nerede ile cümle
nerede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Cinayet neredeyse mükemmeldi.The crime was almost perfect.
Ve o nerede?And where is that?
Yarına kadar neredeyse seni hiç bekleyemem.I can hardly wait until tomorrow.
Onu neredeyse tanımıyorum.I barely know him.
Sen ve Tom ilk olarak nerede karşılaştınız?Where did you and Tom first meet?
Masada neredeyse yirmi çeşit peynir vardı sanırım.I guess there were almost twenty kinds of cheeses on the table.
Tatoeba hastaydı ve neredeyse ölüyordu.Tatoeba was sick and almost died.
Tom çok hastalandı ve neredeyse ölüyordu.Tom got very sick and almost died.
O önemli, neredeyse kilit rol oynamaktadır.He plays an important, almost pivotal, role.
Zaten neredeyse herkes gitti.Almost everyone has already left.
Neredeyse buradaki herkes Fransızca konuşabilir.Almost everyone here can speak French.
Neredeyse tanıdığım herkes Fransızca konuşabilir.Almost everyone I know can speak French.
Neredeyse tanıdığım herkesin bir bisikleti var.Almost everyone I know has a bicycle.
Neredeyse tanıdığım herkes nasıl yüzeceğini bilir.Almost everyone I know knows how to swim.
Neredeyse tanıdığım herkes yarınki konsere gitmek istiyor.Almost everyone I know wants to go to tomorrow's concert.
Nüfus cüzdanının nerede olduğuna dair bir fikrin var mı?Do you have any idea where your birth certificate is?
Evinin nerede olduğunu bilmiyorum.I don't know where your house is.
Neredeyse hiç Boston'a gitmem.I hardly ever go to Boston.
Neredeyse hiç kiliseye gitmem.I hardly ever go to church.
Neredeyse hiç müzelere gitmem.I hardly ever go to museums.
Artık neredeyse hiç Fransızca konuşmuyorum.I hardly ever speak French anymore.
Bugünlerde neredeyse hiç Fransızca konuşmuyorum.I hardly ever speak French nowadays.
Herhangi biriyle neredeyse hiç Fransızca konuşmuyorum.I hardly ever speak French with anybody.
Neredeyse hiç yüzmüyorum.I hardly ever swim.
Artık neredeyse hiç TV izlemiyorum.I hardly ever watch TV anymore.
Neredeyse hiç televizyon izlemiyorum.I hardly ever watch TV.
Tom'un nerede yaşadığı hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea where Tom lives.
Tom'un dün gece nerede olduğunu bilmem gerekiyor.I need to know where Tom was last night.
Geçen ocak ayında neredeyse her gün kayak yaptım.I skied almost every day last January.
Yazın neredeyse her gün yüzerim.I swim almost every day in the summer.
Sanırım Tom burada Mary'nin nerede yaşadığını bilen tek kişi.I think Tom is the only one here who knows where Mary lives.
Bunu nerede bulduğunu bilmek istiyorum.I want to know where you found that.
Nerede yaşamayı planladığını bilmek istiyorum.I want to know where you plan to live.
Dün öğleden sonra nerede olduğunu bilmek istiyorum.I want to know where you were yesterday afternoon.
Tom'un bu gece nerede uyumayı planladığını merak ediyorum.I wonder where Tom plans to sleep tonight.
Tom'un Fransızca konuşabileceğinden neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom can speak French.
Tom'un Mary'yi baloya çağıracağından neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom will ask Mary to the prom.
Tom'un yarın toplantıda olacağından neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom will be at the meeting tomorrow.
Tom'un istediğimizi yapacağından neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom will do what we asked.
Tom'un kendi seçtiği üniversiteye gideceğinden neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom will get into the university of his choice.
Tom'un istediği üniversiteye gideceğinden neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom will get into the university that he wants.
Tom'un bizimle yüzmeye gideceğinden neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom will go swimming with us.
Tom'a güvenebileceğimizden neredeyse eminim.I'm almost certain that we can trust Tom.
İhtiyacımız olan şeyleri almak için yeterli paramız olduğundan neredeyse eminim.I'm almost certain that we have enough money to buy what we need.
Yeterli suyumuz olduğundan neredeyse eminim.I'm almost certain that we have enough water.
Otelimin nerede olduğundan emin değilim.I'm not sure where my hotel is.
Tom'un nerede yaşadığından emin değilim.I'm not sure where Tom lives.
Burada Tom'un nerede yaşadığını bilmeyen tek kişi ben değilim.I'm not the only one who doesn't know where Tom lives.
Tom'un nerede olduğunu bilen tek benim.I'm the only one who knows where Tom is.
Tom'un nerede olduğunu bilen tek kişi benim.I'm the only person who knows where Tom is.
Birbirimizi neredeyse tanımıyoruz.We hardly know each other.
Onların Boston'da sahip olduğu gibi biz de burada neredeyse aynı iklime sahibiz.We have almost the same climate here as they do in Boston.
O kadar çok parayı nereden aldın?Where did you get that much money?
Tom'un nerede çalıştığını bilmiyorsun, değil mi?You don't know where Tom works, do you?
Tom'un evinin nerede olduğunu bilmiyorsunuz, değil mi?You don't know where Tom's home is, do you?
Tom'un nerede çalıştığına dair hiçbir fikrin yok, değil mi?You have no idea where Tom works, do you?
Artık neredeyse hiç burada değilsin.You're hardly ever here anymore.
Tom'un nerede olduğunu bilen insanlardan birisin.You're one of the only people who knows where Tom is.
Sen Tom'un nerede olduğunu bilen tek kişisin.You're the only other person who knows where Tom is.
Bütün gece boyunca neredeyse tek kelime etmedin.You've barely said a word all night.