Biz neredeyse biraderler gibiyiz.We're almost like brothers.
Nerede oldu?Where did it happen?
Japonya'da neredeyse her ailenin bir çamaşır makinesi var.In Japan, practically every family has a washing machine.
Ama eski günlerin karları nerede?But where are the snows of olden days?
Bu yolun nereye götürdüğünü düşünüyorsunuz?Where do you think the path leads?
Timsahlar neredeler?Where are the crocodiles?
Aslanlar ve kaplanlar nerede?Where are the lions and tigers?
Tablolar nerede?Where are the paintings?
Tuvaletler nerede?Where are the toilets?
Hepiniz nerelisiniz?Where are you all from?
Bu öğleden sonra nereye gidiyorsun?Where are you going this afternoon?
Kırmızı etlerin nerede?Where are your red meats?
Nereden bir mayo satın alabilirim?Where can I buy a bathing suit?
Şehrin bir haritasını nereden satın alabilirim?Where can I buy a map of the city?
Nerede bir diş fırçası satın alabilirim?Where can I buy a toothbrush?
Bu fotoğrafları nerede yıkayabilirim?Where can I develop these photos?
Nerede para değiştirebilirim?Where can I exchange money?
"Bilim insanları insan kopyalamanın neresinde?" "Henüz yanına bile yaklaşmış değiller.""Are scientists close to cloning a human being?" "Not by a long shot."
Bu pastanın neredeyse hepsini yiyen çocuk çok şişman olmalı.The child who ate almost all this cake must be very fat.
Onlar neredeyse bir aydır malzemeden yoksun.They had been without supplies for almost a month.
Onun yüzünde neredeyse hiç renk yoktu.There was almost no color in his face.
Hayvanat bahçesi nerede?Where's the zoo?
Tamam. Nereye?Fine. Where?
O, neredeyse bütün gün onu görmezden geldi.She ignored him almost all day.
Neredeyse bütün gün onu görmezden geldi.She ignored him pretty much all day.
Bugün yağmur yağıyor. Şemsiyem nerede?It's raining today. Where is my umbrella?
O, neredeyse hiç İngilizce konuşamaz.He can hardly speak any English.
Toplantının nerede olacağı sana söylenildi mi?Have you been told where the meeting will be?
Sana arabanı nereye park edeceğin söylendi mi?Have you been told where to park your car?
Gizlenme yerimizin nerede olduğunu kimseye söyledin mi?Have you told anyone where our hideout is?
Toplantının nerede ve ne zaman olacağını herkese söyledin mi?Have you told everyone when and where the meeting will be?
Toplantının nerede olacağını herkese söyledin mi?Have you told everyone where the meeting will be?
İçeri girmek için nereden bir bilet alabilirsin?Where can you buy a ticket to get in?
Bugün öğle yemeğini nerede yiyorsunuz?Where are you having lunch today?
Tom cesetin nereye gömüldüğünü bildiğini söyledi.Tom said he knew where the body was buried.
Tom patronuna neredeyse hiç şikayet etmez.Tom hardly ever complains to the boss.
Tom bu mağazadan neredeyse bir şey almaz.Tom hardly ever buys anything at this store.
Tom neredeyse hiç yaşına göre davranmıyor.Tom hardly ever acts his age.
Tom ona arabamı nereye park etmem gerektiğini sordu.Tom asked him where I should park my car.
Tom'un anahtarları nereye koyduğu hakkında bir fikrin var mı?Do you have any idea where Tom put the keys?
Tom'un parasının neredeyse hepsi ailesini desteklemeye gidiyor.Almost all of Tom's money goes to supporting his family.
Neredeyse Tom'un bütün arkadaşları ünlüdür.Almost all of Tom's friends are famous.
Tom'un neredeyse bütün özgür zamanı bir golf kursunda harcanıyor.Almost all of Tom's free time is spent on a golf course.
Tom'un eski eşlerinin neredeyse hepsi kendisiyle hâlâ konuşuyor.Almost all of Tom's ex-wives still talk to him.
Tom Mary ile neredeyse hiç konuşmaz.Tom hardly ever talks to Mary.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını tam olarak bilmiyor.Tom doesn't know exactly where Mary lives.
Tom Mary'nin konserine bir bilet almak için nereye gideceğini bilmiyordu.Tom didn't know where to go to buy a ticket for Mary's concert.
Tom Mary'nin yaz tatilini nerede geçirdiğini bilmiyordu.Tom didn't know where Mary spent her summer vacation.
Tom Mary'nin nereli olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where Mary came from.
Tom ve Mary neredeyse bir saat sorunu tartıştılar.Tom and Mary discussed the problem for almost an hour.
Mary neredeyse her gün tırnak rengini değiştirir.Mary changes her nail color almost every day.
Lütfen, en yakın seyahat acentası nerede?Please, where's the closest travel agency?
Tom Mary'ye yardım etmek istiyordu fakat nereden başlayacağını bilmiyordu.Tom wanted to help Mary, but he didn't know where to begin.
Kaza anında, neredeyse otobüsteki yolcuların hepsi uyuyordu.At the time of the accident, almost all of the passengers on the bus were sleeping.
Hafta sonlarını nerede geçiriyorsunuz?Where do you spend your weekends?
Ben senin kız kardeşini arıyorum. O nerede?I'm looking for your sister. Where is she?
Tom bacağını incitti ve neredeyse yürüyemiyor.Tom hurt his leg and can barely walk.
Tom Mary'nin nerede olduğunu kesinlikle biliyor.Tom certainly knows where Mary is.
Tom neredeyse kahvesini döküyordu.Tom almost spilled his coffee.
Tom neredeyse Mary'ye hiç yalan söylemez.Tom almost never lies to Mary.