Ana içeriğe geç
Sözlük

nesi ile cümle

nesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?Mohu požádat, aby zvedli ruku nebo zatleskali lidé různých generací?
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?Môžem vás požiadať, aby zdvihli ruku alebo zatlieskali ľudia rôznych generácií?
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?Posso chiedere per alzata di mano o battito di mani la generazione a cui appartenete?
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?Să vă rog să ridicaţi mâinile sau să aplaudaţi, cei care faceţi parte din generaţii diferite?
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?Ska jag be om handuppräckning eller handklappning av människor i olika generationer?
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?Tôi muốn các bạn giơ tay hoặc vỗ tay để xem ai thuộc thế hệ nào nhé?
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?Да помоля ли да вдигнете ръцете си или хората от различно поколение да пляскат с ръце?
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?Можно мне попросить поднять руку или поаплодировать людей разных поколений?
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?הייתי רוצה לערוך הצבעה בעזרת הידיים או בעזרת מחיאות כפיים בכדי להבדיל בין אנשים מגילאים שונים
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?هل يتعين علي الطلب منكم رفع أياديكم او التصفيق من قبل الاشخاص الذين من اجيال مختلفة؟
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?世代ごとに手を上げてもらうか 拍手をしてもらいましょうかね この中に3歳から12歳の子供達は
Armstrong ailesine nesiller boyu hizmet ettim.Olen palvellut Armstrongeja vuosia.
Armstrong'lar arasında nesilden nesile geçmi,stir. -Dr.Den er gået i arv hos familien Armstrong.
Armstrong'lar arasında nesilden nesile geçmi,stir. -Dr.-Piirustustaito kulkee suvussamme.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.Essenzialmente, noi ci siamo evoluti da un progenitore africano.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.Hemos evolucionado esencialmente de una estirpe africana.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.우리는 아프리카 종족으로부터 진화했습니다.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.Noi am evoluat în principal din fondul de origine Africană.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.Nous sommes essentiellement le fruit de l'évolution d'une souche africaine.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.We zijn in feite geëvolueerd uit een Afrikaans ras.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.Wir haben uns im Grunde aus afrikanischen Ursprüngen entwickelt.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.Wyewoluowaliśmy z populacji afrykańskiej.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.Εξελιχθήκαμε ουσιαστικά από μία αφρικανική βάση.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.Ние сме еволюирали основно от африкански материал.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.По существу, мы — выходцы из Африки.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.אנחנו התפתחנו מהגזע שנותר באפריקה.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.ولقد تطورنا أساسا من السلالة الأفريقية.
Aslında biz, Afrikalı bir nesilden evrimleştik.ヒトに進化を遂げたのは 20万年前
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Allt vad Fadern har, det är mitt; därför sade jag att han skall taga av mitt och förkunna det för eder.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Alt det Faderen har, er mitt; derfor sa jeg at han tar av mitt og forkynner eder.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Alt, hvad Faderen har, er mit; derfor sagde jeg, at han skal tage af mit og forkynde eder.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Kaikki, mitä Isällä on, on minun; sentähden minä sanoin, että hän ottaa minun omastani ja julistaa teille.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.무릇 아버지께 있는 것은 다 내 것이라 그러므로 내가 말하기를 그가 내 것을 가지고 너희에게 알리리라 하였노라
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Mindaz, a mi az Atyáé, az enyém: azért mondám, hogy az enyémbõl vesz, és megjelenti néktek.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Mọi sự Cha có , điều là của ta ; nên ta nói rằng Ngài sẽ lấy điều thuộc về ta mà rao bảo cho các ngươi vậy .
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Mọi sự Cha có, điều là của ta; nên ta nói rằng Ngài sẽ lấy điều thuộc về ta mà rao bảo cho các ngươi vậy.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Todo lo que tiene el Padre es mío. Por esta razón dije que recibirá de lo mío y os lo hará saber
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Tot ce are Tatăl, este al Meu; deaceea am zis că va lua din ce este al Meu, şi vă va descoperi.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Tudo quanto o Pai tem é meu; por isso eu vos disse que ele, recebendo do que é meu, vo-lo anunciará.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Tutto quello che il Padre possiede è mio; per questo ho detto che prenderà del mio e ve l'annunzierà
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Všecko, cožkoli má Otec, mé jest. Protož jsem řekl, že z mého vezme, a zvěstuje vám.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Vse, karkoli ima Oče, je moje; zato sem rekel, da vzame od mojega in vam oznani.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Všetko, čo má Otec, je moje; preto som povedal, že z môjho vezme a bude zvestovať vám.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Wszystko, co ma Ojciec, moje jest; dlategom rzekł: Że z mego weźmie, a wam opowie.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Παντα οσα εχει ο Πατηρ, εμου ειναι δια τουτο ειπον οτι εκ του εμου θελει λαβει και αναγγειλει προς εσας.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.А пък от века не се е чуло да е отворил някой очи на сляпороден човек.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Все, что имеет Отец, есть Мое; потому Я сказал, что от Моего возьмет и возвестит вам.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.Усе, що має Отець, - моє: тим я сказав, що з мого Він прийме, і звістить вам.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.כל אשר לאבי לי הוא על כן אמרתי כי משלי יקח ויגיד לכם׃
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.كل ما للآب هو لي. لهذا قلت انه يأخذ مما لي ويخبركم.
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.凡 父 所 有 的 、 都 是 我 的 、 所 以 我 說 、 他 要 將 受 於 我 的 、 告 訴 你 們
Babanın nesi varsa benimdir. ‹Benim olandan alıp size bildirecek› dememin nedeni budur.凡 父 所有 的 、 都 是 我 的 、 所以 我 說 、 他 要 將受 於 我 的 、 告訴 你們
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Két generációval ezelőtt Svédországban -- vizet hoztak a patakból, tűzzel melegítették és így mostak.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Kijk hier, twee generaties geleden in Zweden -- water uit de stroom halen, verwarmen met vuur en zo wassen.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.여기를 보세요. 두 세대 전에 스웨덴에서는 하천에서 물을 길어와서 불을 피워 물을 데우고 세탁을 했습니다.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Miren aquí, hace dos generaciones en Suecia estaban cogiendo agua del rio, calentándola en leña y lavando así.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Poglejte tukaj, dve generaciji nazaj na Švedskem -- zbiranje vode v potoku, gretje na ognjišču in pranje.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Pozrite sa, pred dvoma generáciami vo Švédsku -- doniesť vodu z potoka, zohriať ju nad ohňom a tak prať.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Vedeți, cu două generaţii în urmă în Suedia -- își luau apă din pârâu, încălzeau la foc şi spălau cu mâna.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Vejam aqui, há duas gerações, na Suécia a retirar água do riacho, a aquecê-la na fogueira e a lavar assim.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod