il pigro per chi gli affida una missione
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Como es el vinagre a los dientes y el humo a los ojos, así es el perezoso a los que lo envían
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Como vinagre para os dentes, como fumaça para os olhos, assim é o preguiçoso para aqueles que o mandam.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Cum este oţetul pentru dinţi şi fumul pentru ochi, aşa este leneşul pentru cel ce -l trimete. -
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Jako ocet zębom, i jako dym oczom, tak jest leniwy tym, którzy go posyłają.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Jako ocet zubům, a jako dým očima, tak jest lenivý těm, kteříž jej posílají.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Jako ocot zubom a jako dym očiam, tak je lenivý tým, ktorí ho posielajú.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Kakor ocet zobém in kakor dim očém, tako je lenuh njim, ki ga pošiljajo na delo.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.게으른 자는 그 부리는 사람에게 마치 이에 초 같고 눈에 연기 같으니라
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Minémû az eczet a fogaknak és a füst a szemeknek, olyan a rest azoknak, a kik azt elküldötték.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Mitä hapan hampaille ja savu silmille, sitä laiska lähettäjillensä.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Như giấm ghê răng , như khói cay mắt , Kẻ làm biếng_nhác đối_với người sai_khiến nó là vậy .
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Như giấm ghê răng, như khói cay mắt, Kẻ làm biếng nhác đối với người sai khiến nó là vậy.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Såsom syra för tänderna och såsom rök för ögonen, så är den late för den som har sänt honom åstad.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Som Eddike for Tænder og Røg for Øjne så er den lade for dem, der sender ham.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Som eddik for tennene og røk for øinene, slik er den late for den som sender ham.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Wat azijn is voor de mond en scherpe rook voor de ogen, is een lui mens voor zijn werkgever.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Wie der Essig den Zähnen und der Rauch den Augen tut, so tut der Faule denen, die ihn senden.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Както е оцетът за зъбите и димът за очите, Така е ленивият за ония, които го пращат.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.Что уксус для зубов и дым для глаз, то ленивый для посылающих его.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.כחמץ לשנים וכעשן לעינים כן העצל לשלחיו׃
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.كالخل للاسنان وكالدخان للعينين كذلك الكسلان للذين ارسلوه.
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.懶 惰 人 叫 差 他 的 人 、 如 醋 倒 牙 、 如 煙 薰 目
Dişler için sirke, Gözler için duman neyse, Tembel ulak da kendisini gönderen için öyledir.懶惰 人 叫 差 他 的 人 、 如 醋 倒牙 、 如煙 薰目
Diyelim ki 35 dolar karşılığında 1 ons altın olabilir. Her neyse.Может быть, это 35 этих долларов за унцию золота или независимо.
Diyelim ki, inip çıkan ya da her neyse bazı türüne sahip söylüyorlar. Bir tahterevalli var.Oto huśtawka.
Diyelim ki, inip çıkan ya da her neyse bazı türüne sahip söylüyorlar. Bir tahterevalli var.Tady je houpačka.
Diyelim ki, inip çıkan ya da her neyse bazı türüne sahip söylüyorlar.그리고 여기 시소같은 것이 있다고 합시다 그리고 여기 시소같은 것이 있다고 합시다
Doğrular, yanlışlar... Düzgün topluma göre. Düzgün olan şey neyse?Ce e bine, ce e rău, ce se cuvine după standardele "poliţiei adecvate".

İlgili Sayfalar