Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Jest to w pewnym sensie pole uprawne Środkowego Zachodu zrobione z frytek.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Je to tak trochu středo-západní kukuřičné pole z hranolků.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.이것이 감자튀김으로 만든 일종의 중서부 지역의 옥수수 밭입니다.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Нещо като царевично поле от Средния запад, направено от пържени картофи.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.Это как бы поля на Среднем западе, но из картошки фри.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.מין שדה תירס של המערב-התיכון, עשוי מטוגנים.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.إنها نوع من حقول الذرة المصنوعة من البطاطس المقلية الموجود في الغرب الأوسط للبلاد.
Bu nevi patates kızartmasından Orta batı mısır tarlaları.また子供の頃に、私はクラスの中で最も太っていた子供だったのですが、
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.Což bylo -- ukázal jsem to mé matce a ta si teď myslí, že zdobím interiéry.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.전 이걸 우리 어머니한테 최근에 보여 드렸는데요 우리 어머니는 이것 땜에 내가 인테리어 장식가일을 하는 줄 아십니다.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.Mostrei isto à minha mãe recentemente.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.Pokazałem to ostatnio mamie.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.שחשבתי שזה ממש - הראתי את זה לאמי לאחרונה. אני חושב שאמא שלי חושבת שאני סוג של מעצב פנים עכשיו.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.التي أرى أنها كانت حقاً ...؛ عرضتها على أمي في مؤخراً. وأعتقد أن والدتي أصبحت تظن أنني مصمم ديكور داخلي.
Bunları anneme gösterdim şimdi o benim bir nevi iç dekorasyon mimarı olduğumu sanıyor.母は私がインテリアデザイナーだと 思っているでしょうね そのとおり ローレンス・ルウェリン=ボーエンの類ですね-
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.6,7年前 我々はチームを作りました
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.A môžeme to použiť na rozkúskovanie správania.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Chúng tôi dùng số liệu đó để kết luận về hành vi chung.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Daarmee kunnen we het gedrag ontleden.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.E le possiamo usare per sviluppare una strategia comportamentale.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.E podemos usar isso para dissecar um comportamento.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.És felhasználhatjuk mindezt úgymond ahhoz, hogy felszeleteljük a viselkedést kis részekre.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Et nous pouvons l'utiliser pour détailler le comportement.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Îl putem folosi să modelăm comportamentul.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.그래서 행동을 분할해 이용할 수 있도록 말이죠.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Und wir können das Verhalten sozusagen zerlegen.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Μπορούμε να το χρησιμοποιήσουμε για να αναλύσουμε, κατά κάποιο τρόπο, την συμπεριφορά.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Можем да използваме това, за да очертаем поведение.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.ואנחנו יכולים להשתמש בזה כדי לנתח את ההתנהגות.
Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.ويمكننا استخدام ذلك لتجزئة تفاصيل السلوك.
Bunu oyun sırasında hesaplayabiliriz. Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Można to obliczyć w trakcie gry i użyć, żeby zanalizować zachowanie.
Bunu oyun sırasında hesaplayabiliriz. Bunu bir nevi davranışa üstün gelmek için kullanabiliriz.Мы это вычисляем во время игры и как бы вырисовываем собственное поведение.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Bạn sẽ phụ thuộc vào người ta để làm điều đó, và đó là khối xây dựng.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.De certa forma, dependíamos de outras pessoas para fazer isso, e isso eram os blocos de construção.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Dipendevi dalle persone per farlo, e questa era la cosa basilare.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.En cierta forma dependíamos de la gente y ese fue el bloque constitutivo.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Erai, într-un fel, dependent de oameni să facă asta, și asta era piatra de temelie.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Függtél a többiektől, és ez jól összehozta a társaságot.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Je was afhankelijk van anderen om dat te doen. Het was een bouwsteen.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.그렇게 하는 것을 서로에게 기대했으며 그것이 인터넷 사회의 기반이었죠.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Man war darauf angewiesen, dass das so gehandhabt wurde und das war das tragende Element.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Polegało się na ludziach, że to zrobią, i to była ta budująca świadomość.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Vous dépendiez en quelque sorte des gens pour le faire, et c'était la pierre angulaire.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.Някак си разчиташ на хората да го направят и това бе градивният елемент.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.При такой системе люди зависят друг от друга. На этом всё строилось.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.סמכתם על האנשים שינהגו כך. וזו היתה אבן הבניין.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.ستكون نوعًا ما معتمدًا على الناس لفعل ذلك, كانت تلك اللبنة الأولى.
Bunu yapmak için bir nevi insanlara bağımlıydınız, ve bu temel ilke sayılırdı.インターネットの基盤となっていたのです このような共産主義的な原理が
Burada bir nevi üçgen çiziyoruz.A můžete si představit, že když nakreslíme trojúhelník,
Burada bir nevi üçgen çiziyoruz.이제 삼각형을 생각해 볼 수 있습니다
Burada bir nevi üçgen çiziyoruz.Vi kan godt lide trekanter, så lad os tegne sådan en.
Burada bir nevi üçgen çiziyoruz.Знаем, че АМ е равна на МВ. Знаем също, че СМ е равна себе си.
Burada bir nevi üçgen çiziyoruz.三角形を描きましょう。CとAを線で結び、
Buradaki bir nevi fallik parça yaklaşık bir ayak boyunda.저기에 남근처럼 생긴 건 약 30센티가량되죠.
Buradaki bir nevi fallik parça yaklaşık bir ayak boyunda.30センチほどの長さがあり 私の知る限りでは
Buradaki bir nevi fallik parça yaklaşık bir ayak boyunda.Acea parte cam falică de aici are cam 30 cm.
Buradaki bir nevi fallik parça yaklaşık bir ayak boyunda.Aquele bocadinho ali, quase fálico, tem cerca de 30 cm.
Buradaki bir nevi fallik parça yaklaşık bir ayak boyunda.Az a fallikus rész kb. 30 cm.
Buradaki bir nevi fallik parça yaklaşık bir ayak boyunda.Cette espèce de morceau phallique ici fait à peu près 30 cm de long.
Buradaki bir nevi fallik parça yaklaşık bir ayak boyunda.Dat soort fallische ding daar is ongeveer 30 centimeter lang.