nefret ile cümle

nefret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat artık ondan nefret etmektedir, çok kötü ve acımasız biridir.Эвергет же, напротив, был деятелен, жесток и своенравен.
Ahmediye Halifeliği'nin şiarı "Herkesi sev, kimseden nefret etme"dir.Он придумал популярный ахмадийский девиз — Любовь ко всем и ненависть ни к кому.
Her türlü yalandan nefret eder.Непреклонность перед всякой ложью.
Kocasının sarayında kendini hapis hisseder ve sevgisi nefrete dönüşür.В тюрьме Хэл завершает жизнь самоубийством, повесившись в собственной камере.
Ortodoks Bizanslılar, Latinlerden nefret ediyorlardı.Союзники преследовали разные цели, эпирские греки ненавидели латинян.
Nefret yasaları 1990'larda cinsel suçları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir.Результаты, полученные этим методом, подтвердились сексуальными преступлениями в будущем.
Eski karısı ve oğlu ise ondan nefret etmektedir.Его пережили бывшая жена и сын.
Teknedeki diğer yolcuların hepsinin ise Linnet'ten nefret etmek için bir sebebi vardır.Все водители для Марчелло неуловимо связаны с Лино.
Diğer tüm keşişler gibi iconoclast ("Putkırıcı") kişilerden nefret eder.Мадими: Они смертельно ненавидят Князя (оба).
Japon korsanların zorbalığından son derece nefret ediyordu.Успешная борьба с японскими пиратами.
Hiç sevmediği, hatta nefret ettiği kocasıyla aç kalmamak ve sokaklardan kurtulmak için mecburen evlenmiştir.Мужа ещё до свадьбы она ненавидела и ни за что не хотела выходить за него замуж.
Midyenaz'dan nefret eder.Ненавидит Микуни.
Bunun üzerine Tupã, Xandoré’yi, insanlardan nefret eden şeytanı çağırmış.Вы, а потом вы, призывайте всех демонов (обоготворенных покойников или же сельские божества).
Abdullah bin Zübeyr, Alevilerden nefret ederdi.После этого случая Си Джей ненавидит всех ливийцев.
Gerçek ismiyle çağırılmaktan nefret eder.Не любит, когда его называют по имени.
Son sözleri “ İki kez ölmekten nefret ederdim.كانت كلماته الأخيرة هي: «إنني أكره أن أموت مرتين.
Nakarat Ormanın kalbinde okyanusun kıyıları Zayıflık ve nefret olmadan dikkatli kalın!جوقة من شواطئ المحيط إلى قلب الغابة، دعونا نظل متيقظين، دون ضعف ودون الكراهية!
Bu; onların yaşamları boyunca alkolden nefret etmeleri durumunu doğurmuştur.مما خلق لديه شعورا مبكرا بالإمتعاض اتجاه المشروبات الكحولية طيلة حياته..
Bundan nefret ediyorum.أكره ذلك.
Korku ve nefret dolu maceralar.طقوس الخوف والكراهية.
Ey Müslümanlar sakın ha içinizden bu hırsı, bu kini, nefreti ve bu inancı eksik etmeyin.يا أهل الكوفة الزموا طاعتكم وجماعتكم لا ترتابوا في قتل من مرق من الدين وخالف الإمام.
Oyun ayrıca "Aşk ve Nefret" adlı bir sisteme sahip olacak.هناك عرض أصوات أيضاً ويسمي"الانتحاب".
Maximinus soylulardan nefret ederdi ve kendisine karşı plan yapanlara karşı acımasızdı.تصرف كوزيمو طيلة حياته بوحشية ضد أولئك الذين حاولوا معارضة خططه.
Gumball'dan nefret eder.انه يكره ماوكلي .
Hatta babasından o kadar nefret ediyor ki; 3. sezonda mezarını ziyarete gittiğinde işemiştir.حتى أنه تبول على قبر والده في الموسم الثالث.
Kadınlardan nefret eder.حقد امرأة.
Daha sonra nefret etmekte serbesttirler.مما أدة بعد ذلك لإنحيازهم.
Kendinden nefret etmek.كره الذات.
Fakat hiçbir zaman bizden nefret ettiğini ya da sevmediğini düşünmedim.لم أسمعه مرة يقول انه كره شيئاً أبداً أو أنه يرفض شيئاً أبداً.
Komşularımdan nefret ediyorum.أنا أكره جيراني.
Hitler Yahudilerden nefret ediyordu.هتلر كره اليهود.
Madonna-Eva'yı sev ya da nefret et, o tüm gözler için bir mıknatıs." yorumunu yaptı.Amor ou ódio Madonna-Eva, ela é um ímã para todos os olhos."
Banyo yapmaktan nefret eder.Gosta de tomar banho.
Burada olmaktan nefret ediyorum.Eu amo estar aqui.
Phil Miller, geçmişinde ailesini çok seven ve bankadaki görevinden nefret eden sorumsuz sıradan bir adamdır.Phil Miller era apenas um cara normal que amava sua família e odiava seu emprego no banco.
Bundan nefret ediyorum.Eu odeio.
Bu şarkıdan hala nefret ediyorum.Eu odiava aquela maldita canção.
Her şeyden nefret eder.Odeia a tudo e a todos.
Andy öğretmeninden nefret eden, karanlıktan çok korkan bir çocuktur.Andy é um garoto comum, que tem medo da escuridão.
Sizde nefret yok, sevilmeyen kişiler nefret eder ancak.Só odeiam os que não fazem amar, os inumanos."
Son sözleri “ İki kez ölmekten nefret ederdim.Suas últimas palavras foram registradas como: "Eu odiaria morrer duas vezes.
Henry onlardan nefret eder ama Peter annesini ve babasını çok sever.Wendy ama Peter, embora ele a ame como uma mãe.
O yıl, ondan şiddetle nefret eden İmparatoriçe Theodora'nın ölümü ile konumu daha da güçlendirildi.Naquele ano, sua posição foi reforçada ainda mais pela morte da imperatriz Teodora (r.
Bütün çocuklardan nefret eder.E Odeia Crianças.
River en son Doktor'a "Senden nefret ediyorum!" demiştir.A última linha de River ao Doutor é "Eu te odeio", a que o Doutor responde: "Não, você não odeia".
Ama o Dennis'den nefret eder.Ele odeia muito Vincent.
Karakter hayvanlardan nefret eder ve onları hizmetçi olarak ya da mobilya gibi kullanmayı tercih eder.Os animais tratam seres humanos como animais, utilizando-os para o trabalho ou como mascotes de estimação.
Babasından nefret eder.Mas odeia a irmã.
Gangster ve çete işlerinden nefret eder.Odeia motoqueiros e policiais.
Jessamine "Jessie" Lovelace, gölgeavcısı olmak hakkındaki her şeyden nefret eden bir gölgeavcısı.Jessamine "Jessie" Lovelace: Os pais de Jessamine, como Will, foram Caçadores de Sombras que deixaram a Clave.
Bu nefreti karşılıksız değildi.Essa admiração não foi recíproca.
Kendinden nefret etmek.Enganar-se a si mesma.
Ayrıca Dan ile Karen'ın yakınlaştığını anlayınca ikisine de büyük nefret beslemeye başlar.Adam, sem saber que Simon e Hanna estão juntos, começa a nutrir sentimentos por ambos.
Dahası ondan nefret ediyorlardı.Eu o odiava tanto.
Mete kötü biri olandan sonra ona nefret etti.Depois do incidente com o garoto, ele passou a odiar humanos.
Sıra dışı şeyleri sever ya da nefret eder.Ou gostam, ou não gostam.
Bana ayrıca silahlardan nefret etmektedir.Ela despreza armas.
Bundan dolayı İtalya’ya büyük bir nefret duyuluyordu.A tragédia abalou profundamente a Itália.
Bu iki takımın taraftarları birbirlerinden nefret etmektedir.Os 8 Avançados das duas equipes formam uns contra os outros.
Danny'ye aşıktır ama ondan nefret ediyormuş gibi davranır.Admira muito Aya, e diz que quer ser como ele.

İlgili Sayfalar