Tom, neredesin?Tom, where are you?
Onları nerede öldürdün?Where did you kill them?
Onları nereye gömdün?Where did you bury them?
Onları nerede kaybettin?Where did you lose them?
Onları nerede kaybettiniz?Where did you lose them?
Onları nerede eğittin?Where did you train them?
Onlara nerede ödeme yaptın?Where did you pay them?
Onları nerede tedavi ettin?Where did you treat them?
Onları nerede okudun?Where did you read them?
Onları nerede yıkadın?Where did you wash them?
Onları nerede temizledin?Where did you clean them?
Onları nerede giydin?Where did you wear them?
Onları nerede yedin?Where did you eat them?
Onları nerede içtin?Where did you drink them?
Onlara nerede yetiştin?Where did you catch up with them?
Onları nereye attın?Where did you throw them away?
Onları nerede terk ettin?Where did you abandon them?
Onları nerede kestin?Where did you cut them?
Onları nerede yaktın?Where did you burn them?
Onları nerede denedin?Where did you try them on?
Onları nerede tercüme ettin?Where did you translate them?
Onları nerede inşa ettin?Where did you build them?
Onları nereye ektin?Where did you plant them?
Onları nerede unuttun?Where did you forget them?
Onları nerede bitirdin?Where did you finish them?
Hey. Nereye gidiyorsun?Hey. Where are you going?
Nereye gittiğimizi biliyor musun?Do you know where we're going?
Tom ve Mary'nin nerede olduğunu biliyor musun?Do you know where Tom and Mary are?
Polisin Tom'u nereye götürdüğünü biliyor musun?Do you know where the police took Tom?
Tom sana partinin nerede olduğunu söyledi mi?Did Tom tell you where the party is?
Tom sana dün gece nerede olduğunu söyledi mi?Did Tom tell you where he was last night?
Tom Mary'ye bizi nerede karşılaması gerektiğini söyledi mi?Did Tom tell Mary where she was supposed to meet us?
Neredeyse hazır mısın?Are you almost ready?
Tom'un nerede olduğunu biliyorsun, değil mi?You know where Tom is, don't you?
O yara izi nereden?What's that scar from?
Tom'un nerede yaşadığını ben bile bilmiyorum.I don't even know where Tom lives.
Sanırım yangın alarmını nereye kurmamız gerektiğini anladım.I think I've figured out where we need to install the fire alarm.
Neredeyse hiç evde değilim.I'm hardly ever home.
Tom'un nerede olduğunu sana söylemeyeceğim.I'm not going to tell you where Tom is.
Nereye gideceğimden emin değilim.I'm not sure where to go.
Biz neredeyse zamanında oraya varamadık.We almost didn't get there on time.
Aletleri nereye koyacağını muhtemelen Tom'a söylemelisin.You should probably tell Tom where to put the tools.
Tom'un nerede olduğunu biliyorsun.You know where Tom is.
Amerika'ya döndüğümden beri neredeyse üç hafta oldu.It's been almost 3 weeks since I got back to the States.
Neredeyse açlıktan ölüyorduk.We nearly starved.
Neredeyse açlıktan ölüyordum.I nearly starved.
Ne kadar korkunç olaylar meydana geldi? Anne baban nerede? Kocana ne oldu?What horrible events took place? Where are you parents? What happened to your husband?
Mary, seni zavallı çocuk, neredeydin? Sana ne oldu?Mary, you poor child, where have you been? What happened to you?
Tom'un parayı nereye sakladığını çözmeye çalışıyorum.I've been trying to figure out where Tom hid the money.
Nerede durduğunu bilmek istiyorum.I'd like to know where you stand.
Tom'un nerede olduğunu bilmek istiyorum.I'd like to know Tom's whereabouts.
Nereden bir vuvuzela alabilirim?Where can I get a vuvuzela?
Onu nereye koyduğumu hatırlamıyorum.I can't recall where I put it.
Tom hazineyi nereye gömdüğünü hatırlayamıyor.Tom can't remember where he buried the treasure.
Tom belgeleri nereye sakladığını hatırlayamıyor.Tom can't remember where he hid the documents.
Tom güneş gözlüğünü nereye koyduğunu hatırlayamıyor.Tom can't remember where he put his sunglasses.
Bütün gece neredeydin?Where have you been all night?
Nerede saç tıraşı olursun?Where do you get a haircut?
Saçını kestirmek için genellikle nereye gidersin?Where do you usually go to get a haircut?
O neredeyse nehirde boğuluyordu.He almost drowned in the river.