Oh, bu arada, Nelson, yaşamaya devam edeceksin.Кстати, Нельсон.
Oh, bu arada, Nelson, yaşamaya devam edeceksin.アイダホに場所を移してな
Oh, Nelson, şimdiden sevgili mi oldunuz? sevgilinin adı ne?Oh Nelson, du nennst ihn jetzt schon Partner? Wie heißt Ihr Partner?
Oh, Nelson, şimdiden sevgili mi oldunuz? sevgilinin adı ne?Oh, Nelson, gia' il tuo "boyfriend"? Come si chiama il tuo "boyfriend"?
Oh, Nelson, şimdiden sevgili mi oldunuz? sevgilinin adı ne?Oh, Nelson, już chłopak? Jak ma na imię twój chłopak?
Oh, Nelson, şimdiden sevgili mi oldunuz? sevgilinin adı ne?Oh, Nelson, nu is het al je vriendje? Wat is zijn naam?
Oh, Nelson, şimdiden sevgili mi oldunuz? sevgilinin adı ne?Oh, Nelson, ton mec, déjà? Quel est le nom de votre petit ami ?
Oh, Nelson, şimdiden sevgili mi oldunuz? sevgilinin adı ne?Неужели, Нельсон? Он уже твой парень? Как зовут вашего парня?
Oh, Nelson, şimdiden sevgili mi oldunuz? sevgilinin adı ne?あなたの彼の名前は? イケメントッドよ。
Oh, o Cyril'in, geçen hafta içinde seviştik. Nelson!Мы занимались в ней сексом на прошлой неделе.
Ona bir de isim verelim: Nelson.Dejme mu jméno, třeba Nelson.
Ona bir de isim verelim: Nelson.이름은 넬슨이라고 해두죠.
Ona bir de isim verelim: Nelson.Laten we hem Nelson noemen.
Ona bir de isim verelim: Nelson.Ας του δώσουμε και ένα όνομα: ας τον πούμε Νέλσον.
Ona bir de isim verelim: Nelson.Давайте также дадим ему имя - Нельсон.
Ona bir de isim verelim: Nelson.Назвімо його Нельсон.
Ona bir de isim verelim: Nelson.הבה ניתן לו גם שם: נלסון.
Ona bir de isim verelim: Nelson.دعونا نمنحه اسما : نيلسون.
Ona bir de isim verelim: Nelson.ネルソンはきっと携帯電話は持っているはずです
Pekala, Nelson için bir alkış alalım!Alles klar, Applaus für Nelson!
Pekala, Nelson için bir alkış alalım!Oh bene, un applauso per Nelson!
Pekala, Nelson için bir alkış alalım!Εντάξει, ένα χειροκρότημα για τον Νέλσον!
Pekala, Nelson için bir alkış alalım!Спасибо! Отлично! Ещё раз аплодисменты Нельсону!
Pekala, Nelson için bir alkış alalım!みんな元気ないな
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.Allora, Nelson, perche' non ci racconti un po' di te?
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.So, Nelson, erzähl uns doch mal etwas über dich.
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.Λοιπόν, Νέλσον, πες μας λιγα πράγματα για τον εαυτό σου.
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.Нельсон, расскажи нам немного о себе.
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.あたしは、水瓶座なの
Polislerle konuşmak için çok meşgul, fakat gene de Nelson'ı yemeğe götürecek vakti bulabiliyor öyle mi?E' troppo impegnato per parlare con la Polizia, ed ha il tempo per andare a cena con Nelson?
Polislerle konuşmak için çok meşgul, fakat gene de Nelson'ı yemeğe götürecek vakti bulabiliyor öyle mi?Te druk om met de politie te spreken, maar genoeg tijd om Nelson uit eten te nemen?
Polislerle konuşmak için çok meşgul, fakat gene de Nelson'ı yemeğe götürecek vakti bulabiliyor öyle mi?Trop occupé pour parler à la police mais libre pour aller dîner ?
Polislerle konuşmak için çok meşgul, fakat gene de Nelson'ı yemeğe götürecek vakti bulabiliyor öyle mi?Zbyt zajęty żeby pogadać z policją, ale bierze Nelsona na kolację?
Polislerle konuşmak için çok meşgul, fakat gene de Nelson'ı yemeğe götürecek vakti bulabiliyor öyle mi?Zu beschäftigt, um mit der Polizei zu sprechen, aber sich mit Nelson zum Essen verabreden?
Polislerle konuşmak için çok meşgul, fakat gene de Nelson'ı yemeğe götürecek vakti bulabiliyor öyle mi?Πολύ απασχολημένος για να μηλίσει στους μπάτσους, αλλά ελεύθερος να πάει τον Νέλσον για δείπνο;
Polislerle konuşmak için çok meşgul, fakat gene de Nelson'ı yemeğe götürecek vakti bulabiliyor öyle mi?Это подстава? Я чуть не кончил.
Polislerle konuşmak için çok meşgul, fakat gene de Nelson'ı yemeğe götürecek vakti bulabiliyor öyle mi?おちょくってるの?!
Sevilen bir ünlü mü? Nelson, dürüst olmak gerekirse,ハリウッドだってせいせいするよ
Sevilen bir ünlü mü? Nelson, dürüst olmak gerekirse, Hollywood snsiz de yaşamaya devam edecek.Μια αξιολάτευτη διασημότητα; Νέλσον, ειλικρινά, νομίζω ότι το Χόλιγουντ θα επιβιώσει χωρίς εσένα.
Şimdi, buradaki düşünce savaş boyunca birazcık pervasız Lord Nelson...Acum, cine de aici crede că Lordul Nelson a fost puţin nechibzuit în timpul Bătăliei de la...
Şimdi, buradaki düşünce savaş boyunca birazcık pervasız Lord Nelson...Ahora, ?quién opina que Lord Nelson se descuidó durante la Batalla de...? !
Şimdi, buradaki düşünce savaş boyunca birazcık pervasız Lord Nelson...Bây giờ, những người ở đây nghĩ rằng Chúa Nelson đã được một chút thiếu thận trọng trong trận chiến...
Şimdi, buradaki düşünce savaş boyunca birazcık pervasız Lord Nelson...Sedaj pa, kdo tukaj misli, da je bil Nelson vsaj malo nepremišIjen med bitko za...
Şimdi, buradaki düşünce savaş boyunca birazcık pervasız Lord Nelson...Teï, kdo si myslí, že Lord Nelson byl trošku nezodpovìdný bìhem Bitvy u...
Şimdi, buradaki düşünce savaş boyunca birazcık pervasız Lord Nelson...Wie hier denkt dat Heer Nelson een beetje onvoorzichtig was tijdens de Strijd van..
Şimdi, buradaki düşünce savaş boyunca birazcık pervasız Lord Nelson...Ποιος από εδώ μέσα πιστεύει ότι ο Λόρδος Νέλσον ήταν λίγο απερίσκεπτος στην Μάχη...
Şimdi, en sonunda her şeyi anladın mı Nelson?Du hast es also endlich herausgefunden Nelson?
Şimdi, en sonunda her şeyi anladın mı Nelson?Então, já percebeste tudo, Nelson?
Şimdi, en sonunda her şeyi anladın mı Nelson?Quindi adesso hai capito tutto Nelson?
Şimdi, en sonunda her şeyi anladın mı Nelson?Tu as donc finalement tout compris Nelson?
Şimdi, en sonunda her şeyi anladın mı Nelson?Τα κατάλαβες επιτέλους όλα Νέλσον;
Şimdi, en sonunda her şeyi anladın mı Nelson?Теперь ты всё понял, Нельсон?
Şimdi, en sonunda her şeyi anladın mı Nelson?ええ
Şimdi, Nelson internete de erişebiliyor.Ahora, Nelson también tiene acceso a Internet.
Şimdi, Nelson internete de erişebiliyor.넬슨은 인터넷에도 접속 합니다.
Şimdi, Nelson internete de erişebiliyor.Nelson a aussi accès à Internet.
Şimdi, Nelson internete de erişebiliyor.Nelson are de asemenea acces la Internet.
Şimdi, Nelson internete de erişebiliyor.Nelson ha anche accesso a Internet.
Şimdi, Nelson internete de erişebiliyor.Nelson har også adgang til internettet.
Şimdi, Nelson internete de erişebiliyor.Nelson hat also Zugang zum Internet und er sagt: