Ana içeriğe geç
Sözlük

nesnel ile cümle

nesnel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Tapi banyak yang menyanggah, bahwa apa yang kita kerjakan tidak semuanya nyata.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Velen van jullie zullen opwerpen dat ons werk niet alleen om fysieke dingen gaat.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Wielokrotnie powtarzano mi, że interakcje z przedmiotami to nie wszystko.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Αλλά πολλοί από εσάς θα συμφωνήσουν ότι δεν ασχολούμαστε μόνο με τα πραγματικά αντικείμενα.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Многие из вас скажут, что всё это не является работой с физическими объектами.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.Но много от вас твърдят, всъщност, че цялата наша работа не е само с физически предмети.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.אבל רבים מכם טוענים, למעשה, שהעבודה שלנו אינה רק עם חפצים פיזיים.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.ولكن قد يقول العديد أن كل عملنا لا يتعلق بالأشياء الملموسة.
Ama çoğunuz, yaptığımız çoğu iş fiziksel nesnelerle ilgili değil diyebilirsiniz.日常生活のモノばかりではないと言う人もいるでしょう 実際 会計とか編集とか
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Aber je mehr ich darüber sprach, desto mehr versachlichte und fragmentierte ich meinen Körper.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale čím viac som o tom hovorila, tým viac sa moje telo zhmotňovalo a trieštilo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale čím více jsem o něm mluvila, tím víc se mé tělo externalizovalo a fragmentovalo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale im więcej o tym mówiłam, tym bardziej uprzedmiotowione i rozfragmentowane stawało się moje ciało.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Dar cu cât vorbeam mai mult despre ea, cu atât corpul meu se fragmenta mai mult, devenea un obiect.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.De minél többet beszéltem erről, a testem annál inkább eltárgyiasodott és darabokra szakadt.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.하지만 제가 그것에 대해 얘기하면 할수록 제 몸은 더욱 객관화되고 붕괴되었습니다.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Maar hoe meer ik erover praatte, hoe verdeelder en ontzielder mijn lichaam werd.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Mais plus j'en parlais, plus mon corps devenait dépersonnalisé et fragmenté.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ma più ne parlavo, più il mio corpo diventata oggettificato e frammentato.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Mas quanto mais eu falava sobre ele, mais o meu corpo se tornava num objeto e se fragmentava.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Men ju mer jag pratade om det, desto mer objektifierad och fragmenterad blev min kropp.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Namun semakin banyak aku membicarakannya, semakin tubuhku menjadi objek dan terpecah belah.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Nhưng càng nói về nó, thì cơ thể tôi càng trở nên hiện hữu và đứt đoạn.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Pero cuanto más hablaba de él, más se transformaba en un objeto y más se fragmentaba mi cuerpo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Але чим більше я про це говорила, тим більше конкретизованим і фрагментованим моє тіло ставало.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Но колкото повече говорех за него, толкова по-обективирано и разпокъсано ставаше тялото ми.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Но чем больше я говорила об этом, тем более вещественным и фрагментарным становилось мое тело.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.אך ככל שדיברתי על זה, כך הפך גופי להראות בעיניי כאובייקט וכגוף מפוצל.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.ولكن كل ما تحدثت عنه أكثر كلما أصبح جسدي "شيئا" كأجزاء
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.不過,我講起佢,講得愈多, 我嘅身體,就顯得越加似個冷冰冰、破碎嘅物體。
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.私の身体は対象化され 断片化されていきました 私の身体はエンターテイメント になりました 新しい種類の商品-
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.Aber Ladung ist eine Eigenschaft von Teilchen und
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.los objetos, tal como la masa.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir. Tıpkı kütle gibi.Ale ładunek jest właściwością cząstek oraz obiektów, zupełnie jak masa.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir. Tıpkı kütle gibi.Ma la carica è una proprietà delle particelle e degli oggetti, proprio come la massa.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir. Tıpkı kütle gibi.Men ladning er en egenskab for partikler og objekter, ligesom masse.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir. Tıpkı kütle gibi.Zamyslíte-li se nad tím, hmotnost je také pouze vlastnost.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir. Tıpkı kütle gibi.Но заряда является свойством частиц и объекты, как раз как массы.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.יודע מה זה.
Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.لكن الشحنة هى خاصية للجزيئات و
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.Ale we Flatlandii bliższe obiekty są jaśniejsze, co pozwala bohaterom odróżniać odległość.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.Dar în lumea lui Abbot, în Flatland, obiectele mai apropiate sunt mai luminoase, pentru a percepe adâncimea.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.하지만 애보트의 '평평한 세계'에서는 가까운 물체가 환하게 보여서 깊이를 알아보는 방법이 됩니다.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.Maar in Abbotts 'Flatland' zijn nabije objecten feller en daardoor kunnen ze diepte zien.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.Mas em Flatland de Abbott, os objetos mais próximos são mais claros, e é assim que eles veem a profundidade.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.Pero en Planolandia de Abbott, los objetos más cercanos son más brillantes, y así es como perciben el ancho.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.Αλλά στην Επιπεδοχώρα του Άμποτ, τα κοντινά αντικείμενα είναι φωτεινότερα, έτσι μπορούν να δουν το βάθος.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.אבל בארץ השטוחה של אבוט, עצמים קרובים הם בהירים יותר, וכך הם רואים עומק.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.لكن في رواية الأرض المسطحة، فإن الأشكال الأقرب تبدو أكثر لمعانا، وهذه هي الطريقة التي ترى بها العمق.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.近くにある物ほど明るく見えるので これで奥行きを感じることができます それで三角形は正方形とは違って見え
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.특별한 한 가지 방법을 강조하고자 합니다. 이미지를 물체로 해석하는 것이죠.
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.אבל אני רוצה להדגיש אחת ספציפית, וזוהי חלוקת תמונה לאובייקטים.
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.و لكني أريد أن ألقى الضوء على واحدة معينة و هي تحليل الصورة إلى أجسام صغيرة.
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.それは物のイメージ分析能力です 左側に見えるようなどんなイメージも
Ancak hatırlayınız ki, bilgisayarlarda sadece fizikidir, sadece fiziksel nesnelerAber Computer sind auch physisch. Nur physische Materialien
Ancak hatırlayınız ki, bilgisayarlarda sadece fizikidir, sadece fiziksel nesnelerAle pamiętajcie, że komputery to też byty fizyczne. Po prostu fizycznie istniejące maszyny
Ancak hatırlayınız ki, bilgisayarlarda sadece fizikidir, sadece fiziksel nesnelerDar țineți minte, computerele sunt de asemenea fizice. Doar materiale fizice
Ancak hatırlayınız ki, bilgisayarlarda sadece fizikidir, sadece fiziksel nesneler하지만 기억하세요, 컴퓨터는 또한 물리적입니다. 단순하게 물질적인 재료인데
Ancak hatırlayınız ki, bilgisayarlarda sadece fizikidir, sadece fiziksel nesnelerMaar onthoud, de computers waren ook fysiek. Gewoon fysiek materiaal
Ancak hatırlayınız ki, bilgisayarlarda sadece fizikidir, sadece fiziksel nesnelerMa i computer sono anche oggetti fisici.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod