nesnel ile cümle
nesnel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Αλλάζει, όμως, και την αντικειμενική πραγματικότητα.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Але це також змінює об'єктивну реальність.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Но оптимизм меняет и нашу объективную реальность.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.Но оптимизмът изменя и обективната реалност.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.אולם זה משנה גם את המציאות האובייקטיבית.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.لكنها تغيّر الواقع الموضوعي.
Ama aynı zamanda nesnel gerçekliği de değiştiriyor.自己充足的予言として働くのです
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Aber viele von Ihnen meinen, dass nicht alle unsere Arbeit drehe sich um physische Objekte.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Azonban jogosan mondhatnák, hogy munkánk során nem csupán tárgyakkal dolgozunk.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.많은 반론들이 있을 수 있겠습니다만, 우리의 일상 생활 업무들이 단지 현실적인 물건들만을 다루는 것은 아닙니다.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Mais vous pouvez dire, en fait, que notre travail ne résume pas à des objets physiques.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Men mange af jer argumenterer for, faktisk, at alt vores arbejde ikke kun handler om fysiske objekter.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Mnozí z vás se však brání, že naše práce není jen o fyzických objektech.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Molti obietteranno che non tutto il nostro lavoro ha a che fare con oggetti fisici.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Nhưng nhiều người tranh luận rằng công việc của con người không chỉ liên quan đến các đồ vật thật.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Pero estarán de acuerdo que no todo nuestro trabajo es sobre el mundo físico.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Tapi banyak yang menyanggah, bahwa apa yang kita kerjakan tidak semuanya nyata.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Velen van jullie zullen opwerpen dat ons werk niet alleen om fysieke dingen gaat.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Wielokrotnie powtarzano mi, że interakcje z przedmiotami to nie wszystko.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Αλλά πολλοί από εσάς θα συμφωνήσουν ότι δεν ασχολούμαστε μόνο με τα πραγματικά αντικείμενα.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Многие из вас скажут, что всё это не является работой с физическими объектами.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Но много от вас твърдят, всъщност, че цялата наша работа не е само с физически предмети.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.אבל רבים מכם טוענים, למעשה, שהעבודה שלנו אינה רק עם חפצים פיזיים.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.ولكن قد يقول العديد أن كل عملنا لا يتعلق بالأشياء الملموسة.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.日常生活のモノばかりではないと言う人もいるでしょう 実際 会計とか編集とか
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Aber je mehr ich darüber sprach, desto mehr versachlichte und fragmentierte ich meinen Körper.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale čím viac som o tom hovorila, tým viac sa moje telo zhmotňovalo a trieštilo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale čím více jsem o něm mluvila, tím víc se mé tělo externalizovalo a fragmentovalo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale im więcej o tym mówiłam, tym bardziej uprzedmiotowione i rozfragmentowane stawało się moje ciało.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Dar cu cât vorbeam mai mult despre ea, cu atât corpul meu se fragmenta mai mult, devenea un obiect.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.De minél többet beszéltem erről, a testem annál inkább eltárgyiasodott és darabokra szakadt.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.하지만 제가 그것에 대해 얘기하면 할수록 제 몸은 더욱 객관화되고 붕괴되었습니다.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Maar hoe meer ik erover praatte, hoe verdeelder en ontzielder mijn lichaam werd.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Mais plus j'en parlais, plus mon corps devenait dépersonnalisé et fragmenté.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ma più ne parlavo, più il mio corpo diventata oggettificato e frammentato.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Mas quanto mais eu falava sobre ele, mais o meu corpo se tornava num objeto e se fragmentava.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Men ju mer jag pratade om det, desto mer objektifierad och fragmenterad blev min kropp.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Namun semakin banyak aku membicarakannya, semakin tubuhku menjadi objek dan terpecah belah.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Nhưng càng nói về nó, thì cơ thể tôi càng trở nên hiện hữu và đứt đoạn.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Pero cuanto más hablaba de él, más se transformaba en un objeto y más se fragmentaba mi cuerpo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Але чим більше я про це говорила, тим більше конкретизованим і фрагментованим моє тіло ставало.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Но колкото повече говорех за него, толкова по-обективирано и разпокъсано ставаше тялото ми.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Но чем больше я говорила об этом, тем более вещественным и фрагментарным становилось мое тело.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.אך ככל שדיברתי על זה, כך הפך גופי להראות בעיניי כאובייקט וכגוף מפוצל.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.ولكن كل ما تحدثت عنه أكثر كلما أصبح جسدي "شيئا" كأجزاء
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.不過,我講起佢,講得愈多, 我嘅身體,就顯得越加似個冷冰冰、破碎嘅物體。
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.私の身体は対象化され 断片化されていきました 私の身体はエンターテイメント になりました 新しい種類の商品-
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.Aber Ladung ist eine Eigenschaft von Teilchen und
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.los objetos, tal como la masa.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir. Tıpkı kütle gibi.Ale ładunek jest właściwością cząstek oraz obiektów, zupełnie jak masa.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir. Tıpkı kütle gibi.Ma la carica è una proprietà delle particelle e degli oggetti, proprio come la massa.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir. Tıpkı kütle gibi.Men ladning er en egenskab for partikler og objekter, ligesom masse.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir. Tıpkı kütle gibi.Zamyslíte-li se nad tím, hmotnost je také pouze vlastnost.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir. Tıpkı kütle gibi.Но заряда является свойством частиц и объекты, как раз как массы.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.יודע מה זה.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.لكن الشحنة هى خاصية للجزيئات و
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.Ale we Flatlandii bliższe obiekty są jaśniejsze, co pozwala bohaterom odróżniać odległość.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.Dar în lumea lui Abbot, în Flatland, obiectele mai apropiate sunt mai luminoase, pentru a percepe adâncimea.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.하지만 애보트의 '평평한 세계'에서는 가까운 물체가 환하게 보여서 깊이를 알아보는 방법이 됩니다.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.Maar in Abbotts 'Flatland' zijn nabije objecten feller en daardoor kunnen ze diepte zien.