Başka bir kahraman nesile daha ihtiyacımız var.Αυτό που χρειαζόμαστε είναι μια άλλη γενιά ηρώων.
Başka bir kahraman nesile daha ihtiyacımız var.Еще одно поколение героев - вот что нам нужно.
Başka bir kahraman nesile daha ihtiyacımız var.Това от което имаме нужда е ново поколение герои.
Başka bir kahraman nesile daha ihtiyacımız var.Ще одне покоління героїв - ось що нам потрібно.
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.しかしほとんどの種は挽かれて
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.والتي نخبأ بعضاً منها للاجيال القادمة
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.Dan menyimpan sebagian untuk generasi selanjutnya.
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.E ne conserviamo alcuni per la generazione successiva.
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.És félrerakhatunk belőle a következő generációnak.
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.Giữ lại 1 phần thu hoạch cho vụ sau.
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.다음 세대를 위한 아주 적은 양만 남겨둘 뿐이고
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.Ook bewaren we er een paar voor de volgende generatie.
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.Şi păstrăm câteva pentru generaţia viitoare.
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.Und wir sparen einige davon für die nächste Generation.
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.И запазваме някои от тях за следващото поколение.
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.И мы сохраним часть для следующего поколения.
Bazılarını bir sonraki nesil için saklarız.ולשמור חלק מהם לדור הבא.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..Być może jesteśmy pierwszym pokoleniem, które rozumie koncept cyfrowego kształtowania samych siebie.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..Có lẽ thế hệ chúng ta là thế hệ đầu tiên thực sự hiểu việc quản lí số của mình.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..아마도 우리는 디지털로 우리 자신들에 대한 것들을 관리하고 조직하는 것을 잘 이해하고 있는 첫 세대일 것입니다.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..Mungkin kita ada di antara generasi pertama yang benar-benar mengerti kurasi digital dari diri kita.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..Quizá seamos la primera generación que entiende realmente este auto-recorte curatorial.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..Talán mi vagyunk az első generáció, ami igazán megérti, milyen saját magunk digitális kurátorának lenni.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..Vielleicht sind wir die erste Generation, die dieses digitale Kuratieren unserer selbst wirklich versteht.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..Ίσως να είμαστε στην πρώτη γενιά που πραγματικά καταλαβαίνει αυτό το να οργανώνουμε ψηφιακά τους εαυτούς μας.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..Возможно, мы в числе первого поколения, которое ясно осознает своё цифровое отражение.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..Можливо, ми належимо до першого покоління, що справді розуміє своє цифрове відображення.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..Ние сме може би първото поколение, което разбира това дигитално наставление.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..אולי אנחנו הדור הראשון שבאמת מבין את האצירה הדיגיטלית של עצמנו.
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..قد نكون الجيل لأول الذي يفهم حقيقة الإشراف الرقمي على أنفسنا
Belki bir kendimizin dijital küratörlüğümüzü gerçekten anlayan ilk nesiliz..ディジタル技術を使って 自分らを記録する 最初の世代かもしれません 積極的に自分たちの生活を
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Am putea creşte o generaţie întreagă de surzi.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Chúng ta có thể đang nuôi dạy một thế hệ bị điếc.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Kita mungkin membesarkan seluruh generasi untuk menjadi orang tuli.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.우리는 아마도 전체적인 귀먹음 세대에 오르고 있는지 모릅니다.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Lehet, hogy egy egész siket generációt nevelünk fel.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Możemy wychować całe pokolenie głuchych ludzi.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Možná vychováváme celou generaci hluchých lidí.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Možno vychovávame celú generáciu hluchých ľudí.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Nous sommes peut-être en train délever une génération entière de sourds.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Poderemos estar a criar uma geração inteira de pessoas surdas.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Può essere che stiamo crescendo un'intera generazione di sordi.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Quizá estemos gestando una generación entera de sordos.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Vi opdrager måske en hel generation af døve mennesker.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.We zijn misschien een hele generatie van dove mensen aan het opvoeden.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Wir ziehen eine Generation von gehörlosen Menschen auf.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Μπορεί να ανατρέφουμε μια ολόκληρη γενιά κωφών ανθρώπων.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Може би отглеждаме цяло поколение от глухи хора.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Можливо, ми зараз вирощуємо ціле покоління глухих.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Похоже, мы растим целое поколение глухих.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.ייתכן שאנו מגדלים דור שלם של חירשים.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.وربما نحن اليوم . .نربي جيلاً كاملاً .. من الصُم !
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.本当に深刻な問題です
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Aber mein Standpunkt ist, "Was ist an Cafeterien falsch?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Ale mým argumentem je: "Co je špatného na bufetech?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Argumen saya, "Apa yang salah dengan kafetaria?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Dar argumentul meu este, "Ce este greșit cu cantinele?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"De az én kérdésem viszont az, hogy "Mi a baj az önkiszolgáló éttermekkel?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"Je kiest en laat wat je wilt." Maar mijn argument daarop is, "Wat is er mis met cafetarias?"
Benim dedigim de, "Kafeteryalarin nesi kotu?"하지만 저의 논거는 "입맛대로 고르는 게 뭐가 어때서?"입니다.