nerede ile cümle

nerede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Benim ev ödevi neredeyse tam.My homework is nearly complete.
Ev ödevim neredeyse hazır.My homework is nearly complete.
Benim koltuğum nerede?Where is my seat?
Babam, emekli olana kadar neredeyse 30 yıl boyunca çalışmış olacak.By the time he retires, my father will have worked for almost thirty years.
Annem neredeyse hiç şikâyet etmez.My mother almost never complains.
Benim kitabım nerede?Where's my book?
Kitabım nerede?Where's my book?
Kızım neredeyse topladığı tüm paraları kaybetti.My daughter lost almost all the coins she had collected.
Nereden girebilirim?Where do I come in?
Arkadaşlarım neredeyse burada olacak.My friends will be here at any moment.
Onun nerede olduğunu sordum.I asked where he had been.
Neredeyse beş yıldır Kanada'da yaşıyorum.I have been living in Canada for almost five years.
Nerede yaşadığınızı biliyorum.I know where you live.
Nerede yaşadığını biliyorum.I know where you live.
Onun hakkında neredeyse her şeyi unuttum.I almost forgot all about that.
Bu alıntıların nereden kaynaklandığını bilmeliyim.I must know where these quotations originate.
Neredeyse onunla hiç buluşmadım.I almost didn't meet her.
Ben haberi duyduğumda neredeyse kulaklarıma inanamadım.I could hardly believe my ears when I heard the news.
Sorun hakkında neredeyse hiç bilgim yok.I have almost no information about the problem.
Onu nerede bekleyeceğimi bilmiyorum.I don't know where to wait for her.
Ben neredeyim?Where am I?
Neredeyse bir şey yemedim.I've eaten almost nothing.
Neredeyse her gün saat altıda kalkarım.I get up at six almost every day.
Neredeyse her gün banyo yaparım.I take a bath almost every day.
Neredeyse her gün köpeği görürüm.I see the dog almost every day.
Neredeyse hazırım.I am all but ready.
Neredeyse yarım saattir bekliyorum.I have been waiting for almost half an hour.
Neredeyse hiç balık yakalamadım.I almost caught the fish.
Ben neredeyse tabakları düşürüyordum.I almost dropped the plates.
Ucuz olarak nerede meyve alacağımı öğrendim.I found out where to buy fruit cheaply.
Gözlüğüm olmadan neredeyse hiç doğru dürüst göremiyorum.I can hardly see without my glasses.
Neredeyse bir kamyon tarafından eziliyordum.I was nearly run over by a truck.
Neredeyse kamyon tarafından ezilecektim.I came near to being run over by the truck.
Neredeyse bütün paramı harcadım.I've spent almost all my money.
Neredeyse seni kalabalıkta kaybediyordum.I all but lost you in the crowd.
Neredeyse kahkaha patlatacaktım.I almost laughed out loud.
Nerede yaşadığını kesin olarak söyleyemem.I cannot say for sure where he lives.
Onun nerede yaşadığını biliyorum.I know where he lives.
Ben ona neredeyse yirmi yıldır ayda bir kez yazdım.I have written to him once a month for almost twenty years.
Onun nerede yaşadığını sordum.I asked where she lived.
Nerede yaşadığına dair hiçbir fikrim yok.I have no idea where she lives.
Onun nerede yaşadığı hakkında fikrim yok.I have no idea where she lives.
Neredeyse onunla hiç karşılaşmadım.I almost never met her.
Akşam yemeği yemek için neredeyse zamanımız yoktu.We hardly had time to eat our dinner.
Soyunma odası nerede?Where is the changing room?
Diş macunu nerede?Where's the toothpaste?
Nereden diş macunu bulabilirim?Where can I find toothpaste?
Bir sonraki istasyonda neredeyse herkes trenden indi.At the next station, nearly everyone got off the train.
Neredeyse gözlerime inanamıyordum.I scarcely believed my eyes.
Başkan nerede?Where's the president?
Köpeğimiz neredeyse bir araba tarafından eziliyordu.Our dog was nearly run over by a car.
Nerede bir araba kiralayabilirim.Where can I rent a car?
Bagaj arabaları nerede?Where are the luggage carts?
Bagajımı nerede kontrol ettirebilirim?Where can I check my baggage?
Nerede kaldığını bana bildir.Let me know where you're staying.
Çıkış nerede?Where is the way out?
Doğum ve ölüm oranları neredeyse eşitti.The birth rate and death rate were nearly equal.
Bu hediyelerin neredeyse tamamı kadınlarındı.Those present were almost all women.
Başlangıçta, insan diğer hayvanlarla neredeyse aynıydı.In the beginning, man was almost the same as the other animals.
Neredeyse tüm kızlar nazik.Almost all girls are kind.

İlgili Sayfalar